Yılların eskitemediği çok özel bir isim. Çizgisini hiç bozmadan, her zaman gündemde olan değerli sanatçı Kuşum Aydın, İsmail Gökgez’in sorularını tüm içtenliğiyle yanıtladı.
Tek çocuksunuz. Hiç kardeşiniz olsun ister miydiniz?
Hayır, istemem. Yalnızlık çok hoş. Kardeş paylaşımı denen bir şeyi öğrenmedim. O yüzden tek çocuk şımarıklığıyla büyüdüm. Zaten kalabalık bir sülalem var. Kuzenlerim yeğenlerim… Onlarla görüşüyorum, bu kadarı yeterli.
Geçmişte Garo Mafyan, Zeynep Talu, Seda Akay, Aysel Gürel gibi birçok önemli mihenk taşlarıyla çalıştınız. O canım besteciler gidince şarkıların da ruhu mu gitti? Şimdi neden candan ve kalıcı besteler yok?
Onların yeri doldurulmaz. Bunların yeri dolar mı? Zaten o ruh da kalmadı artık. Şarkıların şekli değişti. Jenerasyon başkalaştı. Beğeniler değişti. Ben şanslı bir döneme denk geldim ki zamanında o isimlerle çalıştım.
“SADECE BENİM DEĞİL KİMSENİN DOSTU YOK”
Şöhret size birçok öncelik getirdi Aydın Bey. Örneğin para, ün, tanınırlık, milyonların sevgisi. Peki arka planda sizden neler götürdü? Hiç gerçek dostunuz var mı?
Dostluk şöhretle alakalı değil. Gerçek dostluk zaten kimsede yok. Sen de var mı? Varsa bile beş elin parmağını geçmez. Yaşın ilerleyince onlar da kalmaz. Bu böyle. Eskiden böyle değilmiş ama… Annemlerin hala dostları var. Çünkü onlar para konuşmadan büyümüş bir nesil. Teknoloji konuşmadan yetişmişler. Biz para konuşuyoruz. Onlar öyle değil ki… Bir çay içip mutlu olmuş ve dostluk yürütmüş insanlar. Bizim hayat algılarımız çok daha farklı.
Arkadaşlıklarınızın, dostluklarınızın samimi olmadığı anlar oldu mu? Ün için şan için size yaklaşan kişiler oldu mu?
Yok, genelde olmadı. Benim merhaba dediklerim zaten hep piyasanın içindendi. Etrafıma ünlülere yapışayım arkadaş olayım diye gelen kişiler olamaz. Öyle insanları hissederim. Hemen uzaklaşırım.
“YAPIP YAPIP, CENAZEME GELMESİNLER KİNCİYİMDİR”
Bir TV programında cenazeme bile gelmesin dediğiniz insanlardan bahsediyorsunuz. Kinci misiniz?
Aslında ben kinci değilim diye bilirdim kendimi ama kinciymişim. Valla gelmesinler. Yapıp yapıp benim ölüme gelmesinler. Bazılarıyla ölüm var hastalık var diye de barışmam. Kesinlikle hayır. Onların sepet koluna herkes yoluna. Demek ki kinciyim.
Hayatın size adil davrandığını düşünüyor musunuz?
Bana kat ve kat iyi davrandı. Her açıdan. Ben hep söylerim. Şans bana sürülmüş resmen. Doğuştan mı ne zaman bilmem ama şanslı olduğumu düşünürüm.
“HİÇ BÜYÜK BİR AŞK YAŞAMADIM”
Aşk hayatınız hep gizli kaldı. Bu sizin bir tavrınız mıydı yoksa özellikle mi gizlediniz?
Hayır. Her şeyimi geride bırakacak bir aşk hayatım olmadı. Büyük bir aşk hiç yaşamadım. Nerede? Pandemiden sonra da aşk diye bir şey kalmadı. Unuttum. Zaten artık istemiyorum. Arkadaşlıklarım zamanında oldu. Sadece işimi gücümü etkileyecek, ortalıkta onu hissettireceğim bir arkadaşlığım olmadı. Zaten ben her şeyi ortalıkta yaşamayı sevmem. Yengeç burcuyum. Gizlilik belki seviyorumdur. Öyle gösteriş çok sevmem.
“AŞKIN İKİ SENEDE SUYU ÇIKIYOR”
Candan bir aşkınız olsaydı herkese tanıtır mıydınız? Biz beraberiz der miydiniz?
Hayır demezdim. Biz beraber öleceğiz diye emin olduğum birisi olsaydı ki çok zor bir şey belki o zaman tanıtırdım. Böyle şeyler mümkün değil. Aşkın iki senede suyu çıkıyor.
“TRİLYONLAR ALSAM DA TV’DE OLMAM”
TV’de yer almamanızın sebebini daha önce teklif gelmedi olarak açıklamıştınız. Hiç duydunuz mu Aydın ekranda olmasın gibi söylentiler? Neden ekranda değilsiniz?
Bana dünyaları da versen bu saatten sonra TV programı yapmam. Çünkü formatlar da değişti. İstediğim gibi olabilecek bir şey yok. Teklif gelse dahi yapmam. Engellenme gibi şeyleri benim dönemimde duymadım.
Estetik denilince akla gelen ilk isimlerden birisiniz. Yüzünüzün alerjik reaksiyonlar göstermesinden dolayı. Şimdiki aklınız olsaydı yine dener miydiniz?
Tabiki denerdim de, nereden bileyim alerjinin beni bulacağını. Ama denerim.
Her tarafını yaptırıp suyla ya da erken uyumayla doğal kaldığını iddia edenlere nasıl bakıyorsunuz?
Bana inandıramaz. Gülüyoruz onlara, eğleniyoruz. Şunu görüyorum yeni nesil kız oyuncular çok güzeller. Bayılıyorum.
“VASİYETİMİ HİÇ DÜŞÜNMEDİM“
Çok değerli isimleri kaybettik. Güllü, Muazzez Abacı gibi. Allah gecinden versin vasiyetiniz var mı? Hiç düşündünüz mü?
Hiç düşünmedim. Valla ben gitmişim ne yaparlarsa yapsınlar. Zaten Fatih Ürek’in üzüntüsünü yaşıyorum. Allah’tan umut kesilmez. Mesela ondan da örnek alabiliriz. Çocuk canıyla uğraşıyor. Miras kimsenin aklına gelmez ki. Derneklere falan bağışlamayı da düşünmedim hiç.
Çok para harcamayı sever misiniz? Pahalı ayakkabılar çantalar havada uçuşur mu?
Beğendiğim her şeye para harcarım. Hiç acımam. Özellikle şuna zaafım var diyebileceğim bir şey yok. Mesela teknolojiye de düşkünüm, güzel kıyafet de severim. Ama diyelim ki “o ne lan” dedirtecek milyon liralık bir ayakkabıyı gidip almam. Onları gençlikte yaptım. Yeter.
“ALMANYA’DAN GELDİKTEN SONRA YURT DIŞINA ÇIKAMADIM”
Kaçarak geldiğiniz Almanya’dan sonra yurt dışında nerelere gittiniz?
Almanya’dan kaçtıktan sonra hiç yurt dışına çıkmadım. Geçenlerde Yunanistan’a gittim. Düşün öyle bir kaçtım ki ordan vizemi bile şimdi yeni aldım. Tahmini 7-8 yıldır hiçbir yere ayak basmadım Türkiye dışında. Konsere dahi gitmedim. Almanya çok farklı bir kültür. Hiç bizim gibi candan değiller.
“BENDEN SONRA PARAMI YİYECEK BİR ÇOCUK İSTERDİM”
Hiç keşke çocuğum olsaydı dediniz mi?
Çok… Ama benim için olmaması daha doğru. Olsaydı da keşke ne bileyim ben isterdim. Çocuğumla hayaller düşünmedim hiç. Sadece benden sonra alsın paramı yesin. Keyifle.
“FATİH ÜREK’LE GENÇKEN YAKINDIK”
Biraz önce de konuştuk Fatih Ürek’le çok yakındınız değil mi?
Gençliğimizde çok yakındık. Sonradan bir sorun olmadı ama koptuk. Onun işleri, benim işlerim. Hayat. Koşturmaca. Mesela bak Selim Akar ne kadar yakınım. Sana yemin ediyorum iki yıl falan oldu, görmüyorum. Görsem de sadece beş dakika. Öyle saatlerce oturmak değil. Zaten artık doğru düzgün kimi görüyorsun ki… Hayat öyle değil. Zaman ayırıp bir araya gelip görüşemiyorsun. Olmuyor.
Sizinle ilgili hiç kötü yoruma denk gelmedim. Neden insanlar sizi bu kadar sahiplendi?
Demek ki düzgün buluyorlar.
“ANNEMLE OLAN HALLERİMİN İZLENECEĞİ AKLIMDAN GEÇMEZDİ”
Anneniz Şelale Hanım’la olan doğal ev hallerinizi ilk nasıl paylaşmaya karar verdiniz?
Benim aklıma gelmedi. Bartu Çağlayan’ın aklına geldi. Anlarımıza şahit oldu ve devam et dediler.
Sonra Gülse Birsel’in de onayı çıktı. O da beğendi. Seyredip eğlendi. Youtube kanalını bile onlar açtı. Bu kadar tutacağı aklımın ucuna bile gelmezdi. Devam et dediler, ben de ediyorum pandemiden beri. Kaç yıl oldu? İşte o kadardır devam ediyor.
“BODRUM’A YERLEŞMEKTEN VAZGEÇTİM”
Zeki Müren gibi Bodrum’a yerleşme hayaliniz vardı bir ara. Programda bahsetmiştiniz daha önce. Gittiniz mi tamamen?
6 ay orda, 6 ay burda. Eskiden bu hayalim vardı. Şimdi vazgeçtim. Karar verdim. Ben şehir hayatını da seviyorum. İstanbul’u da seviyorum. Ama boşken. Kalabalık da olsa İstanbul’dan vazgeçilmiyor. Değişik bir şey. Bağımlılık yapıyor. Biraz orada biraz burada. Amannn.. Keyfim nerde isterse oradayım. Yeter ki imkan olsun.
Metroya falan biniyor musunuz?
Aa tabi. Yani hiç umursamam öyle şeyleri. Katiyen takılmam. Tünel’e gidiyordum mecburen Hacıosman’dan metroya binmiştim. Tanıyorlar ve bundan hiç rahatsızlık duymuyorum.
“PANDEMİDEN SONRA DEĞİŞTİK”
İnsanlar artık günü kurtaran şarkılar mı istiyor?
İnsanlar kolay ezberleyebileceği, hemen kulağında kalacak şarkılara yöneliyorlar. Alengirli hiçbir şeye tahammülü yok. Benim de yok. Mesela ben bir filme konsantre olup baştan sonra izleyemiyorum. Bir diziye konsantre olup baştan sona izleyemiyorum. Tamamen konsantrem sıfır. Bir kitaba oturup, kendimi veremiyorum. Yani pandemide bize ne olduysa havadan mı sudan mı başka şeyerden mi bilmiyorum. Bir şey girdi bize.
Eskiden ünlü olmak daha mı zordu Aydın Bey?
Şimdiki ün, ün değil ki. Bir gün sürüyor. 24 saat ünlüsün. 48 saat sonra unutuluyorsun. Bizim gibi 90’larda meşhur olup 2025’lerde tanınan kaç kuş var? 3 gün önce Lümbüş Lümbüş diyen kadını tanıdık. Bir hafta geçti unuttuk. O meşhurluk geçti. Arkadan başka bir şey geçti. Ona güldük. Ama herkes bizim gibi kalıcı ünlü olamaz. İşte o dönemlerde kalıcı ünlüler çıktı. Şimdi kalıcı ünlü pek yok. Çok az.
“YEĞENLERİM BENİ TANIMIYOR BLOK3’Ü VE SEMİCENK’İ TANIYOR”
Sizce yeni dönemdeki şarkılar insanlara dayatılıyor mu? Yoksa gerçekten mi dinleniyor? Hatta bir ara Spotify verileri gündem olmuştu.
Valla ben hiç Spotify falan bilmem. Bana kimse bir şey dayatmıyor. Ama ben duyuyorum. Ona bakarsan bu listelerde oynanan durumlar bizim zamanımızda da vardı. Gençlerin beğenisi o bence. Benim yeğenlerim beni tanımıyor. Şarkılarımı bilmiyor. Hepsi Semicenk biliyor. Lvc5 biliyor, Blok3 biliyor. Benim bir tane şarkımı biliyor musun? Dinlemedik, dinleriz diyor. Yani? Durumu anladın mı? 10 yaşındalar. Onların algılarına rap uyuyor. Bize bakmıyorlar.
Biraz da dönemin hakkını vericeksin. Onlar trend onlar seviyor kardeşim. Benim şarkılarımı bağıra bağıra söylemiyorlar, onlarınkileri ezbere biliyorlar. Yani biraz da tutulan şeyi alkışlamayı bileceksin.
“ŞİMDİKİ NESLİ ANLAMAK ZOR”
Metroda, kafede, dışarda, evde… Sizce şimdiki gençler ne yapıyor?
Çok değişiğiz. Anlayamıyorum. Onlar mesela bizim kadar çalışkan değiller. Daha kolay yoldan her şeyi yapmaya çalışıyorlar. Fazla çalışmaya da tahammülleri yok. Hani iş konusunda çok seçiciler. Beğenmiyorlar. Yani yeni nesil zor. Bize karşı tavırları da garip. Mesela koskoca 100 milyonluk telefonu satacak sana onunla ilgili bilgi verirken bile umurunda değil. Diyorum ki bu apartman parası. Cevap hiç takmıyor bile. Telefon daha önemli onlar için apartmandansa. Çok farklılar. Tanımak zor.
Daha büyük yeğenlerim de var benim. Diyorum ki bunların kulaklarını çekin. Çek bakayım sıkıysa diyor bana, hemen evi terk ederler diyor. O yüzden anlamak zor onları.
“İZMİR’E YERLEŞMEYİ PLANLIYORUM”
İzmir’de yayınlanacak sohbetimiz. İzmir için neler söyleyebilirsiniz?
Aklımda İzmir’e yerleşme planım var. Bunu da ilk defa burada söylüyorum. Öyle bir şey geliyor kafama. Bu sene karar verdim buna. İzmir’de arkadaşlarım var. Beni gezdirdiler. İstanbul’dan daha bi güzel geldi bana. Onun için kafamda planlar kuruyorum. Ama benim planlarım tam belli olmaz. Çok cesaretli değilim. Eskiden hemen karar verirdim. Zamanla onlar da geçmiş. Bakalım… Düşünceler var.
İzmir halkına ve Mavişehir Dergisi okurlarına selam olsun…





