YUNANİSTAN’DAKİ “KÜLTÜR ELÇİMİZ” OLDU

Mavişehir Dergisi’nin her sayısında makalelerini okuduğunuz gazeteci yazar Uğur Oral, Yunanistan’da yayınlanan ve büyük ilgi gören felsefe kitabı “Anlar ve Düşünceler”i (Στιγμές και Στοχασμοί) Atina’da Yunan okurları için imzaladı. İki ayrı imza gününde Yunanlı okurla buluşan Uğur Oral kitapseverlerle söyleşiler gerçekleştirdi. Oral Atina’da ikinci kitabı için de anlaşma imzaladı. Yılbaşına doğru yeni kitabı tüm kitapçılarda yerini alacak olan Uğur Oral Mavişehir Dergisi’nin sorularını yanıtladı.

Atina’daki imza günlerine Yunan okurun ilgisini nasıl buldunuz?
Açıkçası ilgi oldukça güzel hatta beklediğimin de üzerindeydi. İlk imza günüm 20 Haziran Salı günü The Stanley Hotel, AOOS toplantı salonunda gerçekleşti. İmza günümü Atina Pire Başkonsolosumuz Sayın Oya Yazar da onurlandırdı. Yunanistan’da imza günleri sunum şeklinde gerçekleşiyor yani önce bir moderatör kitabı ve yazarı tanıtıyor. Kitabımın sunumunu iş dünyası koçu, değerli arkadaşım Vicky Klimi üstlendi. “Anlar ve Düşünceler”i davetlilere tanıtan Vicky Klimi aynı zamanda Türk Yunan dostluğunun gelişmesi için yaklaşık 20 yıldır sürdürdüğüm çalışmalar hakkında da bilgi verdi. Yunanlı okurların özellikle etkinliğin soru cevap kısmına katılımı harikaydı. Soruların çok olmasından ötürü sekiz buçukta bitmesi gereken söyleşi akşam saat onda ancak son buldu. Felsefeden Türk-Yunan ilişkilerine, kitabıma ve iki ülke arasındaki dostluğun gelişmesi için yaptığım çalışmalara kadar birçok soru geldi. Başkonsolosumuz Sayın Oya Yazar da bir konuşma yaparak çabalarımın iki ülke arasındaki dostluk ve barış duygularının gelişmesindeki önemine dikkat çekti; bu tarz etkinliklere tanık olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

İmza gününde yaptığınız konuşmada hangi hususlara dikkat çektiniz?
İki yıl önce, hazırladığım bir yazı dizisi kapsamında Yunanistan’ın eski bakanlarından Sayın Dimitris Reppas ile bir röportaj yapmıştım; çok güzel bir cümle kullanmıştı röportajda: “Dostunla komşu olamıyorsan komşunla dost olacaksın.” Sayın Reppas’ın bu yaklaşımına vurgu yaptım. Rahmetli İsmail Cem ve Yorgo Papandreu’nun sergiledikleri dostlukla iki ülke arasındaki ilişkilerde bir çığır açtıklarını ve bugün Yunanistan ve Türkiye arasında çok sıcak dostluk rüzgârlarının estiğini düşündüğümü ifade ettim. İmza günüme gelen tüm Yunan okurların da aynı duyguları ve temennileri paylaştığını görmek beni ayrıca mutlu etti.

İkinci imza gününüz nasıl geçti?
İkinci imza günüm ise 21 Haziran Çarşamba günü Kolokotroni Caddesi’nde bulunan Booze Cooperativa Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Daha ziyade sohbet ağırlıklı bir etkinlikti bu. Mekân çok bilindik ve merkezi olduğundan birçok okur benimle tanışmak için ziyaretime geldi. Yaşlısından gencine birçok okurla buluşup kitaplarını imzaladım ve felsefe üzerine sohbet ettik.

Bu arada yeni bir kitap için de anlaşma yapmışsınız Atina’da…
Evet, doğru, ikinci kitabım için de ön anlaşma yaptım. Muhtemelen yılbaşından önce Yunanistan’daki kitapçıların raflarında yerini alacak. İkinci kitabım için Stafilidis Yayınları ile anlaştım. Görüşmemizde yayınevinin sahibi Dimitris Stafilidis kitabın Yunanistan’da büyük ilgi göreceğine inandığını belirtti.

İkinci kitabınız da yine felsefe üzerine mi olacak?
Hayır, bu seferki kitabımın içeriği çok farklı olacak; bir Türk gazetecinin gözünden Yunanistan’ı ve Yunan Halkı’nı yazacağım. İkinci kitabımda bizzat kendilerini okuyacak Yunanlılar. Bu kitabım da kendi tarzında ilk kez yayınlanmış bir kitap olacak. Yirmi yıldır Türk-Yunan dostluğunun gelişmesi için yürüttüğüm çalışmalar esnasında yaşadıklarımı, Yunan toplumuyla ilgili görüşlerimi, günümüzün Yunanistan’ı hakkındaki öznel gözlemlerimi aktaracağım. 13 kere bulunduğum Yunanistan’da çok güçlü dostluklarım oldu. Yunanistan’da dört defa fotoğraf sergisi açtım, çok sayıda felsefi konferans verdim. Bu ziyaretlerimde Yunanistan’ın birçok önde gelen isimiyle, kanaat önderiyle birebir uzun uzun Yunanistan’ı konuştuk. Gördüklerimi, yaşadıklarımı, dinlediklerimi ve öğrendiklerimi kendi yorumumla kaleme alacağım. Yani bir başka deyişle Yunanlılara Yunanistan’ı, kendi toplumlarını anlatacağım. Yayıncım Dimitris Stafilidis kitabın içeriğini öğrendiğinde çok heyecanlandı, kitabın büyük ses getireceğine inandığını belirtti ve bir an önce basıma hazır hale getirmemi istedi. Atina’dan döner dönmez ikinci kitabım için kollarımı sıvadım. Muhtemelen yılbaşından önce ikinci kitabım da yayınlanmış ve tüm Yunanistan’da okurla buluşmuş olacak.

Kamuoyu sizi Türk-Yunan dostluğunun gelişmesi için yaptığınız çalışmalarla da tanıyor. Bu bağlamda yeni projeleriniz var mı?
Elbette. Bu benim yirmi yıldır uğrunda kişisel olarak emek verdiğim bir ideal. Tüm gün sürecek bir dizi etkinlik ile iki ülke arasındaki kültürel yakınlaşmayı pekiştirmeyi amaçlayan, şimdiye kadar denenmemiş bir projeyi hayata geçirmeye hazırlanıyorum. Yunanlı dostlarımla paylaştığımda büyük ilgi gösterdiler. Atina’dan bir grup entelektüel bu etkinliklere katılmak üzere İzmir’e gelecek. İki ülkenin kültürel anlamda ortaya koyacağı sinerjinin dostluk ve barış adına çok önemli mesajlar vereceği kanaatindeyim. Gelecek yıl söz konusu projeyi hayata geçirmek için düğmeye basacağım. Bu etkinliği geleneksel hale getirip, her yıl yenilemek gibi bir niyetim var. Her şey netleşince de elbette kamuoyuyla paylaşacağım. Bu bağlamda, etkinliğe ev sahipliği yapmak ya da destek vermek isteyen kurum ve kuruluşlarla da görüşmeye hazırım. Türk-Yunan ilişkilerinde İzmir tarihi ve stratejik bir öneme sahiptir. Türk-Yunan dostluğunun gelişmesi noktasında da İzmir’in öncü rolünü üstlenmesi gerekir. Ben bu bağlamda bir kartopu yuvarlayacağım. Bu kartopunun bir çığ haline dönüşüp Ege’nin iki yakasına barış ve kardeşlik taşıması en büyük dileğim.”

Mavişehir ve İzmir'in en sevilen genel kültür, magazin ve güncel hayat dergisi.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir