Peki biraz aşktan bahsetsek… Size göre aşkın tarifi nasıl?
İnsanın tek ihtiyacı sadece sevmektir. Hep çok severek dinlediğim Neşet Ertaş’ın bir sözü var. Benim de kulağıma küpedir. ‘Ne zaman ki aşk biter, o zaman yorulur insan’ der. Saf sevgi ve tutkuyla bağlandığım her şey aşk, aşklarım da kökten birbirine, hepsi de birleşince bana bağlı. Aşk benim bütün duyularımı provake eden, dünyamı güzelleştiren ve çoğaltan, akışta olmaya teslim olduğum ve bunu korkusuzca yaptığım bir yolda olma hali.
Tek kelime ile cevaplar istiyoruz;
Aşk: Nefes
Para: Seviyoruz
Şöhret: Doğal sonuç
İzmir: Anne
Son olarak İzmir ve İzmirliler hakkındaki düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?
Bir İzmirli olarak ne zaman buraya gelsem, havaalanına vardığım andan itibaren aklımdaki playlist değişiyor.İçimde başka türlü, hafif, içinde salınabileceğim şarkılar çalmaya başlıyor. Palmiyesi, denizi, lezzeti, güleryüzü ve şehirdeki her şeye sirayet etmiş olan ‘her şey yolunda, keyfine bak’ hissi bana çok iyi geliyor. İzmir’de zaman başka türlü akıyor. Hayat ritmim değişiyor. İstanbul’da saatinden 1 dk sonra vapura binmeniz imkansızdır. Geç kalır, vapuru kaçırırsınız. İzmir’in zamanı esnektir, isteseniz de geç kalamazsınız zaten. Ya herkes sizinle birlikte geç kalır ya da zaten sizi beklerken bunun tadını çıkardığını bilirsiniz ya da zaten vapur geç kalkmıştır 🙂 Bu duygu beni çok özgürleştiriyor. Ayrıca Türkiye’nin başka neresinde görürsem göreyim ritmini gözlemleyerek bir İzmirliyi tanıyorum. İbni Hadun’un bir lafı var: ‘Coğrafya kaderdir’ der. Kökümde, nefesimde izi olan bu şehirde doğduğum için çok şanslı hissediyorum kendimi. Her adımında anımın olduğu, bana kendimi hatırlatan, yumuşatan, seven, kucak açan, son derece keyif odaklı muhteşem bir yuva benim için. İzmir benim için ‘anne’.
Selin Hanım güler yüzünüz ve samimi cevaplarınız için çok teşekkür ederiz.
Ben de size ve Mavişehir Dergisi ekibine bu sıcak sohbet için çok teşekkür ederim.
Röportaj: Duygu Attila







