BURUN ESTETİĞİ KORKULACAK BİR AMELİYAT MIDIR?

Burun estetiği hakkında merak edilenleri Mavişehir Dergisi okurları için Op. Dr. Yücel Birinci’ye sorduk.

Her ameliyat kendi içinde zorluklar ve riskler barındırıyor. Hangimizin ameliyat denince korkuları yok ki? Çoğu cerrah bile kendisi için bir ameliyat gündeme gelince endişe duyar, çekinir. Çünkü hepimiz insanız ve korku bir dereceye kadar normal bir insan hissiyatı. Tabii ki bu korkuların ana kaynağı insanların çevreden duydukları ve bizzat gördükleri… Türkiye’de burun estetiği en sık yapılan ameliyatlar arasında yerini alıyor. Bu kadar sık yapılan bir ameliyatın da yapan kişiye bağlı olarak iyi veya kötü sonuçları olabiliyor. Çünkü burun estetiği sonucu tamamen hekime bağlı olan cerrahi bir işlem. Başarılı, deneyimli ellerde harika sonuçlarla kişinin hayatı çok olumlu değişebildiği gibi kötü bir sonuçta ikinci veya üçüncü ameliyatlarla zorlu bir süreç hastayı bekleyebiliyor.

En önemli kısım; hekim ve hastane seçimi. Günümüz şartlarında artık burun estetiği iyileşme süresi bir hafta ile sınırlı olan şişlik, morluk ve ağrının nerdeyse hiç olmadığı bir ameliyat. Tabii ameliyatı yapan cerrahi ekibe bağlı olarak değişen bir durum bu. Uygun cerrahi diseksiyon ve uygun cerrahi aletlerin kullanımı ile ameliyat sonrası son derece konforlu olabiliyor. Hastanede kalmak gerekli olmuyor. Ameliyat sonrası 3. gün alınan son teknoloji ürünü yumuşak silikon delikli tamponlar hem nefes almayı kolaylaştırıyor hem de yeme içme esnasındaki zorluğu ortadan kaldırıyor.

Günümüzde artık anestezi yöntemleri de değişti. TIVA yöntemi ile ameliyat esnasında kanama yok denecek kadar az ve ameliyat sonrası bulantı kusma pek izlenmiyor. Ameliyat sonrası ilk 4 saatlik bakım çok önemli. Ameliyat bitimi itibari ile daha hasta uyanmadan ameliyathanede başlayan ve serviste, yatakta devam eden yüze soğuk uygulaması, ağrı kontrolü ve morluklar açısından en önemli aşama. Bu periyotta hastane çalışanlarının deneyimi çok önemli. Tüm koşullar uygun bir şekilde sağlanırsa hastalar 4 saatlik bir gözlem süresi sonrası rahatlıkla evlerine taburcu edilebiliyorlar veya isteyen hastalar 1 gece de hastanede kalabiliyorlar.

Türkiye şu an cerrahi teknik gelişimi ve bilimsellik açısından dünyada önde gelen rinoplasti merkezlerinden. Her ay düzenlenen bir çok bilimsel toplantı, deneyim ve bilgi paylaşımı sayesinde cerrahi tekniğe bağlı gelişebilecek komplikasyonları minimale indiriyor. Ameliyat sonrası burun düşmesi, burunda eğrilme, çökme, nefes alamama gibi sonuçlar bu ameliyatın doğal seyri değildir. Uygun teknikle yapılan bir ameliyat sonrası burun nefes açısından daha rahat ve eskisinden daha dayanıklı ve sağlam olacaktır ve yaşla birlikte görülen burun ucundaki düşme, ameliyatlı bir burunda ameliyatsız bir burna göre daha az olacaktır.

Ameliyat sonrası hekime ulaşabilme konusunda da artık hastalar çok daha rahat. Her türlü sıkıntılarında hekimini yanında bulabiliyor veya danışabiliyor. Çünkü hekimlerde artık zevk aldıkları cerrahilerde uzmanlaşma yoluna gittiler ve burun estetiği de bu ameliyatlardan bir tanesi. Bu işle profesyonelce uğraşan hekimler, hastalarına gerçekten bir telefon uzaklığında.

Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır, kişileri tanı ve tedaviye yönlendirme amacı taşımaz. Tüm sağlık sorularınız için mutlaka bir uzman hekime danışınız.

Op. Dr. Yücel Birinci
KBB Uzmanı

 

Mavişehir ve İzmir'in en sevilen genel kültür, magazin ve güncel hayat dergisi.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir