ÜNLÜ ŞEF GABRIELE SPONZA

Televizyon programlarından herkesin severek takip ettiği ünlü şef Gabriele Sponza ile kendi evinde, lezzetli ikramları eşliğinde çok samimi bir röportaj gerçekleştirdik.

Kısaca kendinden bahseder misin? Nerede doğdun? Bu mesleği seçmeye nasıl karar verdin?
18 Nisan 1982 İzmir doğumluyum. Sponza ailesinin bir ferdiyim, İzmir levanteniyim. İtalyan bir aileden geliyorum. Ailemin mesleği kuyumcu kökenli, babadan oğla geçme meslek ama ben aşçılığı seçtim. Üniversiteyi 2001-2003 yılları arasında Amerika’da okudum. Üniversitedeyken sektörün içine girmiştim, sabahları okula gidip öğleden sonra da restoranlara çalışmaya gidiyordum. Bir süre orada pizzacıda çalıştım. Bir sürede Boston’da çalıştım. Okulum bittikten sonra Türkiye’ye döndüm bir hafta kalıp Marsilya’ya gittim. Marsilya’nın güneyinde Michelin yıldızlı restoranlarda çalışmaya başladım.

Türkiye’ye tekrar döndükten sonra bir süre şeflik yaptım ve sonrasında televizyon maceram başladı. 24Kitchen kanalında “yemek aşkına” isimli kendi programımı yapmaya başladım. Türkiye’de görüntü ve içerik açısından bir ilk sayılabilirdi. Benden önce yemek programı yapan şeflerimiz tabii ki vardı ama görüntü açısından bir ilk olduğunu düşünebileceğimiz bir işti.

O proje bittikten sonra Fox TV’de Nilgün Belgün ile “dostlarla yemek aşkına” isimli bir program yaptık. Canlı yayındı programımız. 6 ay kadar sürdü. Nilgün Hanım’la çalışmak çok keyifliydi. En son ise TV8’de “lezzet düşkünleri” isimli programda yer aldım.

Seni mutfak tarafı mı yoksa televizyon tarafı mı daha çok heyecanlandırıyor?
Bu soruyu beş sene önce sormuş olsan mutfak tarafı derdim ama şuan televizyon tarafı da gayet heyecanlandırıyor. Aslında bir sunucu değilim, sunuculuk eğitimi de almadım tamamen yaptığım yemeklerle oradayım. Yemek yapmak hayatımın bir parçası. Keşfedilen şeyler şuanda çok hoşuma gitmeye başladı çünkü farklı insanlarla ve yemek yapmaya daha farklı bakan karakterlerle tanışabiliyorum.
O yüzden medya ilgimi çekmeye başladı.

Bununla ilgili bir projen var mı?
Çok yakın zamanda youtube kanalımı ve sayfamı aktif halde kullanmak istiyorum. Şuanda virüs salgını sebebiyle evlere kapanmış durumdayız. Evimin bahçesi ve mutfağı bu proje için son derece uygun. Çok yakın zamanda youtube kanalımı hayata geçireceğim.

Youtube projende ne gibi planların var? Konsepti nasıl olacak?
Lezzete küsmüş kişileri kanalın karşısına alıp, onlara aslında raflarda bulunan ve hayatımızı kolaylaştıran ama hazır ürün diye dışladığımız birçok ürünle restoran kalitesinde neler yapılabileceğini anlatmak istiyorum. Ve bu kanaldan sonra artık lezzete küsmeyecekler 🙂
Youtube kanalı için anlaştığın markalar var mı?
Proje çok yeni olduğu için henüz bir anlaşma yapmadık ama birçok iyi marka ile görüşmelerim olumlu yönde devam ediyor. Bu markaları sadece mutfak ürünleri olarak düşünmeyelim. Şimdilik biraz gizli tutabiliriz tabii 🙂

Eğitmenlik yönünden de biraz bahsedelim.
Türkiye’de restoran serüvenime ara verdiğim bir dönem vardı o süre zarfında bu konuda çok büyük bir açık olduğunu fark ettim çünkü sektörün içerisinde çalışırken denk geldiğim bazı meslektaşlarım bu okullardan mezun olduklarını söylediler ve ben de onların ne kadar yetersiz olduğunu gözlemledim. Bu konuda bir şey yapmam gerektiğini düşündüm. Eğitmenlik serüvenim de böylece başlamış oldu. Bu konuda İstanbul Mutfak Sanatları Akademisi’nin rolü büyüktür çünkü bana ilk eğitmenliğimi yapabilmem için kapılarını açan kurumdur. Onlarla birlikte çok uzun yıllar eğitmenlik yaparak çalıştım. Sonra oradan üniversitelere eğitmen olarak geçtim. Gerek müfredat yazmak olsun, gerek mutfakların tasarımları olsun, gerek öğrenci yetiştirmek gibi alanlarda eğitmenlik yaptım. Sonra eğitmenliğe de ara verdim çünkü o dönemde bu meslek o kadar tercih edilen bir bölüm haline geldi ki herkes sadece bir şey okumak için babasının parasıyla bu bölümü seçti ve ben de o kafada olan bir öğrenci kitlesiyle daha fazla ilgilenmek istemedim. Yeteri kadar da öğrenci yetiştirdiğimi düşünüyorum, şuanda Türkiye’nin mutfak anlamında iyi konumlarında bulunan öğrencilerim var.
Şimdi de internet üzerinden takipçilerimi eğitmek istiyorum. Ama bunu tabiiki sert bir okul ortamında değil, ya da hep alıştığımız mutfak ortamında değil kendi ortamımda sunacağım. Keyifli olacağını düşünüyorum. Güzel bir eğitmenlik serüvenine devam edeceğim.

Aşçılık bölümünde okuyan öğrenciler senin youtube kanalından bir şeyler öğrenebilecekler mi?
Yemek yapmaya gönül vermiş olan herkesin yani ister profesyonel anlamda okuyan ister icra eden isterse evinde ailesi ve kendisi için icra eden her kim olursa olsun bu kanaldan keyif alacağını ve mutlaka güzel bir şeyler öğreneceklerini düşünüyorum. Çünkü aslında kanalımın amacı benim profesyonel hayatımda edindiğim bilgi ve tecrübeyi kendi günlük hayatımda nasıl uyguluyorsam bunu takipçilerime aktarabilmek. Ayrıca daha sonra izleyicilerin de isteklerini toplayarak kanalın içinde ayrı bir eğitim programı oluşturmayı düşünüyorum. Bu işin okulunu okuyan öğrencilerin kaynak bulamadıklarını biliyorum. Onları tatmin edecek bazı küçük küçük projelerim olacak.

Kendinde en değer verdiğin özelliğin ne?
İletişim kurabilmek.

Peki kendinde en sevmediğin özelliğin ne?
Çok inatçıyım 🙂

Üstüne düşersem çok ileri gidebilirim, burada parlayabilirim dediğin noktalar var mı?
Kendi bıçaklarımı dövmeye başlasam ve çelik dövmeciliği yapsam ilerleyebileceğime inanıyorum. Kanalımda bir bıçağa nasıl bakılır, şef bıçağı nasıl seçilir gibi tüyolar da paylaşacağım.

Bu keyifli röportaj için, bizi evinde ağırlayıp harika hamburgerler ikram ettiğin için çok teşekkür ediyoruz.
Ben de sizlere çok teşekkür ediyorum beni sayfalarınızda konuk ettiğiniz için. Mavişehir Dergisi okurlarına da sevgi ve saygılarımı iletiyorum. Daha sonraki sayılarınızda tariflerimle okurlarınızla buluşmaya devam etmekten mutluluk duyarım.
RÖPORTAJ ve FOTOĞRAFLAR; ARAS ATTİLA

Mavişehir ve İzmir'in en sevilen genel kültür, magazin ve güncel hayat dergisi.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir