RAGGA OKTAY İLE ÖZEL RÖPORTAJ

RAGGA OKTAY YENİ ŞARKISI ‘TURBO GAZ’ İLE ENERJİ YÜKSELTİYOR

90’lı yıllarda hayatımıza giren, sempatik tavırlarıyla gönüllerde taht kuran ve Ragga müzik tarzını bizlere benimseten başarılı sanatçı Ragga Oktay “Turbo Gaz” isimli yeni şarkısıyla müzik listelerine hızlı bir giriş yaptı. Kendisiyle yeni şarkısı hakkında keyifli bir söyleşi yaptık.
Röportaj: Duygu Attila 

Oktay Bey, Turbo Gaz isimli yeni şarkınızın detaylarını sizden dinlemek istiyoruz.
Turbo Gaz isimli şarkımızı çok kalabalık bir ekiple birlikte yaptık. Şirketimiz Avrupa Müzik. Söz ve müziği bana ait. Aranjesini Yaşar Kılıç ile birlikte yaptık. Klibimizi Mustafa Özen çekti. Bütün ekibimiz inanılmaz bir özveriyle çalıştı.

Turbo Gaz’ı seçmemin sebebi, beş sene önce ‘yeniden’ isimli çok enerjik bir şarkı çıkarmıştım. Aslında şarkıyı ilk çıkardığımda pek ümidim yoktu çünkü zamanın önünde bir parça olduğunu düşünüyordum ama yine de içinde bizim insanlarımızı yakalayacak bir şeyler vardı. Neyse ki kısmet 2020 yılınaymış, şarkım inanılmaz bir ivme aldı. Harika geri dönüşler alıyoruz. O şarkının sayesinde yaza uygun enerjik bir şarkı çıkarmak istedim. Sırada bekleyen çok fazla şarkım var ama Turbo Gaz’a bu sebeple öncelik vermek istedim. Pandemi sürecinde insanlar ekonomik kriz ve moralsizlik yüzünden hem müzikten hem eğlenceden doğal olarak uzaklaştılar. Ben de duygusal bir şarkı çıkarmak yerine eğlenceli bir şarkıyı tercih ettim. İnşallah Turbo Gaz bu yaz herkese çok güzel enerjiler katacak.

Turbo Gaz geçtiğimiz günlerde müzikseverlerin beğenisine sunuldu. Nasıl tepkiler alıyorsunuz?
Geri dönüşler gerçekten çok güzel. İzlenme ve dinlenmeleri de güzel. Ragga Oktay’ın her şarkısında olduğu gibi bu yeni şarkımda da biraz sabırlı olmam gerektiğini biliyorum. Çünkü parçalarıma alışılması biraz zaman alabiliyor ama sonrasında hepsi benimseniyor ve yıllarca dinleniyor. Şimlilik aldığımız tepkilerden çok memnunuz. Yazın ortalarında daha güzel yerlere gelecek diye ümit ediyorum.

Her şeyin dijitale döndüğü bu dönemin, sizin müziğiniz üzerindeki etkileri nasıl oluyor?
Dijital mecraların inanılmaz yükselişte olduğu ve albümlerin, CD’lerin tarihe karışmak üzere olduğu bir dönemdeyiz. Bu durumun iyi yanları da var kötü yanları da var. İyi olanlarla başlamak istiyorum; dijital mecrada istediğiniz anda müzik yapabiliyorsunuz, tek başınıza bile insanlara sunabiliyorsunuz. Bu anlamda çok büyük kolaylıklar oluştu.

Negatif olan yanları da; eskiden bir süzgeç vardı ve bu süzgeç iyi sesleri seçiyordu, yetenekli insanları seçiyordu. Dolayısıyla insanlara genelde en iyilerin iyisi sunuluyordu. Artık tabii bu durum değişti ve herkes müzik yapabiliyor. Hatta artık şarkı dinleme şekli de değişti mesela sadece komik video çekmek için o videoya uygun şarkılar yapılır oldu. Dijital mecralar sayesinde müzik anlayışı da değişti. TikTok’luk Instagram’lık müzikler yapılır oldu. Bunların içlerinde kaliteleri çok düşük olanlar da var ama iyi olanlar da var elbette. Artık rekabet daha da büyüdü, daha iyi olmak gerekiyor. Ve tabii ki eski sanatçıların da buna biraz uyum sağlayabilmesi gerekiyor.

Dijitalleşmenin bana göre bir diğer olumsuz yönü de; eskiden insanlar harçlığını biriktirip, bir emek verip sevdikleri sanatçının albümünü satın alıyorlardı. Şimdi bir bakıyorsunuz bir klip on milyon kez izlenmiş ama ne şekilde izlenmiş, sevilerek mi yoksa nefret edilerek mi izlenmiş ya da sadece o kişi fenomen olduğu için yalnızca meraktan mı klibe tıklanmış bunu bilemiyoruz. Bunun yanı sıra sahte izlenme oranları da olabiliyor biliyorsunuz. Eskinin en güzel yanı, birisi albümünüzü aldığında gerçekten sizi sevdiği için aldığını biliyordunuz. Şu an bir şarkının beğenildiğini ancak geniş çapta kitleler tarafından tutulduğunda anlayabiliyorsunuz.

Yüksek ritimli şarkılardaki başarınız gibi slow şarkılarınız da çok beğeniliyor. Yakın gelecekte yine slow bir şarkıyla hayranlarınızın karşısına çıkmayı düşünüyor musunuz?
Evet slow parçalarım da var. Örneğin Yıldız Tilbe ile birlikte yaptığımız ‘Gitme kal’ isimli şarkı çok sevildi. 90’lı yıllarda da slow şarkılarım vardı ama o zamanlar insanlar beni yeni tanıdığı için hızlı söyleme şeklim dikkat çekmişti. Aslında benim tarzım birçok tarzı kapsıyor. Slow şarkılarımda bile bir şekilde içinde pozitifliği barındırmak istiyorum. Sırada bekleyen slow şarkılarım var, inşallah yazdan sonra üç şarkılık mini bir albüm yapmak istiyorum.

Keyifli söyleşi için çok teşekkür ederiz.
Ben de sizlere çok teşekkür ediyorum. Tüm İzmir’e ve Mavişehir Dergisi okurlarına sevgi ve selamlarımı iletiyorum.

Mavişehir ve İzmir'in en sevilen genel kültür, magazin ve güncel hayat dergisi.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir