Bilge Su ile özel röportaj

İlk single’ı “Yaralı” ile profesyonel müzik yaşamına başlayan Bilge Su, bu çalışmasına dair ayrıntıları Mavişehir Dergisi’ne anlattı. Güzelliğin alışılagelmiş tanımını yıkmaya gelen Bilge Su, dayatmalara boyun eğmeyerek tüm kadınlara ilham olmaya, yaraları sarmaya geliyor…

Bilge Su ilk single’ın “Yaralı” hayırlı olsun. İlk olarak seni tanıyalım? Kimdir Bilge Su? Nereden geliyor bu müzik tutkusu, yeteneği?
Çok teşekkürler. 5 Mayıs 1997 Bursa doğumluyum. Üniversiteyi kazanana kadar Bursa’da ailemle birlikte yaşadım. Şu an Bilgi Üniversitesi Siyaset Bilimi öğrencisiyim. Çocukluğumdan beri her anımı, her duygu durumumu müzikle birlikte yaşıyorum. Ortaokulda ilk defa sahneye çıktım ve öğrenim hayatım boyunca sahnelere çıkmaya devam ettim. Küçük yaşlardan itibaren piyano ve şan eğitimi aldım. Yeteneğimi geliştirmek için elimden gelen çabayı harcamaya devam ediyorum. Yeteneğimin nereden geldiğine gelirsek, başta annem ve babam olmak üzere ailemden geldiğine inanıyorum. Ailemde genel olarak iyi sesler ve iyi kulaklar var çünkü.

Bir radyo programında Süheyla Yengi için hayatımın şansı demişsin. Kendisiyle çalışmaya ne zaman başladın? Yollar nasıl kesişti? Neden kendisi hayatının şansı?
Süheyla Yengi ile çalışmaya 2018’in Mart ayında başladık. Uzun zamandır onun sosyal medya hesabını takip ediyordum ve şansımı denemem gerektiğini düşünüp ona sosyal medya üzerinden mesaj gönderdim. Sonrasında bir araya geldik ve ben ondan 1 sene eğitim aldım. Kendisi benim için çok büyük bir şans çünkü o olmasaydı hayatıma çok büyük değerler katan Süheyl Atay, Suat Kavukluoğlu ve Oğuz Çetiner ile yani “Yaralı” ile tanışamayacaktım. Elbette verdiği eğitim ve hayat dersleri olmasa bu yola çıkacak özgüveni kendimde bulamayabilirdim.

‘Tamam artık bir single çıkarmalıyım” fikri nasıl ve ne zaman oluştu?
Aslında liseden itibaren aklımda olan bir istek ve hayaldi. Biraz eğitim ve biraz da bu iş için gerekli becerileri anlamaya başlayınca yapmak istediğim işin müzisyenlik olduğuna iyice emin oldum. Böylece doğru zaman, doğru şarkı ve doğru ekiple hayallerime doğru harekete geçtim.

Suat Kavukluoğlu ve Oğuz Çetinler çalışması ‘Yaralı’. Bu ikili nasıl bir araya geldi peki?
Zaten müzik sektörünün içinde olan iki isim ve öncesinden tanışıklıkları bulunuyor. Daha sonrasında Oğuz Çetiner’in ilk ismini de kullanıp Aliouz olarak çıkarttığı İngilizce single yayınlanıyor. Bunun üstüne Suat Kavukluoğlu, Oğuz Çetiner’i arayıp söz yazdığından bahsediyor. Stüdyoda buluşup ilk şarkıları olan “Nereye” ve “Yaralı”yı yapıyorlar. Yaralı benim sesimle birleşip hepimizin ilk işi olma özelliğini taşıyor.

Neden “Yaralı” peki? Bu şarkı ile çıkış yapmanın özel bir sebebi
var mı?

Ben her şeyin insanlarda bıraktığı ilk ize çok önem veren biriyim. Yaralıyı ilk dinlediğimde umutsuzluğa düşmesi gereken bir hikâyede bile umut bulan ve bu umuda tutunan birini gördüm. Ben bu şarkıyı “kötü şeyler olsa bile aşk, sevgi veya emek bunlardan birine sahipseniz veya eskiden sahip olduysanız kurtarılacak bir şey her zaman vardır” demek için söyledim ve seçtim. Herkes birilerinden yaralı ve herkes kızgın bile olsa içten içe ikinci şansını arıyor, bekliyor. Aslında yaralı, yarası olan herkesi buluşturması ve iyileştirmesi için söylenmiş bir şarkı. Umarım ben dâhil olmak üzere hepimiz iyileşir ve umut etmekten hiç vazgeçmeyiz.

Klip sürecinden bahsedersek, ilk kez kamera karşısına geçmek nasıl bir tecrübeydi?
Çok heyecanlı ve bir o kadar gergindi. Klibimizin yönetmenliğini Meltem Şentürk yaptı. Çekimler 8 saat kadar sürdü ve gece Karaköy’de çekildi. İlk klip olduğu için heyecanımız ve telaşımız büyüktü. Benim için unutulmayacak bir tecrübe oldu diyebilirim.

Seninle ilgili Adele benzetmesi yapılıyor. Bu yakıştırmadan mutlu musun?
Adele benim kahramanlarımdan biri. Dünyaya başka bir tarzın, duruşun olduğunu gösterdiğine inanıyorum ve onun gibi güçlü sesi olan birine benzetilmekten de büyük bir mutluluk duyuyorum. Ayrıca aynı gün doğmuş olmamız da güzel bir rastlantı.

Kadın müzisyenlerin fit olması gerektiği gibi bir algı var hatta bir dayatma var. Dünya arenasında bu dayatmaya karşı duran bir çok isim var artık. Ülkemizdeki bu durumu değerlendirirsen neler söylersin?
Günümüzde hakikatten daha çok gerçek ötesi bir algı yaratma girişimleri ön plana çıkarılmaya çalışılıyor. Oysa önemli olan gerçeğin kendisidir. Müzik insanlarının gerçekliği de sesleri, yorumları ve şarkıları olmalıdır. Ben manken değilim, nitekim büyük beden mankenler de artık gündemde. Bu yüzden bir müzik insanı olarak bedenimle ilgili tek kaygım sağlıkla ilgili olabilir. Sağlıklı olduğum sürece bu konuda hiçbir dayatmaya boyun eğmem. Dünyada artık yeni bir anlayış var. Türkiye’nin de bu anlayışı yakalaması gerek. Kadınları tek tip bir güzellik kalıbına sokmaya çalışmaktan vazgeçilmeli, diye düşünüyorum. Biz kadınlar her halimizle, her formumuzla güzeliz! Hayatımız ve bedenimizle ilgili kararları; dayatmalar ve algı yönetimleriyle değil, kendi özgür irademizle vermemiz gerektiğini düşünüyorum.

Yeni şarkı çalışmaları başladı mı? Bize bir kaç tüyo verebilir misin?
Evet, yavaş yavaş ikinci şarkımız için çalışmalara başladık. Ben her müzisyenin duygusal olarak geçtiği süreçlere uygun şarkılar çıkardıklarını düşünüyorum. Bu yüzden müzik kariyerim boyunca hissetmediğim duyguları anlatan şarkılardan kaçınacağım. Çünkü müzik bir dert anlatma aracı. Ben de bu sefer derdim neyse onu anlatacağım bir şarkı seçtim. Bu sefer biraz daha farklı bir ben göreceğinizi düşünüyorum.

Son olarak senden nasıl
haberdar olabiliriz?

Sosyal medya hesaplarımı aktif kullanıyorum. Bana instagram ve twitter’da @bilgesumusic olarak ulaşabilir ve bütün duyurularımızı
o adreslerden takip edebilirsiniz…

Mavişehir ve İzmir'in en sevilen genel kültür, magazin ve güncel hayat dergisi.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir