OTİZM’E FARKINDALIK YARATMAK ADINA

02 Nisan günü Otizm için yürüyüş yapıldı. Otizm’e Farkındalık yaratmak adına Otizm’li çocuklara sahip aileler, yakınları, konuya duyarlı birçok kişi maviler giyerek Alsancak Gündoğdu meydanından Konak Saat Kulesine yürüdü. “Otizm’in farkındayız” diyenlerle birlikte yürüyen aileler seslerini duyurmaya, dertlerine ortak çareler aramaya çalıştı.

Otizm hakkında bilgi sahibi olmayanların sesini duyar gibiyim “otizm ne demek”diye…

Bu sorunuza şöyle yanıt verebilirim; ancak daha geniş bilgiye, dergimizde yer alan Kutay Ürkmen’nin köşe yazısından ulaşabilirsiniz. Otizm; yaşamın ilk üç yılı içinde ortaya çıkan ve yaşam boyu devam eden, sosyal etkileşim, sözel ve sözel olmayan iletişimde problemler, tekrarlayıcı davranış ve kısıtlı ilgi alanları ile kendini gösteren, karmaşık gelişimsel bir bozukluktur.

Otizmle tanışan birçok ailenin ortak derdi ise; kendileri güçten düştüğünde çocuklarıyla kimin ilgileneceği konusu… Ailelerin en büyük korkusu ne yazık ki bu.

Bir anne tanımıştım; oğlu otistik idi. Otizm bireylere göre farklılık gösteren bir olgu. Kimi çocuk hiç denecek kadar az konuşurken zekası çok gelişme gösterebiliyor. Oğlu uzun süre annesini kabullenmemiş, öfkeli, biraz da saldırgan… Öyle çok zorluk çekmiş ki; o anlattıkça “Otizmle ilgili çocuklar ve aileleri için bir katkı sağlayabilir miyiz, nasıl yardımcı  oluruz” diye düşünmeye başladım. Tam onbeş sene sonra oğlunun ağzından ilk defa “anne” sözcüğünü duymuş. Bir anne için ne demek varın siz düşünün artık…  Oğlu okuldayken bile onu düşünmeden edemiyordu; çok da haklı… Yine bir arkadaşımızın oğlu için otizm teşhisi konulmuştu. Otizmi kabullenmek ve sonrasında nasıl bir yol izlemeleri gerektiği hakkında bilgi sahibi olmak; zorlu bir yol…

Mesela Bergama’da Otistik çocuklara eğitim verecek bir okulun olmadığını söylemişti bir arkadaşım. Oğlunu sürekli olarak İzmir’e getirip götürdüğünden söz etti. Bu önemli konuda yetkililerin; eğitim biriminin ciddi çalışmalar yapması gerekiyor diye düşünüyorum. Otizm tek başına yaşanan bir olgu da değil üstelik. Tüm aile bireyleri, yakınları, tüm etrafı otizmle nasıl yaşanacağını bilmek zorunda.

Otizmin fakında olalım ve üzerimize düşen neyse yapalım diye bu kez sayfamı bu konuya ayırdım. İç sayfalarımızda da bu konuyla ilgili yazılara yer verdik. Umarım bir yararımız olur. Her zamanki gibi görüş ve düşüncelerinizi bekliyoruz. “Bir elin nesi var, iki elin sesi var” diyerek birlikte birçok zorluğu daha kolay aşacağımıza inanıyorum.

Sevgi ve saygılarımla,
Ziynet Attila
ziynet@mavisehirdergisi.com
mavisehirdergisi@gmail.com

Mavişehir ve İzmir'in en sevilen genel kültür, magazin ve güncel hayat dergisi.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir