TÜRKİYE SENİN EVİN VE HER CENAZE SENİN AİLENİN CENAZESİDİR

Diyorlar ki…
Her gün acı haberler okumak istemiyoruz. Bu yüzden gazete okumuyoruz.
Diyorlar ki…
Şehit haberlerinden içimiz parçalanıyor. Bu yüzden televizyonu kapatıyoruz.

Sevgili arkadaşım;
Senin evinden cenaze çıkarken;
“-Ben bu cenazeyi görmemiş olayım, siz sessizce bu ceseti alıp götürün. Aman ha, bana ne gösterin, ne duyurun,” diyebilir misin?

Diyorlar ki…
Ülkenin doğusuna giderek görev yapılmasın, doğuluya hizmeti doğulu yapsın yeter.

Sevgili arkadaşım;
Evinin önemli bir ihtiyacı varken,
“Bu ihtiyaçla başka birisi ilgilensin, bu ihtiyacı karşılamak benim sorumluluğum değildir. Ben görmemiş, duymamış olayım,” diyebilir misin?

Diyorlar ki…
Dağın eteğinde yaşayanlar savaşın içinde, batıda ve şehirde yaşayanlar eğlence içinde… Batıda yaşayan doğunun halinden ne anlasın?.

Evine yangın düşünce, sen yangın için su taşımak yerine, DNA kodlarında olan lale devri saltanatına ve saray hayatına geri dönüyorsan, kim sana ne diyebilir ki?..

Diyorlar ki,
“-Ben de bu askerler gibi şehit olmak istiyorum.”
Onlar şehit ise…
Sen de bu duruma şahit isen,
Göz göre göre şehit olmayı değil, fakat şahitlik mertebesinin hakkını vermeyi isteyebilirsin.

Şahitlik mertebesine ulaşabilmen için; gözlerinin tanık olduğu her şeyi vicdanınla sorgulaman, izini sürmen gerekir. Şahitliğinin bedelini ödemen için, vicdanını keskin bir kılıç gibi kullanabilirsen, akan kanın da, akan gözyaşının da hesabını sorabilmelisin.Önce kendine ve kendi vicdanına hesap vererek.

İnanıyorum.
Hatta çok iyi biliyorum.
İnsan vicdan programı ile çalışır.
Bu vicdan programının içinde akıl ve sevgi yüklüdür.
Hiç bir ölü beden yerde kalmaz.
Hiç bir çığlığa sessiz kalınmaz.
Akıl cehaleti dönüştürmek içindir. Sevgi korkuları temizlemek için.
Türkiye ailenin gücünün, her şeyi onaracak, iyileştirecek, dönüştürecek bir akılla ve sevgiyle yüklü olduğunu yüreğimde hissediyorum.
Türkiye senin evin,
Ve bu evden kalkan her cenaze senin ailenin cenazesidir.
Doğudaki cenaze de, dağ başından gelen cenaze de, askerinin cenazesi de, her hangi bir vatan evladının cenazesi de; sadece ve sadece kendi insanının cenazesidir.
Ve bunlar şehit ise…
Sen de bunlara şahit isen,
Akan kanın yerde kalmaması için, cehalete karşı aklını her zamankinden daha fazla kullanabilmen, düşmanlığa karşı, barışı her zamankinden daha çok savunman, vicdansızlığa karşı vicdanını uyanık tutman, şeyhtanlığa karşı, sevgi dolu, olgun insan tavrını sürdürebilir şekilde yaşam biçimi yapabilmen gerekir.

Türkiye senin evin ve bu cenazeler senin evinin cenazesi ise, Ölümün yerine, yaşamın ve umudun gelmesi için; siyasi bir fikir, kişisel bir çıkar amacı gütmeden kendini toplumuna adaman gerekebilir. Ve bunun için her geçen gün kayıp olabilir.

O zaman soru şudur: Türkiye ailesinin, bu toplumun faydasına, barış ve kardeşliğine yönelik elimden gelen nedir, şimdi ve şu anda neler yapabilirim?

Mavişehir ve İzmir'in en sevilen genel kültür, magazin ve güncel hayat dergisi.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir