TRAFİK SİGORTA FİYATLARI NEDEN ARTIYOR?

Son dönemlerdeki trafik sigortası prim artışları sektörün gündeminde birinci sıraya yerleşti. Sigortalılarda olduğu kadar sigorta acenteleri için de oldukça sıkıntılı bir süreç yaşanıyor. Bir önceki ödediği prime göre 2, 3 hatta 4 katı primlerle karşılaşan sigortalılar bunun sebebini öğrenmek istiyor haliyle. Fakat bu prim artışını tek bir sebebe bağlamak çok olası değil. Şunu da es geçmemek lazım. Trafik sigortası için primler, yaşa göre, cinsiyete göre, araç sayısına göre, mesleğine göre değişmemektedir. Daha çok sigorta şirketlerinin kendi bünyelerindeki strateji ve hesaplama yöntemlerine göre farklılaşmaktadır. Örneğin, A şirketinde 50 yaşındaki bir kişinin trafik sigortası primi 10 tl çıkarken, 20 yaşındaki birinin primi 14 tl çıkıyor olabilir. Fakat 20 yaşındaki aynı kişiye B sigorta şirketi 9 tl prim ile trafik sigortası yapabilir.

Kronikleşmiş trafik sigorta hasarları
Sigorta şirketleri uzun yıllardır, trafik sigortası branşında zarar etmekte ve bunu bir türlü eritememektedir. Bunun asıl sebebi trafik sigortalarında verilen bedeni zararlara ilişkin teminatların yüksekliğidir. Yoksa maddi hasarlar için verilen teminatlar çok da yüksek limitli değildir. Kontrol altına alınamayan hileli hasar talepleri nedeniyle gerçeğinden çok daha yüksek rakamlarda ödenen hasar faturaları da bu zararın büyümesine katkı sağlamıştır.Teminatlar ve limitleri Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen trafik sigortalarının primleri 01.07.2008 taihine kadar yine Hazine Müsteşarlığı tarafından tüm sigorta şirketleri için standart rakamlarda belirleniyordu. Fakat bu tarihten sonra primleri sigorta şirketleri serbestçe belirleyebilmelerine olarak sağlayan yönetmelik devreye girdi. Fakat yine de sigorta şirketleri zararlarını karşılayabilmeleri için gerekli prim seviyelerine çıkartmadılar trafik sigortası primlerini. Artık bu son dönemlerdeki yüksek prim artışları ise geçmişten gelen bu zararları da kapatmaya yönelik olabilir diye düşünüyorum.

Dolardaki artış
Dolardaki artış, otomotiv yedek parçalarının fiyatları da arttırmaktadır. Bu da hasar maliyetlerini yukarı çekmekte ve sigorta şirketlerinin kar-zarar dengesini olumsuz etkilemektedir.

Değer kaybı talepleri
Trafik kazalarından sonra araçlarda oluşan değer kaybına ilişkin tazminat talepleri de 01.06.2015 tarihinden itibaren trafik sigortası kapsamında ödenmeye başlandı. Böylece ek bir hasar kaleminin daha trafik sigortaları kapsamında değerlendiriliyor olması, yine zarar kaleminde artış alamına geldi. Bu da primlerin yukarı çekilmesine bir neden oldu.

Orijinal yedek parça kullanımı
Yine 01.06.2015 tarihinden itibaren hayata geçen yönetmelik, trafik sigortaları kapsamında değişecek parçaların orijinal yedek parça olmasını hükmediyor. Her ne kadar orijinal yedek parça kullanımı belli şartlara bağlı olarak sunulsa da trafik sigortalarına ek bir maliyet getirmesi de primleri mutlaka etkilemektedir.

Tüm bu ve benzeri sebeplerden dolayı trafik sigortalarının, sigorta şirketlerinin bilançolarında yarattığı maliyet kalemi, prim artışlarını tetiklemiştir. Zorunlu bir poliçe olması nedeniyle de, sigortacılık faaliyetinde bulunan tüm şirketlerin zarar ediyor olsalar da bu ürünü satmamak gibi bir seçenekleri bulunmuyor. Fakat ürün yelpazesi içinde trafik sigortasının hacmini minimumda tutmak isteyen şirketler, ya da bu branştan yüksek zarar eden şirketler, primlerini çok yukarıda tutarak sigortalıların kendilerini tercih etmemesini sağlamak gibi bir strateji yürütebilmektedir.

Aynı şekilde belli şirket stratejileri nedeniyle (piyasanın otomotiv haritasını çıkartmayı istemek, çapraz satış için piyasadan veriler toplamak, vs) ya da trafik sigortası zararları çok yüksek olmayan şirketler ya da sektöre yeni girip de bir şekilde müşteri toplamak isteyen şirketler ise primlerini aşağıya çekip trafik sigortası satışlarını arttırmaya yönelebilmektedir.

Prim artışları devam edecek mi?
Hasar yönetimini sağlıklı bir zemine oturtulmadığı ve gerekli denetimlerin yapılmadığı sürece trafik sigortaları yüksek primlerle satılmaya devam edilecektir. Bunun yanısıra sigortalıların ceza kayıtları, kazaya karışma sıklıkları gibi verileri de hesaba katarak kişi bazlı fiyatlama altyapısı hayata geçirilmesi durumunda kişiye özel doğru primlendirme sistemi de hayata geçirilebilir.

Ayrıca daha sonraki bir yazımda detaylı olarak anlatmak istediğim doğrudan ödeme sisteminin de hayata geçmesi durumunda, trafik sigortalarında hizmet kalitesinin artması gerekliliği de önem kazanacak ve primler de daha uygun seviyelerde oluşacaktır görüşündeyim.

Her ne kadar fiyatlar yükselse de, trafikte seyreden tüm motorlu araçlar için çok önemli bir güvence olan trafik sigortanızı yaptırmayı unutmayın. Bir maliyetten kaçınmak isterken, çok daha yüksek bir maliyetle karşı karşıya kalmamak için trafik sigortasız trafiğe çıkmayın.

Mavişehir ve İzmir'in en sevilen genel kültür, magazin ve güncel hayat dergisi.

1 Comment

  1. fehmi

    01 Aralık 2015 at 16:20

    bu kadar kör,bu kadar insanları düzülmeye mahkum eden bir uygulama olamaz,hangi kriterler üzerinden fiyat uygulaması yapılıyor belli değil,aynı şahıs üzerine 70 gün önce alınan bir araçla bugün alınan muadili bir aracın trafik sigorta fiyatındaki fark 3 katı bu nasıl bir sistem nasıl bir uygulama,sigorta şirketi kendi içinde elemanını eksperi denetleyemiyor zarar ediyorsa bunun faturası neden bize çıkıyor,allaha havale etmekten başkada bir şey gelmiyor.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir