İhtiyacların doğru ürünle giderilmesi ve sigortacılık

Bir ihtiyaç tespit ettiğimizde onu karşılamaya yönelik karar sürecimiz genel hatlarıyla şu şekilde çalışır:

1 – Hamle yapmadan önce ona gerçekten ihtiyacımız olup olmadığını ya da alternatif çözümler bulup bulamayacağımızı hesaplamaya çalışırız.

2 – Gerçekten ihtiyacımız olduğuna karar verdikten sonra, ondan tam olarak beklentimizin ne olduğunu düşünürüz. Ek faydalar da bekliyor muyuz, yoksa sadece temelde hissettiğimiz eksikliği gidermesini yeterli buluyor muyuz sorularına cevaplandırırız.

3 – Eğer bu ürüne aşinaysak, bildiğimiz satıcıları tespit ederiz. Bununla birlikte çevremizden de fikirler edinmek için araştırma yaparız. Günümüz çağının vazgeçilmesi olan internet ortamından da veriler toplamaya çalışır, doğru satıcıyı bulmaya gayret gösteririz.

4 – Daha sonra imkanımız ölçüsünde alternatif ürünleri görmek, incelemek için satıcıları ziyaret ederiz. Beklentimizi ne kadar karşılayıp karşılamadığını anlamaya çalışırız. Ne kadar süre kullanabileceğimizi öğrenmeye çalışırız. Yan hizmetler olan garanti şartları, satış sonrası servis, gibi detayları araştırırız.

5 – En sonunda da bize uygun olduğuna karar verdiğimiz seçenekler arasında, bütçemize en uygun olanını tercih ederiz. Ya da eğer bütçemizin üzerinde kalan bir sonuçla karşılaşırsak, ürünü almaktan vazgeçebiliriz.

Bir mal ya da hizmet ihtiyacımızı gidermek istediğimizde temelde iki hedeften birine yönelmek durumundayız.

Ya ihtiyacımızı tam olarak karşılayacak ürünü almak hedefine yönelik hareket ederiz. Bu durumda bu ürünün bedelini ödemeyi kabul etmek durumundayız.

Ya da belirlediğimiz bütçenin sınırları içinde kalmak hedefine yönelik hareket ederiz. Bu durumda da ödemeye planladığımız bedelin karşılığındaki ürünü kabul etmek durumundayız. Almaya razı olduğumuz ürünün, ihtiyacımızın ne kadarını karşıladığını baştan biliyor ve kabul ediyor şekilde alışverişi tamamlarız.

Sigortacılık hizmeti, ihtiyaç duyduğumuz zaman satın alabileceğimiz bir hizmet değildir.

Elle tutulur, gözle görülür bir ürün satın almak, hizmet satın almaktan daha kolaydır. Çünkü ödüyor olduğumuz paranın karşılığını hemen o an teslim alırız. Sigortacılık dışındaki diğer hizmetlerde (bankacılık, emlakçılık, tıp, avukatlık, vs) de aslında ihtiyacın neredeyse o an giderilebilmesi söz konusu iken sigortacılıkta durum çok daha farklıdır.

Hastalandığımız zaman, doktora gidip tedavi hizmeti alabiliriz fakat bunun bedelini karşılayacak sağlık sigortasını satın alamayız.

Aracımızla kaza yaptığımız zaman, onarım hizmeti alabiliriz, fakat masrafı üstlenecek kasko poliçesini satın almak mümkün değildir.

Yani sigortacılık “ihtiyacımız olması ihtimalinde devreye girmesi için, önceden satın aldığımız bir hizmet”tir diyebiliriz. Dolayısıyla rizikonun ortaya çıkmaması durumunda, ödediğimiz para yanmış olmaz. Biz poliçe dediğimiz sözleşme süresi içinde ilgili rizikonun vereceği zararlardan korunmuş olmanın bedelini ödemiş oluruz.

Sigorta sektöründe yapılan iş ya sigortacılıktır, ya da komisyonculuk. Alınacak ürünün kişinin ihtiyaçlarını tam tespit etmeden, direkt piyasadaki en ucuz ürünü doğru ürünmüş gibi satılması durumunda yapılan iş komisyonculuktur. Bu durumda da, iş poliçeyi sattıktan sonra genelde bitmektedir. Hizmete ihtiyaç duyulduğu zaman, poliçenin aslında bize uygun bir koruma sağlamadığını anlarsak, artık ne yazık ki hatayı düzeltme şansı da olmayacaktır.

Sigortacılık hizmeti ise, satın alınacak poliçenin, sigortalının ihtiyacını tam karşılayacak özelliklerde olup olmadığının tespiti, gerekli şekil şartlarının düzenlenmesi, olası bir hasar durumunda hasar sürecinin en doğru şekilde yönlendirilmesi gibi hizmetlerin de verilmesi ile sağlanır. Bu durumda da, alınacak poliçe en ucuz poliçe değil, kişinin ihtiyaçlarına en doğru cevabı verecek olan poliçedir.

Biraz daha somutlaştırmak istiyorum. Bir top kumaş satın aldığımızı ve kendimize özel bir kıyafet diktirmek istediğimizi düşünelim. Bir dikim evine girip, bize bu kumaştan en ucuz şekilde kıyafet hazırlamasını söyleyip çıkmamız söz konusu olmayacaktır. Önce ölçülerimizi alacaklardır. Daha sonra bizim için önemli olan taleplerimizi belirtmeliyiz. Doğru sonuca yönelik işin ortaya çıkması için gerekli maliyet bize bildirildikten sonra kararımızı veririz. Eğer ölçülerimizin alınmasına müsade etmezsek, mesleğin erbabı olan kişinin görüşlerini almazsak ve bizim için önemli olan noktaları da özellikle belirtmezsek, sonuçta ortaya çıkan üründen şikayetçi olmaya da çok hakkımız olmayacaktır.

Sigortacılık, hedef tutturma işi değildir. Sigortacılık kişiye özel hareket edilmesi gereken bir hizmet işidir. Sigortacılık profesyonel çalışma gerektiren bir meslektir.

Sigortacı ise, gereği gerekmeden gören kişidir.

Mavişehir ve İzmir'in en sevilen genel kültür, magazin ve güncel hayat dergisi.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir