DURUM ÇOK CİDDİ VE TAMAMEN SENİNLE İLGİLİ!

Durum çok ciddi ve tamamen seninle ilgili…
Kendinle olan iç meseleni halledebilmenle ilgili.
Söyle şimdi:
Kararı kim veriyor; eski sen mi, yeni sen mi?;
Eskilerde kalması gerekenler, yeni hayatına dahil olmak istiyorsa; senin bu konuda söyleyecek bir sözün olmalı.
Kararı kim veriyor; eski kendin mi, bugünkü sen mi?
Elbette hata yapma şansın var; bunu saklı tutalım. Fakat bu bahanenin ardına da saklanamazsın.
Çünkü içinde bulunduğumuz gün itibariyle, aldığımız her nefesin hakkını vermemiz gereken anlardayız. Uzatmalardayız.
Ayrıştırmak daha kolay artık onları birbirinden… Eskiler ve yeniler arasındaki fark daha belirgin.

Durum çok ciddi ve tamamen seninle ilgili.
Topu başkasına da atıp kaçamazsın.
Kendini bu dünyada yok sayamazsın.
Donandığın bu kadar bilgiyi yok sayamazsın.
Bilmiyorum, deme cahilliğine sığınamazsın.
Bilgi çağındayız ve internet elinin altında. Her türlü bilgiye kolayca erişebilirsin. Bilmiyorum deme şansın artık yok.
Sirenler çalıyor, ambulanslar geçiyor, yangın yeri sarıyor içini dışını.

Durum çok ciddi ve tamamen seninle ilgili.
Top sende; maçın kaderini belirleyecek olan sadece sensin.
“Eski sen” ile “Yeni sen”in rolleri ve tutumları, senin şahsında beliriyor. Sen onları yönetebilen bir bütünsün.
Nasıl davrandığınla tanıyoruz seni.
Sen seni, konuştukların ve yaptıklarınla bildiğin bir hayatın tam da içindesin.
Seni sen yapan, bulunduğun bedeni onurlandıran, yüzünü aydınlatan, gözlerine ışık saçan ifadeni takdir ediyoruz. Sen busun, sahiden de; içinden dışına taşan şahane bir ışıksın.
Bununla birlikte halletmen gereken, eskilerden getirip bugüne taşıdığın bir şeyler var.
Zaafların, zayıflıkların, çatışmaların, kendinle savaşların…
İç çatışmaların yansıdığı, ayna görevi gördüğü bir dünyada, anlamlı bir ülkenin topraklarındasın.
Kendinde olanı değiştirmek için, içine dön ve sor, o sana söyleyecektir; kendinde neleri halletmen gerekir?
“Eski sen”den bugüne taşınmış neler var? Bunların özellikle bir kaç ana başlıkta toplandığını göreceksin.
Net: Şu şu şu diyecek için sana…
Vicdanın dillenip konuşacak. İçin kıpırdayacak.
Sana seni anlatacak mükemmel bir sistemin var.
Al kalemi eline yaz; “Alın-yazın” su yüzüne çıkacak.
Değişmek ve değiştirmekten yana harekete geçtiğin takdirde; kendi kaderini de değiştirebileceksin belki de bir çırpıda, niçin olmasın?
Durum çok ciddi ve tamamen seninle ilgili. Sen, seni bildiğin kadar, kimi bilirsin? Sen, seni değiştirebileceğin kadar, neyi değiştirebilirsin?
Kendinle olan iletişimin hızlandı. Artık yaratıcı tarafınla (Allah de, Tanrı de, Öz de, doğa de,,, ne dersen de…) doğrudan bağlantıdasın.
Aracılar kaldırıldı. Temsilciler feshedildi. Kablosuz ağ teknolojisi tüm alanlara yayıldı. Gökyüzünden yeryüzüne, uzaydan senin odana uzanan uydu kanalları senin için.
Sana uysa da uymasa da; bu çağın sistemi, içindeki yaratıcı ile senin bağlantını kurmak için ne çok “Uydu”yu gökyüzüne dizdi…
O “Uydu”lar, kendi kendinin “Uydu”su ol çağrısından başka nedir?
Sen, hangi dış uydularla bağlantıdasın?
Hangi dış uyduların kurbanısın?
Niçin bu kablosuz ağ teknolojisi? Niçin anında görüntüler? Niçin dokunmatik ekranlar? Niçin kesintisiz internet paketleri? Kendinle olan iletişimini halledebil diye.
Bu çağda kendinden kendine bağlanamazsan, hangi çağda bağlanmayı düşünüyorsun?
Hayal edemeyeceğin kadar büyük destek var, kendinle meseleni halledebilmen için.
Şimdi, dış gündeme yansıyan haberlere bakarak kahrolma zamanı değil. Bu “Eski sen”in yaptığı bir şeydi.
O karmakarışık olmuş yumağın ucu var ya, tamamen senin içine kadar uzanıyor. İp ucu mu istiyorsun, olanları anlamak için?
İpin ucu sensin.
Kimi suçlayabilirsin? Suçlayarak var olabilir misin?
İpi anlayışla yakaladığın an, gerisinin geleceğini de bilmelisin.
Durum çok ciddi ve tamamen seninle ilgili. Şimdi iç gündeminin ana başlıklarını sen belirleyebilirsin.
Bu bir kaç ana başlık, şu an Türkiye ve dünyanın önünde duran gündemden çok daha önem arz edecek senin için.
Evet, televizyonlar yayını kesip bu gündemi haber olarak vermeyecek belki. Fakat onların yarın sunacağı gündemi, bugün sen belirliyor olacaksın.
Tanrısal plan böyle takdir etmiş, ilahi plan böyle sistemleştirilmiş.
Sen en büyük sistemsin ve gidişatı tamamen belirleme gücüne sahipsin.
“Bir kelebeğin kanat çırpışını bütün evren hisseder” demiş bir bilge, derdini anlatmak için.
Bir insan, nelere gebe bırakabilir yeryüzünü?
İç yüzünü değiştirdiğinde, dış yüzün olan dünyanın nasıl aydınlanacağını da düşünebiliyor musun?
Sen bir baş yapıtsın.
Kitabın ön kapağında sen varsın, “İçindekiler” bölümünde iç dünyan var. Düşünce sistemin var. Duyguların var. Kitabın arka kapağını çevirdiğindeyse, yaşadığın dünyayı görebiliyorsun.
Sense, bu kitabı eline alıp, şöyle bir arkasını çeviriyorsun ve “Bu kitap berbat” diyorsun.
Sen, kendinle savaş hikayeleri yazdıysan kitabında; yayıncın da arka kapağa bunu taşıyor, o ne yapsın?
Yazmak sana ait, bu durumu tezahür ettirip yaymak, O’na…
Sen yayıncınla kavgaya girmeden önce, yazdıklarına bir baksana!
Bu ülkede barışın filiz vermesini istiyor musun? Yapacağın en önemli katkı, kendinle savaşını bitirmek olmalı. Bu. Sadece bu.
“Ben kendimle barışığım!” mı diyorsun; peki o halde, o savaş seni tam olarak bulana ve vurana kadar bu yalana inanmaya devam edebilirsin.
Ne diyelim, pembe gözlüğünün çerçevesi kırılana kadar takmaya devam edebilirsin.
Kendi yalanına inanan, inanmak isteyen “Eski sen”dir. Yani, değişmeye direnen tarafın. Alışkanlıklarıyla yaşayan, konfor alanından ayrılmayan. Yaşamı keyiften, eğlenceden ibaret sanan.
Oysa, içinde bulunduğun an itibariyle, hayat bu değil.
Hayat algını sorgulamalısın. Hatta bizzat hayatın kendisine bu durumu sormalısın.
Hayat, kendinle barışını imzalaman için sana senaryonu sunan, kitabını yazdıran bir platform artık.
“Eski sen”, seni durmadan sabote eden, imha edilmesi gereken bir program.
Sen o programı hala kullanıyorsan, dikkat, seni imha edebilir!
Hastalıklardan, felaketlerden, acıdan, kahırdan kırılan bir dünya “Eski sen”in kitap kapağı olmuş durumda.
Ya sen onu imha edeceksin, ya O seni… Düşüncelerinle hangisini besleyeceğine sen karar vereceksin.
Hayatının kararı olacak bu.
Hayat, senin düşüncelerinin ışığında yaşanacak.
Durum çok ciddi ve tamamen seninle ilgili.

mavisehir-dergisi-ismail-baris2

Mavişehir ve İzmir'in en sevilen genel kültür, magazin ve güncel hayat dergisi.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir