DASK’IN ZORUNLULUĞU VE ÖZEL KONUT SİGORTALARI

Zorunlu deprem sigortası, Doğal Afet Sigortaları Kurumu (DASK) tarafından yönetilen bir sigorta sistemidir. Poliçelerin düzenlenmesi yetkisi sigorta şirketleri aracılığı ile bankalara ve profesyonel acentelere verilmiştir. DASK poliçesi, isminde zorunlu ifadesi geçse de, satın alınmaması durumunda bir cezai yaptırımı olmayan üründür. Zorunluluk hali alım satım, tapu, elektrik, su, doğalgaz, vb işlemleri sırasında ibraz edilmesinin gerekliliği şeklinde karşımıza çıkmaktadır.

Sigortalıların poliçelerini yenilemeleri ceza sistemi yerine teşvik sistemi ile sağlanmaya çalışılmaktadır. Yenilenen poliçelere yıllar itibari ile hasarsızlık indirimi uygulanmakta ve ödenmesi gereken prim aşağıya çekilmektedir.

Bu arada özellikle belirtmekte yarar görüyorum ki, DASK, bir vergi toplama kurumu değildir. DASK, Doğal Afetler Sigorta Kurumu’nun kısaltılmış halidir. Ödediğimiz paralar da, vergi değil, sigorta primidir.

DASK’ ın kuruluş amacı nedir?
1999 Gölcük depremi hiçbirimizin hafızalarından çıkmayacak bir faciadır. Can kayıplarının getirmiş olduğu tarifsiz acıyı zaten konuşmaya gerek yok. Fakat bunun yanında işin bir de maddi boyutu var. Devlet zarar gören yapıların yeniden inşaası için çok ciddi bir fon ayırmak zorunda kaldı. Bu beklenmedik kaynak ihtiyacını karşılayabilmek için de bir takım vergiler oluşturup, tüm vatandaşlarından fon toplama yoluna gitti.

Bu olayın üstüne 2000 senesinde DASK kuruldu. En basit hali ile amacı da, olası bir deprem olayı sonrasında orataya çıkacak zararları karşılamaya yönelik bir fon havuzu oluşturmaktı. Böylece, herkes sahip olduğu taşınmaz mallar (ev, işyeri) ölçüsünde havuza kaynak (prim) aktaracak ve olası bir deprem hasarında da, havuza dahil olanlar yine buradaki fonlardan faydalanabilecekti. Artık böyle bir imkan olduğuna göre, DASK poliçesi satın almayanlara da devlet ayrıca yardım etmeyecekti. Kısacası DASK’ın amacı, deprem sonucu maddi zarara uğrayan kişiler, eğer sisteme prim ödemişse, zararlarının karşılanması, ödememişse, ayrıca devletin fon aramasına gerek duymamasıdır.

DASK poliçesi alınca, özel konut poliçesine neden gerek var?
DASK poliçesi zorunlu bir poliçe olması nedeniyle katılımcılarından mümkün olan en düşük primi ödemeleri yönünde şekillenmiştir. Düşük prim için de düşük teminat verilmesi gerekmektedir. Ayrıca teminat verdiği riziko sayısı da minimumda tutulmalıdır. Bu yüzden bu poliçe sadece deprem riskine karşı teminat vermektedir. Teminat miktarını belirlerken de binanın metrekaresini Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’nın ilgili sene için belirlediği minimum birim maliyet ile çarparak elde etmektedir. Örneğin betonarme binalar için bugün geçerli metrekare birim maliyet fiyatı 700 TL dir.

Özel konut sigortası ise, binanın bu standart maliyetinin üstünde bir maliyet söz konusu olması durumunda (özel bir parke kullanılmış olabilir, banyo-mutfak özel dekore edilmiş olabilir, duvar boyası çok daha kaliteli özel bir malzeme olabilir, vs) bu farkı da teminat altına almakta, hem de deprem dışındaki diğer risklere karşı da teminat sunmaktadır.

Özel konut poliçesinin ana teminatını yangın rizikosu oluşturmaktadır. Buna ek olarak su basması, hırsızlık, fırtına, terör, taşıt çarpmaları, vb pek çok başka riskleri de güvence altına almaktadır. Ayrıca yaşamı kolaylaştıran pek çok asistans hizmeti de (cam değişimi, elektrik-su tesisat hizmeti, çilingir hizmeti, vb) yine özel konut poliçeleri ile sahip olunabilen hizmetlerdir.

Bunlarla birlikte DASK poliçesi sadece binamız için teminat sağlarken, özel konut poliçelerinde eşyalarımıza da teminat alabilmekteyiz. Komşularımıza, ev sahibimize ya da kiracımıza karşı sorumluluklarımız da yine özel konut poliçesi ile güvence altına alınabilmektedir.

O zaman DASK poliçesi almadan sadece konut sigortası alabilir miyim?
DASK poliçesi ile özel konut poliçesi birbirlerinin ikamesi değil, tamamlayıcısıdır. DASK kurumu tarafından sağlanan teminat kadarlık kısma özel konut poliçesi tarafından teminat verilememektedir. Daha da önemlisi, DASK poliçemiz yok ise, özel konut poliçesinde ek deprem teminatımız olsa bile, bir deprem hasarı sonrasında tazminat ödemesi almamız söz konusu olmayacaktır.

DASK poliçeleri sadece evraktan ibaret değildir. Elektrik-su-doğalgaz işlemlerin sırasında ödenmesi gereken bir işlem parası da değildir. Son derece önemli bir sigorta türüdür. Hele ki Türkiye’nin önemli fay hatları üzerinde bulunduğu gerçeğini de düşününce bu önem çok net ortaya çıkmaktadır. Diğer sigortacılık işlemlerinde olduğu gibi, bu poliçelere de uzman sigorta acenteleri aracılığıyla sahip olmak, yarınlarda yaşanabilecek bir deprem hasarında, yanınızda uzman bir sigortacının bulunmasını sağlayacaktır. 2016 senesinin hepimiz için muhteşem bir yıl olması dileklerimle..

Mavişehir ve İzmir'in en sevilen genel kültür, magazin ve güncel hayat dergisi.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir