BİSİKLET KAZALARI VE BİSİKLET KAZALARINDA İLK YARDIM

Mavişehir Dergisi’nin değerli okuyucuları, dergimizin bu sayısında sizlerle yine yeni, güncel iki konuya göz atacağız. Önce kısaca “Acil Komşum” projesi, sonra bisiklet. Yani, bisikletin ruh ve beden sağlığımız üzerine faydaları, kazaları ve olabilecek bisiklet kazaları ve yaralanmalarında ilk yardım uygulamaları.

Yaptığım araştırmada, bisiklet kazaları ve bisiklet kazalarında ilk yardım uygulamaları ile ilgili Türkçe kaynağa rastlamadım, mutlaka vardır ama belki ben ulaşamadım. Bu makalemizde değişiklik olarak, çok değerli arkadaşım, sevgili meslektaşım, Prof. Dr. Sedat Yanturalı ile birlikte yazımızı kaleme aldık.

Önce, “Herkes İçin Acil Sağlık Derneği’nin, yeni projesinden (Acil Komşum) bahsetmek istiyorum. Bu, toplumun afetler ve afet durumunda yapılabilecek ilk yardım bilgilerini arttırmaya yönelik bir eğitim projesidir. Özetle, konu, mahalle muhtarımız ile görüşerek, çevredeki her apartman ve siteden 1-2 kişi olacak şekilde, ilk yardıma meraklı kişileri bulması, bir eğitim salonu ayarlaması (okul vs.) ve “Herkes İçin Acil Sağlık Derneği” olarak bizden yardım istenmesidir. Türkiye’nin hangi şehir veya ilçesinde olursanız olun, lütfen “Herkes İçin Acil Sağlık Derneği’nin (www.hiasd.org) ofis numarasını arayıp (Telefon: 0 232 464 38 20) bilgi alalım.

Yazımızda bisiklet sporunun yani pedallamanın sağlığımız ve çevre üzerine olan faydalarını, etkilerini, bisiklet kullanmanın riskli taraflarını ve neden bisiklet kullanalım, neden günlük yaşamımıza sokalım, gibi başlıkları konuşacağız. Bu arada “pedallama” terimi bir çoğumuza yabancı gelebilir. Bu terim “bisiklete binmek” anlamındadır. Bisiklete rutin binenlerin çok kullandığı resmen jargon haline gelmiş bir kelimedir. Arkasından bisiklet kullanırken oluşabilecek kazalardan bahsedip, böyle bir kaza ve yaralanma durumunda ilk yardım amacı ile ne yapalı mı konuşup, bir başka yazımızda tekrar buluşmak üzere yazımızı özetleyerek sonlandıracağız.

Bisiklet kullanmanın yani pedallamanın ne kadar sağlıklı bir spor veya alışkanlık olduğunu söylememize gerek yok. Her yaş ve cinsten kişinin, yani hepimizin yapabileceği bir spordur. Sabah işimize bisiklet ile gidebilir, çalıştığımız kurumda bisiklet parkı yapılması için yöneticilerde farkındalık yaratabilir veya sosyal medyadaki gruplara katılarak bisiklet bilincini arttırabiliriz.

Bisiklete binmenin beden ve ruh sağlığı üzerine etkileri
Bisiklete binmenin sağlık üzerine olan olumlu etkileri birçok bilimsel çalışma ile gösterilmiştir. Kalp damar hastalıkları dünyadaki en önemli ölüm nedenidir. Kalp damar sağılığı yönünden en ciddi risk “Fiziksel Hareketsizliktir”. Amerikan kalp derneği haftada en az üç veya dört gün, 45 dakika civarında yapılan egzersizi rutin olarak önermektedir. Fiziksel aktivitenin özellikle kalp damar sağlığı üzerine olan olumlu etkileri çok net ortaya konmuştur. Bisiklete binmek en keyifli fiziksel aktivitelerden birisidir. Bu aktivitenin koroner kalp hastalığı üzerine olan olumlu etkileri çok belirgindir. Özellikle yüksek kan basıncını düşürmede etkilidir. Fiziksel aktivite iyi kolesterol diye bilinen HDL yi arttırır ve kötü kolesterol diye bilinen LDL yi düşürür. Egzersiz ile kalori harcanmasını arttırıp, tip 2 diyabet gelişimini önler. Ayrıca tip 2 diyabetli kişilerde günlük insülin gereksinimini azaltır. Yüksek kan basıncı ve kan yağları üzerine olan olumlu etki ve Tip 2 diyabet önleyici etki kalp damar sağlığı üzerine olan yararlı etkinin temellerini oluşturur. Obez ve aşırı kilolu olanlarda diyete egzersizin eklenmesi kilo vermeyi kolaylaştırır ve verilmiş olan kilonun kontrolünü sağlamada yardımcıdır. Bisiklete binmek kas kitlesinin artmasına ve olan kas kitle miktarının korumasına da yardımcıdır. Bu da daha güçlü ve sağlıklı bir vücut yapısı anlamına gelir. Kas kitlesinin artması, koordinasyon yeteneğinin artması, denge sağlayabilme gibi fiziksel özelliklerin artması ayrıca yaşlılarda düşmeleri azaltabilir gibi görünmektedir. Yapılan son yayınlarda şişmanlığın birçok kanser riskini arttırdığı gösterilmiştir. Bu nedenle bisiklet kilo kontrolünü sağlayıp bu konuda faydalı olabilir. Ayrıca aşırı kilo nedeniyle diğer spor dallarında zorlanan kişiler kolaylıkla bisiklete binebilirler. Çünkü kişinin kilosu sele ile direk tekerleklere aktırılmaktadır. Bu nedenle kilo nedeni ile dizlere binen aşırı yük büyük oranda azalmaktadır.

Bisiklet binmek mutluluk hormonu diye bilinen endorfin salgılanmasını arttırıp kişinin kendisini daha iyi hissetmesine neden olur. Bisiklete binmenin depresyondan koruyucu etkisi bilinmektedir. Kişinin kendisine olan saygıyı ve kendine güveni arttırır. Aynı zamanda grup şeklinde binişler bir sosyalleşme etkinliğidir. Aktif kişiler aktif olmayanlara göre daha az sıkıntı hissi ve duygusal stress tariflerler ve uykuları daha iyidir.

Peki, bisiklette ne gibi tehlikeler var?
Bisikletin en riskli taraflarından bir tanesi, motosiklet ve traktör de olduğu gibi etrafında korumasının olmayışıdır. Yani bindiğimiz arabada çarpıştığımız, devrildiğimiz, takla attığımız zaman etrafımızda arabaya ait kafes bizi korumaktadır ama bisikletle olan kaza ve yaralanmalar kontrolsüz ve beklenmedik anlarda olmakta, bu da düşerken kendimizi kontrol edemediğimiz için bazen ciddi kaza ve yaralanmalara yol açabilmektedir. Bisiklette, başımızın üstünde veya yan taraflarımızda, direksiyonda bizleri koruyabilecek olan hava yastıkları, çarpışma anında arabalarda olduğu gibi gücü emen tamponlar, emniyet kemeri ve belki en önemlisi, maalesef bazı sürücülerimizde, bisikletli sürücülere karşı yeterince saygımız yok. İşte bu nedenlerle bisiklet kullanmak harika ama bazen de riskli bir spordur. Tabii unutmayalım ki her şeyin güçlüğü ve riski vardır. Eğer riskleri bilir ve kurallara uyarsak, yaralanmadan ve aksine sağlığımızı geliştirerek hayatımıza devam ederiz.

Olabilecek bisiklet yaralanmaları
Tüm bisikletlilerin sevdiği bir söz vardır. “Bisikletliler ikiye ayrılır; Bisikletten düşmüş olanlar bisikletten düşecek olanlar”.

O yüzden ne yapalım? Bisiklete binmeyelim mi? Hayır. Bisiklete uygun şartlarda ve uzun zamanlarda mutlaka binelim. Ama binmeden önce tedbirimizi alalım, kurallara uyalım ve bisikletten faydalanalım.

Bisiklet kullanırken olabilecek kaza ve yaralanmalar ile bu durumlarda uygulanabilecek ilk yardım uygulamaları ana başlıklar halinde şöyledir;

• Çevresel şartlara bağlı aciller ve yaralanmalar

Güneş yanığı:
Sıcak havalarda ve özellikle yaz aylarında yine özellikle saat 11:00 ile 16:00 saatleri arasında yani güneş ışıklarının daha direkt üstümüze geldiği zamanlarda yine özellikle uzun süreli bisiklet pedallayacak olursak o zaman cildimizde birinci ve ikinci derece güneş yanıkları oluşabilir. Birinci derece yanıkların en büyük özelliği gergin, kızarık, sıcak, cilt, ağrı, ikinci derecenin ise bu özelliklere ilaveten ciltte su kabarcıklarının oluşmasıdır. Böyle bir durumda yapılabilecek en güzel şey korunmaktır. Yani bahsettiğimiz zaman dilimlerinde mümkün olduğunca pedallamamak, dolayısıyla da yanmamaktır. Her şeye rağmen eğer yanık olursa o zamanda hiçbir şey (merhem bal, reçel, yoğurt vs.) kullanmadan yanık üzerine temiz, ıslak tülbent örtmeli ve en yakın sağlık kuruluşuna müracaat etmeliyiz.

Gözde polen alerjisi:
Özellikle bahar aylarında, çiçek tozları vücudumuzda ve gözlerimizde alerji yapabilir. Gözlerde yanma, kızarıklık, yaşarma, sık sık açıp kapatma isteği, bulanık görme, sulanma, batma hali vardır. Ciltte ise kızarıklık, kaşıntı, bazen çok ciddi tablolara kadar ilerleyen alerji tabloları ortaya çıkabilmektedir. Polen alerjisinde en iyi tedavi korunmadır. O yüzden pedallarken gözlük takarak bunu engelleyebiliriz. Her şeye rağmen yine oluştuysa yapabileceğimiz en güzel şey bol su (akarsu veya mataramızdaki su) ile gözlerimizi yıkamak ve uygun zamanda en yakın sağlık kuruluşuna müracaat etmektir.

Sıcak çarpması ve sıcak krampları:
Sıcak havalarda, özellikle öğle saatlerinde, bisiklet binersek, güneş ışıklarının direkt etkisi sonucu vücudumuzda cilt yanıkları ve vücudumuzun susuz kalması sonucu sıcak ve/veya egzersiz krampları ortaya çıkabilmektedir. Olayın esas nedeni, sıcak hava nedeni ile vücudumuzun susuz ve tuzsuz kalmasıdır. Özetle, çok sıcak havalarda, direkt güneş altında nasıl denize girmeyi önermiyorsak, bisiklet te kullanmamayı öneriyoruz. Yaz aylarında bisiklet binmek için, serin saatleri tercih etmemiz, güneş gözlüğü kullanıp, bol sıvı/su almamız ve güneş yağı/kremi sürmemiz uygun olacaktır. Eğer sıcak günlerde, uzun süre bisiklet kullanacak olursak, bol sıvı (su, ayran, meyve suyu, çorba vs.) ve aldığımız tuz miktarını da artırmamız gerekir (eğer doktorumuz tarafından yasaklanmadıysa).

Böcek, arı/akrep sokması, yılan ısırmaları:
Kırsal bölgelerde, açık havada bisiklet binerken bu sorunlar ortaya çıkabilir. Olabilecek belirtiler, hepsinde de ortak ve benzer olarak ciltte yanma, kızarıklık, ağrı, terleme, döküntü görülebilir. Eğer arı soktuysa, iğneyi görüyorsak çıkartalım. Bunun dışında, akrep sokması, yılan, böcek ısırması gibi durumlarda ise o bölgeyi, sabunlu su ile yıkayalım ve tabii sonrasında en uygun ve yakın acil servise gidelim.

•Travmatik (düşmeye bağlı) yaralanmalar:
Kemik kırıkları, eklem çıkık ve yaralanmaları (köprücük kemiği, kaburga vs): En ağrılı ve tehlikeli veya hastayı en zora sokan yaralanmalardandır. İlk yardım anlamında, yapacağımız şeyler kısıtlıdır. Önce düşen kişiye güven vermemiz, sakin olmasını sağlamamız, kırık veya çıkık olduğunu düşündüğümüz bölgeyi sabitlememiz gerekir. Bu şekilde kişiyi hastaneye götürmemiz gerekir. Kazazedenin ağrısı olsa bile kişiye ağrı kesici vermemeliyiz çünkü ilk yardım uygulamalarında ağrı kesici, antibiyotik gibi ilaç uygulaması, serum uygulaması yoktur. Şöyle ki, mesela düşen kişi de, köprücük kemiğinde kırık olduğu için ağrı kesici vermek, O yaralı da aynı zamanda karın veya göğüs boşluğu içinde var olabilecek bir yaralanmayı gizleyecektir. O yüzden ilaç uygulamasını acil servisteki hekimlere bırakmalıyız.

Sürtünme (asfalt, mıcır yanıkları, sıyrıkları):
Yaralanmalar konusuna daha öncede değinmiştik. Bu durumda yapılabilecek en etkin ilk yardım, yara bölgesini, temiz, akan suyla, 3-5 dk, fırçalamadan, akarsuyun basıncı ile yıkamak, varsa yabancı cisimlerin (toprak, cam, vs.) gitmesini sağlamak ve üzerine kurumaması için temiz bir bez parçası (gazlı bez vs.) örtmektir. Bunun için piyasada satılan muhtelif kendinden yapışkanlı petlerde vardır. Bu yaralı bölgelere antibiyotikli bazı kremler sürülebilir fakat konumuz ilk yardım olduğu ve ilk yardım uygulamasında ilaç olmadığı için bunu önermiyoruz. Yaralı bölgenin bir hekim tarafından görülmesi gerekir. Hekim yaraya bakıp, içinde yabancı cisim var mı? Dikiş atmak gerekir mi? Gerekmez mi? Karar vermesi gerekir. Karar versin ve tedaviyi o düzenlesin. Eğer biz üzerine bir krem sürerek kapatacak olursak, gittiğimiz acil servisteki ekibin bu şansı kaybetmesine neden oluruz ki bu uygun bir davranış değildir.

Kanamalar:
Düşme sonucu veya düştüğümüz yerdeki bir cismin kesmesi, yaralaması sonucu elimizde, kolumuzda başımızda veya vücudumuzun herhangi bir yerinde kanama ortaya çıkabilir. Kanamaya müdahale etmenin en doğru ve tek yolu üzerine temiz bir gazlı bezle veya yoksa bir temiz kumaş ile bası yapmaktır. Burada 1-2 önemli nokta vardır. Kanama alanı üzerine asla kâğıt mendil, kâğıt havlu, pamuk ile bası yapmayalım. Buna burun kanaması da dâhildir. Çünkü kâğıt mendil/havlu veya pamuk buraya yapışacak, sonra oradan çıkartmak, hem hasta hem de hekim için zor olacaktır. O yüzden sargı bezi, spanç, temiz bez, kravat, atlet ile bası yaparak kanamanın durmasını sağlayalım. Eğer yaralı olan kişi başka bir kişi veya ilk yardım gönüllüsü olarak kişiye müdahale ediyorsak, o zaman mutlaka elimize bir eldiven veya bir torba geçirelim ki tedavisini yaptığımız kişide bilemediğimiz ama var olabilecek olan AIDS, sarılık (hepatit) gibi kan ve/veya vücut sıvıları ile bulaşan hastalıklardan kendimizi koruyalım. Kanama devam ediyorsa o spanç, gazlı bez veya havluyu kaldırmayalım üzerine başka bir tane koyalım. Baskı yapmaya devam edelim. Burada en çok merak edilen konulardan bir tanesi lastik yani turnike uygulayarak kanamayı durdurma konusudur. Biz hekimler turnike ile sıkarak kanama durdurmayı sadece çok özel durumlarda öneriyoruz (Mesela sağlık kuruluşuna çok uzak mesafedeyiz, oraya varabilmemiz saatler veya dakikalar alacak, kanama çok şiddetli ve durmuyor). Böyle durumlarda, turnikeyle kanamayı durduralım ama 30-45 dk da bir, kanama olmasını göze alarak dahi gevşetelim, kanasın ve turnikeyi tekrar sıkalım.

  • Genel yaralanmalar

Sele yarası:
Genellikle bisiklete yeni binenlerde veya turcularda sezon başlarında ortaya çıkar. Bisiklet taytının deriye temas ettiği yerlerde basınç, sürtünme sonucu ciltte tahriş, pişik, kızarıklık, yanma ve bazen de su kabarcıkları şeklinde kendini belli eder. En etkin tedavi korunmadır. Uygun sele kullanmak, kaliteli tayt giymek, pedli ve uygun boyda taytları tercih etmek, sürüş sonrası taytımızı hemen çıkartarak duş yapmak, her sürüş sonrası giydiğimiz taytı ve çamaşırları yıkamak, bu taytları çok iyi durulamak yani deterjan kalmamasını sağlamak, nemli tayt giymemek ve taytın içine de mutlaka iç çamaşırı “giymememiz” önerilen korunma yöntemlerindendir. Peki, tedavi olarak ne yapabilir? Bir müddet bisiklet binmeyelim. O bölgemizi temiz ve kuru tutalım. Burada iltihap gelişme belirtileri (kızarıklık, ağrı, şişlik) veya şüphemiz varsa hemen en yakın zamanda bir cilt hastalıkları uzmanına görünelim.

Penil uyuşma (peniste uyuşma, his kaybı):
Uzun süreli bisiklet kullanımı sonrası penis ve perineal bölgede (apış arası) uyuşma, karıncalanma, duyu hissinde azalma, ağrı, erkeklerde, peniste sertleşme ve/veya işeme güçlüğü gibi belirtiler ortaya çıkabilmektedir. Uzun süre bisiklet kullanan erkeklerin %20’sinde görülebilir. Mekanizması, bu bölgeden bulunan pudental sinirin, sele ile perineal bölgemiz arasında sıkışmasıdır. Sıkışma ile sinirde kan akımı azalmakta, sonucunda da penis ve bölgede uyuşma ortaya çıkmaktadır. Aynen kolumuzun üstüne yattığımız veya dirseğimizi bir yere çarptığımız zaman olan uyuşma veya elektriklenmeye benzeyen bir tablodur. Şikâyetler çoğu zaman birkaç saat veya gün içinde geçer ve düzelir. Bazen birkaç hafta sürebilir, eğer hala sürüyorsa o zaman bir üroloğa (bevliye uzmanı) görünmek gerekir.

Peki, nasıl korunalım? Cinsel fonksiyonumuzu korumak için bisikletten vazgeçmek zorunda değiliz. Çok basit tedbirlerle peniste uyuşmadan korunabilir veya engelleyebiliriz. Burada selenin yüksekliği çok önemlidir. Uzun süreli turlarda uzun burunlu dar sele kullanmayalım. Basıncı dağıtmak için geniş sele tercih edelim. Sürerken pozisyon değiştirelim, uzun süreli sürüşlerde, molalar verelim, uyuşma hissettiğimizde bisikletten inelim ve sürmeye ara verelim. Bu arada aklımızda olsun, jelli sele örtüleri de önerilmektedir. Bisiklete binmeyen, spor yapmayan hantal bir kişinin cinsel performansının düşük olması zaten beklenen bir sonuç olduğu için, spor yapmak, zinde ve fit olmak, psikolojik olarak sağlıklı olmanın bu konudaki üstünlüğü ortadadır

Özet/Sonuç:

Bisiklet kullanma alışkanlığı son yıllarda güzel şehrimiz İzmir ve diğer beldelerde gittikçe artmaktadır. Bisiklet binmek ruh ve beden sağlığımızı güçlendiren, çevreye zararı olmayan, ses, egzoz, hava kirliliği yaratmayan, benzin-mazot tüketimi olmayan, bizim sakin sakin düşünerek temiz havada dolaşmamızı sağlayan bir spordur.

Her olayda olduğu gibi, bisiklet kullanırken, yukarıda saydığımız bazı yaralanma ve kazaların olması da kaçınılmazıdır. Yapılabilecek en güzel şeyler:

  • Tedbirli olmak, güvenli bisiklet kullanmak,
  • Uykusuz, alkollü, çok sıcak havalarda, dalgın veya yorgunken pedallamamak,
  • Mümkünse en az 2 kişi bisiklet kullanmak (birisi düşer yaralanır ise diğerinin yardım etmesi için) şeklinde özetlenebilir.
  • Saydığımız yaralanma veya kazalar olursa hemen ilk yardım uygulamak,
  • İl ve ilçe sınırları içerisindeysek 112 no’lu telefonu arayarak yardım istemek,
  • Meskûn olmayan yerlerde jandarmadan yardım istemek ve en sonunda mutlaka bir hastanenin acil servisine giderek hastalık veya yaralanmamızın kesin tedavisini yaptırmamız gerekir.

Yaralanmasız, sağlıklı sürüşler dileklerimizle hepinize çok mutlu, huzurlu, sağlıklı günler dileriz, sevgi saygılarımızla.

Kaynaklar:

  • Yanturali S, Canacik O, Karsli E, Suner S. Injury and illness among athletes during a multi-day elite cycling road race. Phys Sportsmed. 2015 Nov;43(4):348-54. doi: 10.1080/00913847.2015.1096182.
  • http://www.ulkumenrodoplu.com/ilkyardim.
  • William S., Chen, Roger Y., Dunn, Allison J. Chen, and James G. Linakis. Epidemiology of Nonfatal Bicycle Injuries Presenting to United States Emergency Departments, 2001–2008. Academic Emergency Medicine 2013; 20:570–575.
  • Dana H. Kotler; Ashwin N. Babu; and Greg Robidoux. Prevention, Evaluation, and Rehabilitation of Cycling-Related Injury. Current Sports Medicine Reports, 15(3):2016.
  • Andrew W. Nichols. Heat-related illness in sports and exercise. Curr Rev Musculoskelet Med (2014) 7:355–365.
  • Thomas Sanford, Charles E. McCulloch, Rachael A. Callcut, Peter R. Carroll, MPH, Benjamin N. Breyer. Bicycle Trauma Injuries and Hospital Admissions in the United States, 1998–2013. JAMA. 2015 September 1; 314(9): 947–949.

Prof. Dr. Sedat YANTURALI
Dokuz Eylül Hastanesi, Acil Tıp Anabilim Dalı, Öğretim Üyesi
e mail: sedat.yanturali@deu.edu.tr

Mavişehir ve İzmir'in en sevilen genel kültür, magazin ve güncel hayat dergisi.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir