BİLİNMESİ GEREKEN BİR KAVRAM: YAKIN SEBEP

Hasar süreçlerinde sigortalılarla sigorta şirketleri arasında anlaşmazlıklara neden olan konuları dilim döndüğünce anlatmaya çalışıyorum. Çünkü bu kritik konularda bilgi sahibi olursak, sigorta şirketleri ile sorun yaşama ihtimalini çok azaltmış oluruz. “Yakın sebep” kavramı da bunlardan bir tanesidir.

Sıralı bir şekilde dizilen domino taşlarını düşünelim. Parmağımızla ilk taşı itip devrilmesini sağladıktan sonra, sırayla hepsinin devrilir ve şunu söyleyebiliriz: Devrilmiş olan taşlardan herhangi birinin devrilmesinin yakın sebebi, ilk taşın parmak ile itilmesidir.

En temel basit anlatımıyla, söz konusu bir hasarın oluşması sürecini tetikleyen ilk olay, o hasarın yakın sebebidir diyebiliriz.

Örneklerle daha iyi anlaşılacağını düşünüyorum.
Bir konut sigortası yaptırdığımız zaman evimizi güvence altına aldığımız ilk riziko yangındır. Diğer tüm maddeler ek teminatlar olarak poliçeye eklenmektedir. Deprem, hırsızlık, su baskını, kötü niyetli hareketler, terör, cam kırılması, vb ek teminatlar normalde isteğe bağlı olarak alınmasına rağmen, sigorta şirketlerinin hazırlamış olduğu paket poliçeler sayesinde standart olarak verilebiliyor. Bu sayede de gözden kaçan bir teminatın olmaması sağlanabiliyor. Sigortalının ek teminatlardan bazılarını almak istemediğini, ya da poliçenin bir paket poliçe olmayıp bazı teminatların verilmediğini düşünelim. Mesela bu teminat deprem teminatı olsun. Bir deprem yaşanırsa ve bu depremin sonucunda bina yıkılmaz fakat sarsıntı nedeniyle bir şekilde yangın çıkarsa, poliçemiz yangına karşı güvence veriyor olsa da bu hasarımız ödenmeyecektir. Çünkü, yangını çıkartan, yani yangın hasarının yakın sebebi depremdir. Ve bizim poliçemizde depremin vereceği zarara karşı teminat verilmemiştir. Eğer bu uygulama sigortalı tarafından bilinmez ise, zaten canının yandığı bir süreçte bir de bu kötü sürprizle karşılaşması herşeye tuz biber olacaktır.

Benzer bir örnek de izolasyon eksiklikleri olarak verilebilir. Binanın izolasyonunun yeterli olmaması nedeniyle, evin içine su sızması, bir su hasarı olmasına rağmen, izolasyon eksikliği temel sebebinden kaynaklanmış olacaktır. Eğer poliçemizde izolasyon eksikliklerine karşı bir teminat yoksa maalesef hasar ödenmeyecektir.

Herkesin daha çok hakim olduğu kasko konusunda da bir örnek vermek istiyorum. Alkollü araba kullanılması sonucu yaşanan bir trafik kazasında, yakın sebep alkol olacaktır. Çünkü kazanın oluşmasının ilk sebebi, alkol nedeniyle sürüş yeteneklerinin ve reflekslerin azalmış olmasıdır. Alkol ve uyuşturucu maddelerin kullanılmış olması durumlarında sigorta şirketleri hasar ödemeyeceklerini genel şartlarında belirtmektedirler. Bu durumda, alkollü araba kullandığımız zaman bir kaza meydana gelirse, zararımızın sigorta şirketi tarafından karşılanmayacağını bilmemiz gerekir.

Yakın sebep nedeniyle sigortalı ve sigortacının karşı karşıya gelmemesi için sigortacı tarafından yapılması gereken ilk şey, bu konunun sigorta poliçesi düzenlenmeden önce sigortalıya detaylı bir şekilde anlatılmasıdır. Bu durumda sigortalıdan, doğru poliçeyi oluşturmaya yarayacak gerçek verileri alınabilir.. Sonrasında da yakın sebepler nedeniyle, hasarına ilişkin tazminatı almakta sorun yaşamayacağı doğru poliçeyi ona sunulmalıdır.

Sigortalıların da yapması gereken, ne alıyor olduğunu iyice sorup, okuyup, öğrenmektir. Poliçe metinleri artık eskisi gibi karmaşık değildir. Aksine, son derece anlaşılır bir dille, önemli olan noktaların vurgulanacak şekilde koyu harflerle yazılması yönetmeliklerle düzenlenmiştir.

Hasar süreçlerini sorunsuz tamamlamak için, poliçenin doğru oluşturulmuş olması esastır. Sigortacı olarak bizler, sigortacılığı bilir, sigortalılarımızı doğru poliçeye yönlendirmeye çalışırız. Fakat sigortalanacak kıymetin (ev, araba, işyeri, yat, vs) özelliklerini bilme şansımız yoktur. Bu noktada bizlere doğru ve eksiksiz bilgiler verilmelidir. Sorduğumuz sorular, gereksiz bulunmayıp, mümkün olduğunca detaylı cevaplandırılmalıdır. Bu bilgiler ışığında hazırlanan teklif de iyice okunup, anlaşılmayan noktalar sorulmalı, eksik ya da fazla olduğu düşünülen kısımlar da düzelttirilmelidir.

Sigorta bir güven işidir. Fakat sigortacımıza duyduğumuz güveni, “Konut poliçesi yaptırmak istiyorum, sen en kapsamlısını hazırla” diyip herşeyi ona bırakarak göstermemeliyiz. Onun yönlendirmelerini dikkate alıp, istediği verileri temin edip, bir işbirliği ile hareket ederek hem kendimiz hem de sigortacımız için çok daha sağlıklı bir süreç oluşturmuş oluruz.

Mavişehir ve İzmir'in en sevilen genel kültür, magazin ve güncel hayat dergisi.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir