ARAÇ SİGORTALARINDAKİ PRİM FARKLILIKLARININ SEBEPLERİ

Araç sigortaları (kasko ve trafik), özellikle son birkaç senedir çok değişken primlerle karşımıza çıkıyor. Bana yöneltilen soruların başında bu çeşitliliğin sebebi gelmektedir. Bu konuyu biraz açıklık getirmekte yarar görüyorum. Sigorta şirketleri fiyatları belirlerken birçok istatistiki hesaplar yapmakta, daha sonra maliyet/kazaç planlamalarını da yapıp, son olarak piyasa ekonomisi şartlarında fiyatları oluşturmaktadır.

ABC marka bir aracı düşünelim. Bu marka araçtan kaç tanesi sigorta yaptırmış, toplam ne kadar prim ödemişler, kaç tane hasar dosyası açılmış, toplam ne kadar hasar ödemesi gerçekleşmiş gibi verileri toplarlar. Bu veriler hem tüm ülke geneline ilişkin olarak hem de hesabı yapan sigorta şirketinin kendi bünyesine ilişkin olarak derlenir. Buna ek olarak ABC marka aracın yedek parça temin ve kullanım maliyetlerini de bu verilerle birleştirirler. Buradan çıkan sonuç, herhangi bir sigorta şirketinin o araç markası için oluşturacağı fiyat konusundaki en önemli etkendir.

Sigorta şirketinin poliçesi ile sigortalısına sunduğu ve sunmadığı teminatlar da fiyatı belirleyen unsurlardandır. Dolayısıyla, bir poliçenin fiyatının düşük olmasının, teminatlarının eksik olmasından ya da taahhüt ettiği hizmetin sınırlı olmasından kaynaklanabileceğini aklımızın bir köşesinde tutmakta yarar vardır.

Tabii serbest ekonomi piyasasının imkanları ve sigorta şirketinin kar/zarar durumlarına göre, bazı ürünlerinin satışını arttırmak, ya da azaltmak stratejisi belirleyebilir. Bu durumda satışını arttırmak istediği ürünün fiyatını aşağı, satışını azaltmak istediği ürünün fiyatını ise yukarı çekecektir.

Kimi sigorta şirketleri ise, fiyatları kar/zarar stratejileri doğrultusunda değil, daha uzun vadeli stratejiler ile değiştirebilmektedir. Mesela, Türkiye genelinde, tüm araçların marka, model, tip, kullanım şekli, vs verilerin bütününe sahip olup, daha uzun vadeli, daha kritik kararlar verebilmeyi istiyor olabilir. Bu durumda kısa vadeli zararları göze alıp, fiyatlarını sektörün en alt seviyesine çekebilmektedir. Bu durum da, sonuçta tüketiciye en azından ilgili seneler süresince daha düşük fiyattan ürün satın alabilme imkanı sağlamaktadır.

Bunlara ek olarak bir de araçların kullanıldığı bölgelere ilişkin fiyatlandırmalar da vardır. Trafik yoğunluğunun daha yüksek olduğu illerde primlerin daha yüksek, yoğunluğun düşük olduğu illerde ise primlerin de daha düşük seviyede oluşmaktadır.

Bir şahıs adına kayıtlı olan bir aracın sigortalarının, bir firma/kurum üzerine kayıtlı aracın sigorta primlerinden daha düşük olmaktadır genelde. Çünkü bir şahsın, hasar frekansları, bir kurumun hasar frekanslarına göre daha kolay takip edilebilir. Şahıs adına kayıtlı olan araç, çok istisnai bir durum olmadıkça genelde o kişi tarafından kullanılıyorken, kurum/firma adına kayıtlı bir araç, pek çok farklı kişi tarafından kullanılabilir.

Yine benzer şekilde, özel otomobil olarak kayıtlı bir araç için ödenmesi gereken sigorta primleri daha düşük, ticari faaliyette bulunan bir aracın sigorta primleri daha yükse çıkacaktır. Çünkü, ticari kullanımlı bir aracın trafikte bulunma yoğunluğu, özel otomobil kullanışlı bir aracın trafikte bulunma yoğunluğundan çok daha fazla olacağına şüphe yoktur.

Bunlar ve bunlar gibi pek çok başka kriteri bir arada hesaplayıp, fiyatları oluşturuyor sigorta şirketleri. Her şirketin hesaplama yöntemleri, piyasa stratejileri, vb pek çok değişkeni de hesaba kattığımız zaman, neden her şirketin farklı fiyatlar verebileceği konusunda fikir vermiş olduğumu düşünüyorum.

Artık günümüz teknolojilerinde, her olay kendi içinde izlenip, kontrol edilebilir durumda. Bu yüzden aslında sigorta fiyatlandırmaları kişiye özel hale gelecektir. Şuan daha ziyade markaya özel, bölgeye özel, mesleğe özel gibi bir takım genel özelleştirmeler yapılmaya çalışılmakta olsa da zaman içinde çok daha özelleştirilmiş çalışmalar olacaktır.

Herhangi bir poliçe satın alacağınız zaman, fiyattan önce, poliçenin kapsamını inceleyip, daha sonra fiyatları karşılaştırmak gerekir. Çünkü bazen, fiyatı düşük diye satın aldığımız bir ürün, bizim onu alma amacımızı hiç karşılamamakta olabilir. Bu durumda, ona ödemiş olduğumuz paranın tamamını aslında boşa ödemiş oluruz.

Hasar yaşanmadığı sürece, sigortanın önemi malesef farkedilememektedir. Fakat olası bir hasar zamanında, sürecin sıkıntısız atlatılabilmesi de, poliçemizin doğru şartlarda oluşturulmuş olmasına bağlıdır. Bu yüzden aklınıza gelecek her türlü sorunuzu sigortacınıza sormaktan çekinmeyin. Bizlerin varlığı, sadece poliçe satmak değil, asıl amacımız sizlere danışmanlık sağlamaktır. Her türlü sorularınızı mail adresimden bana yönlendirebilirsiniz.

Çalışanlara iyi çalışmalar, izin yapanlara da iyi tatiller dileklerimle.

Mavişehir ve İzmir'in en sevilen genel kültür, magazin ve güncel hayat dergisi.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir