Psikoterapi nedir? Ne değildir?

Psikoterapi, düşünce, algı ve tutumlarda değişim sağlayarak bireyin yaşam kalitesini yükseltme ve şikayetlerini azaltma amacıyla, eğitimli bir terapist tarafından yapılan, uygulama yolu dinleme, anlama ve konuşma olan bir tedavi şeklidir.

Psikoterapi bir “sohbet” değildir. İnsanlar birbirlerine dinleyerek ve konuşarak destek olabilirler. Ama bu plansız ve düzensiz bir süreçtir. Psikoterapi, düzensiz olan bu yardım biçimlerinden iki yönüyle ayrılır. Birincisi, terapistler bu uygulamayı yapabilmek için özel bir eğitim almışlardır. İkincisi, bu uygulamaları, hastaların/danışanların sorunlarının kaynaklarını açıklayan ve bunları giderme yöntemlerini öneren bir kuram tarafından sistemli olarak yönlendirilmektedir.

mavisehir-dergisi-ozan-pazvantoglu4

Psikoterapinin amaçları nelerdir?
Psikoterapide, terapist, hastayla/danışanla terapi hedeflerini gerçekleştirmeye yönelik, planlanmış, sınırları belirli bir profesyonel ilişki kurar. Bu hedefler; varolan sorunları ortadan kaldırmak ya da etkilerini azaltmak, sorunlu davranış örüntülerini değiştirmek, olumlu kişilik gelişimini desteklemektir. Bütün psikoterapi türlerinin amacı, bireyin sevgi, kabul görme, yaşamdan doyum sağlama, var olan sorunlarından kurtulma vb. haklı gereksinimlerinin giderilmesine yardımcı olmaktır. Psikoterapide bu tür gereksinimlerin sağlanmasına engel olan yanlış tutumlar, düşünceler, duygular ve davranışlar düzeltilerek bu amaçlara ulaşmak hedeflenir.

Farklı psikoterapi türleri var mıdır? Özellikleri nelerdir?
İnsan psikolojisini ve ruhsal sorunlarını ele alış biçimlerine, uygulanan sorun alanlarına göre birçok psikoterapi türü vardır. Bunlardan birkaçı; psikodinamik psikoterapi, bilişsel-davranışçı psikoterapi, destekleyici psikoterapi, varoluşçu psikoterapi, cinsel terapi, evlilik terapisi, aile terapisi, grup psikoterapisidir.

Psikoterapi seanslarının süresi uygulanan psikoterapi türüne göre değişebilir. Bilişsel davranışçı terapinin ilerleyen seansları 30 dakika olabileceği gibi evlilik terapisi seansları 90 dakikaya kadar uzatılabilir. Genel olarak bireysel terapilerde 45-50 dakikalık görüşme süreleri uygun ve gereklidir. Görüşme sıklığı psikoterapi türüne göre değişmekle birlikte, haftada bir ila 2-3 haftada bir arasındadır. Görüşme sıklığı psikoterapi sürecinin ilerleyen dönemlerinde seyrekleştirilebilir.

Psikiyatrist ile psikolog arasındaki farklar nelerdir? Ruhsal sorunları olan bireyler öncelikle kime gitmelidir?
Bu iki meslek insanlar tarafından çokça karıştırılır ya da yanlış tanınır. Öncelikle psikiyatristler hekimdir, 6 yıllık tıp fakültesi mezunudur. Bu nedenle genel sağlık ve tıbbi hastalıklar konusunda da yeterli bilgiye sahiplerdir. Mezuniyet sonrası tıpta uzmanlık sınavında başarılı olarak –ortopedistler, cerrahlar ya da çocuk doktorları gibi- psikiyatri bölümünü tercih etmişlerdir. Dört yıl uzmanlık eğitimi aldıktan sonra uzmanlık sınavını geçerek ve tezlerini tamamlayarak “psikiyatrist” olmaya hak kazanırlar.  Öte yandan psikologlar üniversite sınavında üniversitelerin fen-edebiyat fakülteleri kapsamında bulunan psikoloji bölümünü kazanmışlardır. Dört yıllık bu eğitimden sonra “psikolog” ünvanı alırlar. Bu aşamadan sonra çeşitli alanlarda yüksek lisans yaparak uzmanlaşabilirler, örneğin endüstriyel psikolog, sosyal psikolog ya da klinik psikolog gibi. Bunlar arasından sadece “klinik psikoloji” yüksek lisansını yapanlar ve psikoterapi eğitimi alanlar hasta/danışan bakabilirler.

Psikoloji bilimi, bireyi daha çok psikolojik ve sosyal yönlerini değerlendirerek anlamaya çalışır. Psikiyatri ise insan sağlığını ve hastalıklarını ele alırken insanın biyolojik yönünü de hesaba katar. Psikoloji ve psikiyatrinin ayrıldığı temel noktalardan biri, insan biyolojisi hakkındaki bilgi derecelerinin farklılığı ve bunun tedavi yöntemlerine yansımasıdır. Bu nedenle psikiyatristler hastalarının tedavi sürecinde ilaç tedavisini de kullanabilme ehliyetine ve avantajına sahiptirler.

Bu nedenlerden dolayı ruhsal sorunları olan bireyler öncelikli olarak bir psikiyatrist tarafından değerlendirilmelidir. Çünkü hemen her türlü ruhsal belirtinin temelinde az ya da çok biyolojik bir bileşen de vardır. Bunun ardından psikoterapi uygulayabilen bir psikiyatrist ya da psikoterapi eğitimi olan bir psikologdan yardım alabilirler.

mavisehir-dergisi-ozan-pazvantoglu5

Psikiyatristler psikoterapi yapmayı bilirler mi?
Bu sorunun kısa cevabı; ”evet” dir. Buna karşın toplumda “psikiyatristler sadece ilaçla tedavi eder, hastayla pek konuşmazlar, psikoterapi bilmezler/yapmazlar” şeklinde doğru olmayan bir algı vardır. Bu oluşan algının aksine, yeterli psikoterapi eğitimi almış psikiyatristler kendilerine başvuran bireylerin tedavilerinde psikoterapiyi de en az ilaç tedavisi kadar etkin olarak kullanabilirler. Öte yandan bunun için bazı gereklilikler vardır. Bunlardan birkaçı, hastalara ayrılan görüşme süresinin yeterli uzunlukta olması, psikiyatristlerin bir ya da birkaç psikoterapi ekolünde hem teorik hem de uygulamalı eğitim almış olmaları ve bu eğitimlerin yetkin kişi ya da kurumlardan alınmış olmasıdır. Bu temel şartlar sağlanmadığında yapılanın “gerçek” bir psikoterapi olduğunu söylemek zordur.

Kimler psikoterapi uygulayabilir?
Psikiyatristler ve klinik psikoloji yüksek lisansı/doktorası bulunan psikologlar psikoterapi yapma yetkinliğine sahiptir. Bunun dışındaki adaylar ancak nitelikli bir eğitim aldıktan sonra psikoterapi uygulayabilirler. Psikoterapist adayı çoğunlukla psikoloji, psikolojik danışmanlık-rehberlik, tıp gibi alanlarda lisans eğitimi tamamladıktan sonra psikoterapi alanına yönelir, teorik ve pratik eğitim alır. Psikoterapi eğitimleri, hastanelerin ya da fakültelerin ilgili kliniklerinden alınabileceği gibi eğitim ve sertifikasyon veren uzman kişilerden ve derneklerden de alınabilmektedir.

Herkes psikoterapiden yararlanır mı?
Onlarca psikoterapi türü geliştirilmiştir. Psikoterapi türü bireye ve sorunlarına uygun seçilir ve ehil bir terapist tarafından uygulanırsa her bireyin psikoterapiden yararlanma olasılığı vardır. Öte yandan, birey terapi sürecine ne kadar odaklanır ve değişim için gerekli koşulları yerine getirirse, yararlanma olasılığı o kadar artar. Bireyin psikoterapiye uygunluğu ve uygulanacak yöntem terapist tarafından değerlendirilir. Psikoterapi seanslarında konuşulanlar gizlidir, hastanın “gizlilik” hakları hem etik hem de hukuk kuralları tarafından korunmaktadır.

Cinsel terapi nedir?
Bireyin ya da çiftin sorunlarının odağında cinsellik ve cinsel yaşam ile ilgili bir problem olduğunda bu terapi kullanılabilir. Terapi türlerinden birinin ya da birkaçının ihtiyaca göre kullanıldığı bir yaklaşımdır. Genellikle terapi eşli olarak sürdürülür, zorunlu hallerde kişiler bireysel olarak da terapiye kabul edilebilir. Sorunun ne olduğuna (örneğin, vaginismus, sertleşme güçlüğü, erken boşalma, cinsel isteksizlik vb.) göre terapinin süresi değişir. Seans aralıkları ideal olarak haftada bir, zorunlu hallerde on beş günde birdir. Seanslar arası günlerde eşlerden bazı egzersizler (ev ödevleri) yapmaları ve bunlarla ilgili çizelgeler tutmaları istenir.

Cinsel sorun ya da bozuklukların tedavisinde ilaçların hemen hiç yeri yoktur, sorun ancak doğru şekilde uygulanan cinsel terapi ile aşılabilir. Ülkemizde bu alanda yetkin terapist eğiten en nitelikli kurum Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği (CETAD)’dir. Derneğin web sitesinden her ildeki eğitimlerini tamamlamış cinsel terapistler öğrenilebilir. (www.cetad.org.tr) 

Evlilik/Çift Terapisi nedir?
Evlilik ya da henüz evli olmayan çift ilişkilerinde zaman zaman bazı sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Bu sorunlar kapsamlı olduğunda ve/veya çözülemeyerek kronikleştiğinde bir uzmandan yardım alma gereksinimi duyulur. Başvurularda eşler yardım alma konusunda eşit motivasyonda olmayabilir. Bu motivasyon eksikliği çiftin sorunlarının giderilmesinin önündeki en büyük engellerden biridir. Çift terapistinin öncelikli amaçlarından biri eşlerden birinde ya da her ikisinde olan bu motivasyon zayıflığını gidermektir.

Evlilik/çift terapisinin amaçları nelerdir?
• Evlilik içi çatışmaları çözmek
• Eşlerin duygusal gereksinimlerinin algılanmasını ve bunların doyurulmasını sağlamak
• Eğer varsa bireydeki ruhsal belirtileri ve işlevsel bozuklukları ilişki içinde ele almak ve düzeltmeye çalışmak
• İletişim becerilerinin artırılmasını sağlamak
• Sorunun çözümü için eşlerin kullanabileceği davranışları belirleyip, kullanma becerilerini uygulamaya koymak
• Eşlerin karşılaştığı travmatik olaylar, fiziksel ya da ruhsal problemler gibi zorlayıcı yaşam olayları karşısında problem çözme becerilerini arttırmak.

Evlilik/çift terapisinde eşler arasındaki sorunlar her bir eşten ayrı ayrı dinlendikten sonra üzerinde uzlaşılarak bir problem sıralaması yapılır ve öncelik sırasına göre bu sorunlar çiftle birlikte ele alınır. Görüşme arasındaki günlerde çifte uygulamaları için bazı egzersizler verilebilir.

www.ozanpazvantoglu.com

mavisehir-dergisi-ozan-pazvantoglu3

mavisehir-dergisi-ozan-pazvantoglu6

 

 

Mavişehir ve İzmir'in en sevilen genel kültür, magazin ve güncel hayat dergisi.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir