MURAT AZİRET İLE ÖZEL RÖPORTAJ

Yeni şarkısı “Hazır Kıta” ile huzurlarınızda…

Murat Aziret’i tanıyor musunuz? Durun, bu sorunun cevabını ben vereyim. Tanıyamazsınız. Kendisi 32 yıldır müzik piyasasının içindedir ve çalışmadığı insan kalmamıştır. Vokal olmasının yanı sıra kendi şarkıları, albümü ve singleları da vardır. Ama radyolarda çalınmaz. Ülkemizde her şey belli kişilerin elinde bulunduğu gibi radyo ve müzik sektörü de 4-5 tekelin elinde. Eğer bu tekellerle çalışmıyorsanız hiç boşuna şarkı çıkarmayın derim ben. Çünkü radyolar nasılsa çalmayacak! Radyocular bir şarkının çalınıp çalınmayacağına kendileri karar veriyor. Bu da ayrı bir tartışma-tez konusu! Murat Aziret kimdir ben size söyleyeyim:

GERÇEK BİR MÜZİSYEN!
Murat Aziret’le Ajda Pekkan hayranlığım sayesinde tanıştım. Ajda Pekkan hayranı olunca ve konserlerine gidince çevresiyle de iletişim halinde oluyorsunuz. Konserlerindeki selamlaşmalarımızla sınırlı olan ilişkimiz zamanla ağabey kardeş ilişkisine döndü. Tanıdığım günden beri hala o ilk günkü Murat ağabey. Hiç değişmedi. Eskiden de benim saçma sapan sorularıma cevap verirdi. Seneler geçti ben hâlâ ona soru soruyor cevabımı da alıyorum. Hep alçakgönüllüydü, hep yardımseverdi, hep gençleri severdi ve hep egosuzdu. Ben bay egosuz diyorum ona kendi içimde. Tabii o bunu bilmiyor. Malum ödev röportaj olunca ben de kendisini seçtim. Biliyordum kabul edeceğini neredeyse adım gibi emindim. Röportaj dediğime bakmayın güzel, doğal ve samimi bir sohbet oldu bizimkisi. “Sağolasın kardeşim çok mutlu oldum kendimi ünlü gibi hissettim” dedi o gün bana. Ağabey sen popüler olmayabilirsin – tabi bir gün o da olacak – ben bu röportajı seninle yaptığıma göre bu yazıyı yazdığıma göre boşuna ünlü olamadım diye üzülme bence. El salla Murat ağabey. Gönüllerin ünlüsü oldun bile! Önemli olan gerçek sevgidir diye konuşmadık mı? Al sana gerçek sevgi işte!

Müzikle tanışman nasıl oldu?
Hayatımda müzik hep vardı ama profesyonel müzik diye bir şey aklımda yoktu. Konservatuvar da aklımda yoktu. Lise arkadaşımla birlikte okul biter bitmez, evde kendimiz çalıp söylemeye başladık. Bir gün aile içinde bir düğün konusu açıldı. “Düğünde siz müzik yapar mısınız?” Selahattin’le sen çalıp söyleyin biz de eğlenelim.” dediler. İyi de biz evde çalıp söylüyoruz. Düğünden bahsediyorsunuz bize. “Lokanta tanıdık, gelenler tanıdık, herkes tanıdık, kimseye çalmayacaksın ki biz bize olacağız, evde çalar gibi düşün” cümlelerini duyunca “o zaman tamam yaparız dedik.” Gayet de güzel oldu. O restoranın sahibi ağabeyimiz bize iş teklif etti. Gelin çalmaya başlayın dedi. Hafta sonları müzik yaparsınız. Bizim hiç aklımızda yoktu ama. Öyle mi? Tamam dedik yapalım. İşte böyle girdim işin içine.

Ajda vardı değil mi senin çocukluğunda?
Ajda benim çocukluğumda kesinlikle vardı. Babamın zamanında da vardı.

Dinler miydin peki?
Bak şimdi bir hikaye anlatacağım sana. Ben 6-7 yaşlarındaydım. Teyzemdeydik aynı evin içinde büyüdüğümüz için. Teyzem de 12-13 yaşlarındaydı. Evin içinde Palavra’yı (Ajda Pekkan klasiklerinden) söylerdi o. Ben de arkasından “dinle beni anla ne olursun” falan filan. Erkeğin söylediği kısımları söylüyordum. 7 yaşımda. 30 sene sonra ben Palavra’yı Ajda Pekkan’la sahnede söyledim. Yani 7 yaşımdayken söylediğim şeyi 38 yaşımda bu sefer seslendiren kadınla beraber söyledim.

Sen zaten birçok şeyi yapıyorsun. Vokal koçluğu, vokal, albüm çıkartıyorsun.
Ben müzisyenim. Ruhum müzisyen. Yaşayış tarzım, stilim, hayata bakışım her şeyim müzikle örtüşüyor.

Niye geri çektin peki kendini?
Dönem dönem hep çalıştığımız bazen de hiç çalışmadığımız zamanlar oldu. Müşteri portföyü geliştiği için ben güzel yerler arıyorum kendime. Söylediğim şeyi algılayan insanlara söylemek istiyorum. Sadece şarkısını dinlemek için oraya gelmiş, şarkıyı kim söylese hiç fark etmeyecek adamlara şarkı söylemek istemiyorum. Anlatabiliyor muyum? Şu anda müşteri portföyü nasıl biliyor musun? Herif kafasında şarkılar belirlemiş o şarkıları dinlemek istiyor. Yoksa sen orada Ahmet varmış, Mehmet varmış, onun umurunda değil.

Popüler olmak ne demek senin için?
Amaçladığım bazı şeyler var. Birincisi insanlara çok yardım etmek istiyorum. Ama bunu şu an ki halimle kısıtlı şartlar altında yapabilirim. Biraz daha tanınır olsam daha farklı yapabilirim. Birçok nedeni var. Daha çok kazanmak. Ailemi daha rahat ettirmek konusunda. İnsanlara yardım etmek, daha fazla insana el atmak. Benden bir şey isteyen insanları reddetmemek. Gençlere daha güzel örnek olmak. Onlara feyiz vermek. Onlara projeler hazırlamalarına yardımcı olmak. Yani benim sana yardımımla Ajda Pekkan’ın yardımı arasında fark var. Bütün Türkiye çapında üniversite ve liselerde seminerler vermek istiyorum. Çocuklara hem müzikle ilgili hem hayatla ilgili tecrübelerimi anlatmak istiyorum. Bunu yapabilmek için de tanınır olmam lazım.

İnternetteki dinlenmelere inanıyor musun?
İnanmıyorum. Çoğunun sahte olduğunu düşünüyorum. Şişirme. Zaten 80 milyon nüfusu olan bir ülkeyiz.

10 sene Ajda’nın yanında çalıştın, ne öğrendin ondan? Şunu şunu öğrendim ben Ajda’dan diyebiliyor musun?
Ajda Pekkan’ı seversin, sevmezsin ya da nefret edersin. Bu herkesin kişisel fikri. Ama Ajda Pekkan’ı takdir etmek zorundasın. Niye? Çünkü 50 yıldır var. Bak 50 seneden bahsediyorum. 50 yıldır popüler kültürde durabilen tek kişi, tek insan. Ondan öğrendiğim şey bu; her dönemde genç kuşağı yakalamak. Gençleri ne yakalıyor bu dönemde? örneğin pinpon oynamak, Ajda pinpon oynuyor.

Yani o dönemin çocukları gençleri neden etkileniyorsa müzikal olarak, tarz ve tavır olarak o müziğine topluyor görüyor ve harmanlıyor. Bu da onu her dönemde popüler kılıyor. Bugün 10 yaşındaki bir çocuğun Ajda Pekkan’ı bilmesinin sebebi de bu. Ondan öğrendiğim en önemli şey bu.

Bu arada Ajda Pekkan’ın yanınde en uzun süre vokal yapabilen tek kişi sensin.
Evet, tam 10 sene oldu ve onuncu senede yollarımızı ayırdık. Ben Ajda Pekkan’ın vokaliydim, yaşımı göstermiyorum 🙂

Sen Ajda’nın vokaliydin tabii ki genç duracaksın. Peki ya Tarkan? Onunla nasıl gidiyor?
Tarkan’la 5. sene oldu. 5. açık hava konserini yaptık. Tarkan benim bu piyasada gördüğüm en şık, en iyi adamlardan birisi. Bırak şarkıcılığını, akıllı bir adam. Müziği çok iyi bilen bir adam. Vicdan sahibi. Geçmişini hiçbir zaman unutmayan gerçek bir sanatçı.
Röportaj; İsmail Gökgez
instagram: isogkgz

 

Mavişehir ve İzmir'in en sevilen genel kültür, magazin ve güncel hayat dergisi.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir