ÖĞRENME ODAKLI OKULLAR

Öğrenciler için sosyal ve akademik başarı, öğretmenler için iş tatmini ve doyum sağlamak için öğrenme odaklı okullar

Son yıllarda yazılarımda ve çalışmalarımda öğrenme odaklı sınıfları, okulları ve öğretmenleri gündemde tutmaya çalışıyorum. Bu özellikle 21. Yüzyıl becerilerini çocuklarımıza öğretelim diye herkesin davul çaldığı bugünlerde bana göre temel yaklaşım olmalıdır. Slogan olarak kullanmayı sevdiğimiz öğrenmeyi öğrenme becerisini nasıl öğreteceğimizi bilmeden konuşmaya devam mı etmeliyiz? Öğrenmeyi öğrenme becerisini öğretebilmek için öğrenme odaklı okullara ihtiyacımız var. Bu yazıda öğrenme odaklı okullara ulaşabilmek için bazı önemli araştırmalardan yola çıkarak bir resim çizmeye çalışacağım.

Özgün Pedagoji Çalışması 1990´ların ortalarında Newmann ve arkadaşları (1996) ilkokul, ortaokul ve lise seviyelerinde yeniden yapılanmış okullarla ilgili bir çalışma yaptılar. Bu iddialı çalışma, 24 yeni yapılanmış okulun özgün pedagoji ve özgün akademik performans yaklaşımlarını matematik ve sosyal bilgilerde ne kadar iyi uyguladığını ve de yüksek derecede özgün pedagoji ve akademik performans gösteren okulların daha düşük seviyede ölçülen okullara göre başarılarını önemli derecede arttırıp artırmadıklarını ölçüyordu. Özgün pedagoji ve performans, ileri düşünme, derinlemesine bilgi yaklaşımları ve sınıfın ötesindeki dünyayla yani yaşamla ilişkili bağlantıları içeren bir dizi standartla ölçülüyordu. Seçilen sınıflar her okulda okul yılı boyunca dört kez gözlemleniyordu. Araştırmacılar 504 ders gözlemlediler ve 234 ölçme–değerlendirme çalışmasını analiz ettiler. Ayrıca öğrenci çalışmalarını da analiz ettiler.

Sınıflardaki yüksek ve düşük derecede özgün pedagoji ve performans uygulanmış olan benzer öğrenciler karşılaştırıldı ve sonuçlar çok çarpıcıydı: yüksek seviyede özgün pedagoji ve performans uygulanan öğrencilere ileri ya da düşük başarılı öğrenci olsunlar sürekli destek veriliyordu. Bir başka önemli bulgu da yüksek ve düşük performans gösteren öğrenciler arasındaki eşitsizliklerin, normalde düşük performanslı öğrencilere özgün pedagoji ve performans stratejileri ve ölçme kullandıklarında büyük ölçüde azalmasıydı.

Bu çalışma, özgün pedagoji ve ölçme–değerlendirmenin tüm öğrenciler için, ama özellikle düşük performans gösterenler için gelişmiş akademik başarı sağladığına kanıt temin etmektedir. Bu araştırma, derinlemesine bilgi ve anlama ile aktif ve yansıtmalı öğretim ve öğrenmeye odaklanmayı teşvik eden özgün performans ölçmeyi ve pedagojiyi vurgulayan öğrenme odaklı okul yaklaşımını da desteklemektedir.

Şikago devlet okullarında başarı çalışmaları Şikago devlet okullarında Şikago Okul Araştırması hakkındaki Konsorsiyum vasıtasıyla öğrenci başarısını etkileyen faktörler hakkında son zamanlarda iki çalışma yapılmıştır. İlk çalışmada Smith, Lee, ve Newmann (2001) ilkokullarda öğretim ve öğrenmenin üzerinde durdular. 2. – 8. sınıflardan 100.000 den fazla öğrencinin sınav notları ve de 384 Şikago okulundaki 5000 den fazla öğretmenin anketleri incelendi. Sonuçlar, öğretmenlerin kullandıkları öğretim yaklaşımının yapısının öğrencilerin okuma ve matematikte ne kadar öğrendiklerini etkilediği hakkında güçlü ampirik destek sağlamaktadır. Daha açıkçası, çalışma, etkileşimli öğretim yöntemlerinin her iki alanda da daha fazla öğrenmeyle ilişkili olduğu hakkında açık ve tutarlı kanıtlar bulmuştur.

Çalışmanın amaçları için Smith, Lee, ve Newmann etkileşimli öğretimi aşağıdaki şekilde nitelemişlerdir: Öğretmenin rolü öncelikle bir rehber ya da koçtur. Bu türde öğretimi kullanan öğretmenler, öğrencilerin sorular sordukları, problem çözmek için stratejiler geliştirdikleri ve birbirleriyle iletişim kurdukları durumlar yaratmaktadırlar… Öğrencilerden genellikle cevaplarını açıklamaları ve sonuçlara nasıl vardıklarını tartışmaları beklenmektedir. Bu öğretmenler genellikle öğrencilerin bilgilerini kapsamlı yazma ve açıklama gerektiren tartışmalar, projeler veya sınavlarla ölçerler. İçerik bilgisi yanında cevabı geliştirme süreci de öğrenci çalışmasının kalitesinin ölçülmesinde önemli olarak değerlendirilir.

Etkileşimli öğretimi vurgulayan sınıflarda öğrenciler konuşarak ve bazen birbirleriyle ve öğretmenle münakaşa ederek fikirlerini ve cevaplarını tartışırlar.  Verilen bir konu hakkında yeni veya daha derin anlama geliştirmek için öğrenciler malzemenin uygulamaları ya da yortulmamaları üzerinde çalışırlar. BU tür ödevlerin tamamlanmaları birkaç gün alabilir. Etkileşimli sınıflardaki öğrenciler genellikle öğretmen tarafından tasarlanan bir öğretim ünitesi içinde çalışmak istedikleri soruları veya konuları seçmeleri için teşvik edilirler. Aynı sınıfın bir dersinde farklı öğrenciler farklı görevlerde çalışabilirler.

Öğrenci başarısını zenginleştirmek için bulunan öğretim tipi, öğrenci anlamasını geliştirmek ve ölçmek için Öğrenme odaklı yaklaşımlar sergilendiğini göstermektedir.

Smith, Lee, ve Newmann sonuçlarını aşağıdaki gibi özetlemektedirler:

Etkileşimli öğretimin olumlu etkileri, okuma ve matematikteki temel beceriler için zararlı olacağı yönündeki korkuları ortadan kaldırmalıdır. Aksine, bulgular, düşük başarı gösteren, ekonomik olarak sorunlu öğrencilere en iyi şekilde didaktik yöntemlerle hizmet edilebileceği varsayımını ciddi olarak sorgulamaktadır. Sonuçlarımız, tamamen bunun aksini belirtmektedir: temel becerilerin öğretimini geliştirmek için etkileşimli öğretim arttırılmalıdır ve didaktik öğretim ve gözden geçirme azaltılmalıdır.

okullarımızda-öğrencilerimizi-geleceğe-hazırlamak-için-öğrenme-odaklı-yaklaşımlar-izmir-mavisehir-dergisi

Bir başka çalışmada ise  (Newmann, Bryk, & Nagaoka, 2001) sınıf ödevleri türlerinin standart test performanslarıyla olan ilişkisini incelemiştir. Araştırmacılar sistematik olarak üç yıl süresince rastgele seçilmiş ve kontrol okullarının 3, 6 ve 8. Sınıflarından yazma ve matematik ödevlerini toplamış ve analiz etmişlerdir. Ayrıca farklı ödevlerden çıkan öğrenci çalışmalarını değerlendirmişlerdir. Son olarak araştırmacılar sınıf ödevlerinin türü, öğrenci çalışmalarının kalitesi ve standart sınavlardaki sonuçlar arasındaki korelasyonu incelemişlerdir.

Ödevler, “özgün” entelektüel çalışma gerektirme seviyelerine göre derecelendirmişlerdir ve araştırmacılar bunu aşağıdaki gibi tanımlamışlardır:

Özgün entelektüel çalışma, olgular ve prosedürlerin rutin kullanımı yerine bilgi ve becerilerin orijinal uygulamasını içerir. Aynı zamanda belirli bir problemin ayrıntılarına yapılan disiplinli sorgulamayı kapsar ve de okul başarısı ötesinde değeri veya anlamı olan bir ürün ya da sunumla sonuçlanır. Özgün entelektüel çalışmanın bu belirleyici özelliklerini, okulun ötesinde değeri olan söylem, ürünler, veya performanslar üretmek için disiplinli sorgulama kullanımı yoluyla bilgi yapılanması olarak özetliyoruz.

Çalışma şu sonuçlara varmıştır:

Daha zorlayıcı entelektüel çalışma gerektiren ödevler alan öğrenciler aynı zamanda Iowa Temel Beceriler Sınavlarında okuma ve matematikte ortalamadan daha fazla başarı elde etmişlerdir ve Illinois Hedef Ölçme Programı’nda okuma, matematik ve yazmada daha ileri performans göstermişlerdir.  Bazı beklentilerin aksine, bazı çok yoksul Şikago sınıflarında yüksek kaliteli ödevlere rastladık ve bu sınıflardaki tüm öğrencilerin bu öğretimden yararlandıklarını [gördük]. Bundan dolayı daha özgün entelektüel çalışma gerektiren ödevlerin aslında geleneksel sınavlarda öğrencilerin sonuçlarını geliştirdiği sonucuna vardık (s. 29)

Sonuç olarak, tüm bu araştırmalarda da gördüğümüz gibi okullarımızda öğrencilerimizi geleceğe hazırlamak için öğrenme odaklı yaklaşımlara ihtiyacımız var. Bunun gerçekleştirebilmek için ise;

  • Kaynağında iyi öğretmen yetiştirmek. Okullar açısından  ise en iyi yetişmiş öğretmenleri seçmek,
  • Bu öğretmenlere sürekli mesleki gelişim ile destek vermek,
  • Özgün pedagojik yaklaşımlarla zorlayıcı bir müfredat oluşturmak,
  • Değerlendirme ve sürekli ileri besleyen geri bildirim sağlamak gerekiyor

Bunları sağladığımızda ise

  • Öğrenciler için sosyal ve akademik başarıyı,
  • Öğretmenler için ise mesleki tatmin ve doyumu sağlayabiliriz.

 

Kayhan Karlı
Yenilikçi Öğrenme Merkezi

Mavişehir ve İzmir'in en sevilen genel kültür, magazin ve güncel hayat dergisi.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir