ÖZEL RÖPORTAJ; RECEP AKTUĞ

Müzik kariyerine doğduğu şehir olan İzmir Karşıyaka’da başlayan ve yanısıra dizi ve filmlerde oynayan müzisyen –oyuncu Recep Aktuğ senelerdir müzikle uğraşsa da yeni nesil onu “Aşk_ı Memnu” dizisindeki Hilmi Bey karakteri sayesinde tanıdı. Ruha ve kulağa hitap eden sesi, müziği, yorumu ve hâla eskimeyen şarkılarıyla yıllardır bizlere eşlik eden, yılların eskitemediği isimlerden biri olan  sanatçı Recep Aktuğ bizlerle…

Recep Aktuğ hakkında merak ettikleriniz için yönelteceğim sorularımın içtenlikle yanıtlanacağını biliyor ve ilk sorumla başlıyorum sohbetimize…

-Aslen nerelisin? Nerede doğdun? Hangi okullarda okudun? (“sen”li “ben” li konuşmamın nedeni; kendisiyle gurur duyduğum çocukluk arkadaşım olduğundandır. )
İzmir Çeşme doğumluyum. İlk, Ortaokul ve Liseyi Karşıyaka’da okudum..

-Nelerden hoşlanır, nelerden nefret edersin?
Klasik cevap gibi gelmesin ama ciddi olarak yalandan, sahtekarlıktan ve samimiyetsizlikten çok nefret ederim…Nelerden hoşlandığıma gelince; müzik tabii başta olmak üzere; ailemle vakit geçirmekten, doğadan ve güzel olan her şeyden diyebilirim.

-Sanat hayatına atılışın bir tesadüf mü, yoksa senin hayalini kurup da başardığın bir durum mu?
Hayır Ortaokul sıralarında müziğe başladım. Hayalim hep bir şeyler üretmek, yeteneklerimi sergiliyerek hayatımı devam ettirmekti. Ve oldu… Ama çok çalıştım..

-Bildiğim kadarıyla sizin ailede herkes sanatçı; eşin opera da korist, kızın da dizilerde oynuyor. Aynı mesleği icra ediyor olmanızın sana nasıl bir katkısı veya zorluğu var?
Katkısı ve desteği çok. En azından konulara hakim durumda olduğumuz için yararlı tartışmalar yapabiliyoruz.

-Çocukluk yıllarında Karşıyaka’da olduğunu biliyorum. İzmir ve Karşıyaka hakkında neler söyleyeceksin bize?
Aslında çok şey söylemek isterim ama kısaca bahsedeyim. Vahim bir şekilde doku bozulması yaşanıyor gibi. Eski samimiyet kalmamış ortada. Çok fazla göç olmuş, insanlar birbirlerine karşı çok yabancılaşmış…

-Bu yaz piyasaya çıkardığın yanılmıyorsam 3. Müzik albümün oldu. Bu albümde 12 şarkıya yer verdin. Şarkı seçimini yaparken nelere dikkat ediyorsun?
Çok fazla dikkat ettiğim bir şey yok. O ana kadar biriken ve beni dinleyenlerin duymasını istediğim ezgiler ve sözler. Ama özellikle sözler benim için çok önemli. Dinleyenlerin aklına beynine ve ruhuna hitap edebilecek kelimeler bulup onları kısa bir hikaye olarak anlatıyorum.

-Bu albümünden beklentilerin nedir? İnternet aracılığıyla şarkıların ücretsiz yayınlanıyor olması ile ilgili düşüncelerini öğrenebilir miyim?
Bu soru zor. İnternet şu anda Müzik sektörünün tek çıkış yolu ve tek kazanç kapısı. Emeğe değer veren ve özlellikle dinlemek istedikleri sanatçının albümünü internet üzerinden satın alıyorlar ya da ücretli olarak dinliyorlar. Korsan çok fazla ama artık o konu için söylenebilecek her şey söylendi. Herkes elini vicdanına koyup emeğe saygı gösterip o şekilde davranmalı..

-Müziği sana ait olup da sözleri başkalarına ait olan şarkıların var; merak ettiğim bir konuyu sana sormak istiyorum. Söze göre mi besteliyorsun, yoksa besteye göre söz mü araştırıyorsun?
Her ikisi de olabiliyor. Bazen söz bazen melodi çok etkiliyor. İşte asıl çalışma o zaman başlıyor..

-İlk Albüm “Alışma Bana”, İkinci albüm “Siyah Gül” ve 3. Albüm “Yaşamak”… Sözü ve müziği sana ait olup da özellikle çok severek okudukların varsa hangileri?
Hepsi benim çocuğum; hiç ayırımcılık yapmam. Bunu dinleyiciler beğenir ve sıraya sokar. Bazen benim hiç ümit etmediğim bir şarkım çok beğeniliyor. Böyle durumlarda her şeyi baştan sona gözden geçiriyorum. Hata yapmamak için.

-Özellikle sözü ve müziği sana ait olan eserlerini oluştururken nelere dikkat ediyorsun? Nasıl bir ortam yaratıyorsun kendine?
Yukarıda da söylediğim gibi. Söz ve müzik bir bütündür; hele bir de söyleyen kişiye yakışmışsa muhteşem olur. Bu birlikteliği yakalamak için anlatacağın hikayenin çok güçlü olması gerekir. Dinleyenlerin aklına, beynine, ruhuna hitap etmek gerekir. Bunları oluşturabilmek için de mutlaka çok sakin ve sessiz bir ortamda çalışırım. Bazen bir anda her şey olur bazen de aylar sürebilir.

-Müzik albümlerinin yanısıra canlı müzik programları da yapıyorsun. Özellikle yemekli mekanlarda şarkı söylemenin zor olduğunu düşünüyorum. Sen bu zorluğu nasıl aşıyorsun?
Buna mecburum. Çünkü bu yoldan hayatımı sürdürebiliyorum. Ama yemekli mekanların da zorluğunu göğüslemem gerekiyor. Az çok nelerin olabileceğini bildiğim ve tahmin ettiğim için fazla zorluk çekmiyorum. Ama keşke konser veya gösteri gibi dinletiler yapabilsem, işte o zaman karşımda beni dinleyenler ve ben; bir enerji akımıyla duygu ve düşüncelerimin alışverişini çok rahat yapabiliyorum…

-Biraz da oyunculuğundan söz edelim. Şimdiye dek çektiğin film ve diziler sırasında unutamadığın bir sahne ya da sahneler var mı? Bizimle paylaşırsan sevinirim.
Ben her tür filmde veya dizide olmuyorum. Çok seçici davranıyorum. Bir dizide oynarsam dizi bitince mutlaka bir sezon ara veriyorum. Her an ekranda olmak insanları bıktırıyor ve senin inandırıcılığın kalmıyor. Çekim anındaki yaşanan sıkıntılar, komiklikler, hüzünler vb. çok önemli ve akılda kalıcı şeyler… Oynadığım her dizi veya filmlerin bu yüzden her sahnesi benim için unutulmaz oluyor…

-Müzikle veya oyunculukla ilgili yeni projelerinden söz edelim mi?
Yeni projelerim olmaz mı, var tabii… Şimdiden 3 Albüm içeriği üstünde çalışıyorum. Çok ta önem verdiğim bir usta var yanımda. 70-80-90 yıllarının unutulmaz besteci, söz yazarı ve Aranjörü Norayr Demirci… Tüm çalışmaları onunla fikir alışverişi yaparak sürdürüyorum. Bu çok önemli. Çok daha keyifli albümler çıkacak ortaya.

Sorularımıza verdiğin içten yanıtlar, güler yüzlü tavrın ve dostluğun için kendim ve ekibim adına sana çok teşekkür ederim.
Rica Ederim. Ne zaman istersen…
Sevgiler.

mavisehir-dergisi-recep-aktug2

Mavişehir ve İzmir'in en sevilen genel kültür, magazin ve güncel hayat dergisi.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir