MEKAN TASARIMCISI YELİZ FİDAN

Sizin hikayenizi dinlemekle başlayalım öncelikle…
Turizm ve Otelcilik Anadolu Meslek Lisesi’ni bitirdikten sonra Dokuz Eylül Üniversitesi Turizm ve Otel İşletmeciliği bölümünden mezun oldum. Hemen sonrasında ise 2. Ünivesite olarak Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi Yüksek Lisans eğitimimi tamamladım. Lise ve üniversite döneminde turizm sektöründe çalışmış olmama rağmen aklım her zaman baba mesleği olan inşaat sektöründeydi. Aile şirketimiz olan Kahvecioğlu Yapı şirketinin projelerinde küçük yaşlarda inşaat tozunu yutarak ister istemez kendimi bu işin içinde buldum. Üniversite eğitimime devam ederken aynı zamanda şirketimizin inşaatlarında da malzeme seçimleri ve iç dekorasyon işlerini yönetiyordum. Aktif olarak bireysel projeler üretip tadilat ve dekorasyon işleri yapmaya başladığımda profosyonelleşebilmek için bu işin eğitimini almaya karar verdim. En hızlandırılmış şekilde bana bu eğitimi sağlayacak Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı özel bir eğitim kurumunda 2 yıl boyunca iç mimari ve dekorasyon eğitimi aldım. Kendimi bu yönde geliştirmek adına yurtdışında dönemlik workshoplara, dekorasyon ve tasarım fuarlarına katıldım. 45 yıllık müteahhitlik firması olan şu anda da ortağı bulunduğum aile şirketimiz Kahvecioğlu Yapı Elm. Ltd. Şti. bünyesinde 8 yıldır dekorasyon ve tasarım üzerine bireysel projeler üretiyor ve uyguluyorum. Her ne kadar bu meslek üzerine ciddi eğitimler almış olsam da neticede mimarlık bölümünden mezun olanlar 2-3 sene benden daha fazla ter dökmüş ve bu unvanı hak etmiş insanlar. O yüzden ben kendime “tasarımcı veya mekan tasarımcısı” diyorum. Aslında ilk başta aile şirketimize yardımcı olmak ve benim zevkime güvenen eşimin, dostumun, akrabamın evlerine ve iş yerlerine fikir vermek olarak başlayan hobim zamanla mesleğime dönüştü. Benim hayat mottom: ‘’Eğer sevdiğin işi yaparsan hiç çalışmış olmazsın’’ lafıdır.

Bugüne kadar neler yaptınız? Hangi projeler üzerinde çalıştınız?
Öncelikli olarak daire, villa projelerimin yanında ofis, spor salonu, cafe-restoran, mağaza, güzellik merkezi gibi işyeri projeleri tasarlayıp uygulamarını yaptım ve yapmaya devam ediyorum.

Peki sizce tasarım yetenek mi, eğitim mi?
Kesinlikle yetenek. Önemli olan gördüğünü çizebilmek değil, hayalindekini çizebilmektir. Ve bir mekanın da bitmişini hayal edebilmek bir yetenektir.

Peki ev sahiplerinin size evlerini teslim etmelerinin cazip yönleri neler?
Sadece bir iki görüşme sonrasında hayallerindeki yaşama alanlarını tasarlayıp onlara sunuyoruz. Onlar adına düşünüp, her detayı netleştirdikten sonra uygulama kısmında kafalarının rahat olmasını ve iş bittiğinde sadece almaları gereken eşyaları alıp gelmelerini sağlıyoruz. Açıkçası uygulama süresince ev sahiplerimizi yormuyor, hatta o dönemde hiç görüşmüyor, projelendirme aşamasında her şeyi 3 boyutlu göstererek belirlemiş oluyoruz.

Sizi neden tercih ediyorlar?
İşimi severek yapıyor olmamın tasarımlarıma yansıdığını söylüyorlar. Bu beni çok mutlu ediyor, gerçekten her mekanı kendim yaşayacakmışcasına heyecanla planlayıp tasarlıyorum ve bunun da işlerime yansımasından çok keyif alıyorum. Sanırım ben insanların hayallerini, üstüne eklemeler yaparak gerçeğe dönüştürmeyi başardığım için bana geliyorlar…

Nasıl taleplerle karşılaşıyorsunuz?
Bizim yaptığımız iş, her ne kadar pahalı gibi gözükse de aslında biz bütçeye göre hareket ediyoruz. Yani bir yerde koskocaman villayı kabadan alıp en son perde ve aksesuarları dahil teslim ediyoruz ama başka bir yerde de sadece bir odayı yapıyoruz. “Bir çocuk odası yaptırmak istiyoruz.” ya da “Bir küçük tuvaleti yaptırmak istiyoruz.” diyene de biz hizmet veriyoruz.

Sahibini tanımadığınız bir mekânın tasarımını alır mısınız?
Daha önce yurtdışında yaşayan müşterilerimin Türkiye’de bulunan projelerini yürüttüm ama artık almıyorum. Talepte bulunan kişiyle randevulaşıyorum ve gidip yeri görüyorum. İkinci aşama olarak ofisime davet ediyorum. Çünkü karşımdaki insanı tanımam, bağ kurmam gerekiyor. Hiç tanımadığım bir insanın evini başarılı ve doğru bir şekilde yapmam çok mümkün değil.

Tasarladığınız projelerin uygulama kısmını da siz mi yönetiyorsunuz?
Kişinin zevk ve talepleri doğtultusunda ekibimdeki mimar ve içmimarlarımla birlikte hazırlayıp sunduğumuz tasarımlarda bulunan tüm inşaat kısmını uygulama ekibimiz ile yapmamızın yanında, mobilyaları atölyemizde projeye göre özel üretiyor, tüm aydınlatma armatürlerini ithal ediyor veya ürettiriyoruz. Ayrıca diğer halı perde aksesuarları da temin ederek anahtar teslim sürecimizi tamamlıyoruz.

Benim müşterimle yaptığım sözleşmede şöyle bir maddem var; 3 boyutları çizip bitiriyoruz ve sunuyoruz, müşteri “Benim hayallerimdeki ev işte bu!” diyor. Ondan sonra biz anahtarı teslim alıp kilidi değiştiriyoruz ve iş kaç ay sürerse sürsün, bu süre boyunca müşteriye evini hiç göstermiyoruz. Bilirsiniz bizde müşteri sürekli merak eder, ne oldu diye. Evin yıkık dökük halini görüp ‘’Bu ev nasıl bitecek? Yetişecek mi? Eyvah ev ne hale gelmiş, toparlanacak mı?’’ gibi sorularla hem kendilerini hem de bizi strese sokup umutsuzluğa kapılabilirler. Biz de bunun olmaması için eve gelmelerine izin vermiyoruz. Çok istisnai durumlarda birlikte giriyoruz. Çünkü evin çizimi bittikten sonra bunun geri dönüşü pek yok. Kurallar ve disiplinler başta konulmadığı zaman “acaba onu öyle mi yapsaydık” şeklinde düşünceler değişebiliyor. O yüzden her detayı proje aşamasında netleştirip uygulama sürecine karar verilecek bir nokta bırakmıyoruz. Ve her şey bitip anahtarı teslim ettiğimizde aslında beklediklerinden fazlasını yapmış olmamızın verdiği mutlulukla projeyi sonlandırmamız iki taraf için daha sağlıklı bir süreç oluyor.

Normal bir işgününüz nasıl geçiyor?
Sabah çok erken uyanırım. Genelde güne spor yaparak başlarım. Spor esnasında da telefon görüşmeleri ve yazışmalar yaparak günümü planlarım. Ofisime geçer, öğlen 12:00’ye kadar projeler üzerinde çalışıp, maillerime cevap veririm. Sonrasında; toplantı, iş yemeği, şantiyeler, malzeme seçimleri için showroom ziyaretlerinde ya da atölyede olurum. Akşam sessizliğe büründüğünde ise oturur sakin ve dingin bir kafayla tasarımlarımı yapar yeni projelerim üzerinde çalışırım. Ve çoğu zaman da işlerimi rüyamda da görmeye devam ederim. Yani bu işte stres, adrenalin, sabaha kadar saat mevhumu olmadan çalışmak, hiç uyumadan şantiyeye gitmek, uzun tatiller yapamamak, başımı yastığa rahatça koyamamak olmazsa olmazlar arasında.

Tasarım neden pahalıdır? Ucuza tasarım olmaz mı?
Tasarım kesinlikle pahalı bir şey değildir. Bir seramik düşünün ithal; 200 Euro. Ben muadil seramiği yerli firmadan 30 TL’ye de alarak aynı görüntüyü yakalayabiliyorum. Tamamen tercih meselesi. Markalar günümüzde hayatın vazgeçilmezleri ve insanlar bunları kullanmaktan çekinmiyorlar. Ev dekorasyonlarında birçok marka ile çalışıyorum. Marka kullanmanın beni mutlu etmesinden ziyade müşterimi mutlu etmesi gerekiyor. Müşterim talep ettikçe de ben kullanıyorum. Yani tasarım pahalı değil önemli olan uyumdur ve bunu nasıl elde ettiğimizdir. Ancak tasarımlara teknoloji ve fazlaca işçilik kattığımız zaman maliyetler artar ve pahalı olabilir.

Dekorasyonda moda var mıdır?
Tekstil sektöründe olduğu gibi bizim sektörümüzde de moda vardır. Örneğin geçmiş senelerde parlak mobilya ve seramikler moda iken günümüzde daha mat görünümlü malzemeler moda olmuştur. Buna göre de firmaların ürünleri her yıl değişmektedir. Ama dekorasyonda doğru olan tekstil gibi sıkıldıkça yeni alabileceğiniz şeyler olmadığı ve uzun yıllar kullanılacak olduğu için kişinin zevkini ve tarzını yansıtan, konforlu kullanışlı ürünler seçmektir.

Sizinle çalışmak isteyenler sizi nereden takip edebilir veya nasıl ulaşabilirler?
İnstagram hesabım: yelizkahvecioglufidan buradan projelerimin bir kısmını, santiye süreçlerini, mobilya üretim süreçlerini, kullandığım malzeme detaylarını, seçtiğim tamamlayıcı ürünleri takip edebilirler.

Bizimle görüşmek isteyen kişiler 0(232) 336 27 42 numaralı telefondan randevu alabilirler.
Adres: Cehar Dudayev Bulvarı No:77 D:5 Mavisehir

Mavişehir ve İzmir'in en sevilen genel kültür, magazin ve güncel hayat dergisi.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir