HAPPY PAN; MUTLU EDEN LEZZETLER BOSTANLI’DA

Bostanlı’da yeni ve harika bir mekan.. Bostanlı’ya İstabul konseptini getiren Burak Özbiliş, hikayesini şöyle anlatıyor;

Hikayenin Başı
Çoğu mutfak profesyonelinin hikayesi gibi benimki de bulaşıkçı olarak başladı ancak kendi evimizin mutfağında annemin yanında. Annem yemek yaparken mutfakta ders çalışmak bir erkek çocuğu olarak çoğu zaman oldukça zordu; soğan doğrarken yanan gözler,tarhana karıştırırken üst-başa sıçrayan çorba, sıcak kaşıktan yanan parmaklar… Uzun yıllar hikaye benzer şekilde devam etti, sonra kendimi İstanbul yolunda buldum, “Gemi İnşaatı Mühendisi” olmak için bindiğim otobüste.  Memleketimden uzakta, alıştığım lezzetleri aramakla geçti belli bir zaman, sonra vazgeçtim “Boyoz”un İzmirlilerce anlaşılan bir değer olduğunu farkettiğimde. Kendimi başka bir denizde bulmam tam da bu zamana denk gelir; alışmaya çalıştığım yeni “Memleket”e ait ve O’nun ev sahipliği yaptığı lezzetlerle kucaklaşmam; Bereket Döner, 3.Sınıf, Güllüoğlu, Takanik, vb… Öğrencilik yılları bu ve benzeri lezzetlerle geçti ancak boyunca ve sonunda yeni lezzetleri aramaya devam ettim. Olgunlaştıkça yeni lezzetler, yeni lezzetleri buldukçaysa kendimi buldum. Artık hem tadıyor hem de tattıklarımı taklit ediyordum.

Meraktan zevke dönüşen kısa ve hızlı bir süreç; “Mutfakla Tanışma”:
Önce kendi kendime oynuyordum dışarıda tattığım lezzetleri taklit etme oyununu, hemen ardından da en yakınımdakilere. Kendi beğendiklerimi çevremdekilerle paylaşmak ve onların da fikrini almak hobi ile kendi tarafımdan zorlanmış bir eylem olmak arasında gidip geliyordu. Kimi zaman aslına sadık kalarak hazırladığım kimi zamansa kendi oluşturduğum tarifler hep beğeni topladı. Bu sayede yemek yapmak ve iyi yemeği tarif etmek konusunda yerel bir kahraman haline geldim. Gemi inşaat mühendisliğini hiç icra edememiş bir yazılımcı olarak kariyerim boyunca mutfakla içiçe olmak yıllar içinde yerini sağlamlaştırdı. Mesaimin zihinsel yorgunluğundan kurtulmak için kendimi çoğu zaman aynı yerde buldum; mutfakta. Elimdeki tarifleri denemek mizanplasımı hazırlamak, doğramak, sotelemek, denemek ve düzeltmek kısacası mutfakta zaman geçirmek beni apayrı bir dünyaya yolculuğa çıkardı her seferinde.

mavisehir-dergisi-happy-pan2

Dünyaların Çarpışması; “Eşimle Tanışma”
Uzun süre tek başına yazıp yönettiğim mutfak oyunuma en önemli yorumları katan ve benim gibi İzmir’li olan kişiyle tanıştım; Aylin’le. Başlarda O da oyuncu olarak katılmak istedi kadroya ancak sonralarında kendine en çok uyan koltuğun rejisör koltuğu olduğuna kanaat getirdi. Oyuna hem yorum getiriyor hem de en ön sıradan izleyerek yadsınamaz değerdeki yorumlarını katıyordu. Farklı perspektifi hem beni hem de O’nu apayrı bir yere taşıdı. Kendi mutfağımızdan başka mutfaklara yolculuk yapma gereğini birlikte hissettik. Ben O’nun, O da benim tanıttıklarımı tatma merakındaydık artık. Türk Mutfağı’ndan Uzak Doğu’ya, Meksika’dan Avrupa’ya pek çok mutfak kazanımını birlikte edindik, pek çok mutfak tabumuzu birlikte yıktık.

mavisehir-dergisi-happy-pan3

“Veni, vidi, comedi”
Lezzet yolculuğu boyunca kendimizi arkadaşlarımızın mutfağında bulduğumuz da oldu, aile sofrasında da, yurtiçinde ve yurtdışında kimi zaman mükellef kimi zaman minimalist sunumlarda da… Kimi zaman beğendiğimiz lezzetleri tekrar ettik kimi zaman da cesur açılımlar yaptık. Kırmızı et, deniz mahsülleri, peynir çeşitleri, hatta şarap ve bira kendimizi zaman içinde en çok geliştirdiğimiz unsurlar oldu sanırım. Hayat meşgalesinden bulduğumuz fırsatta senede bir belki 2 defa tekrar edebildiğimiz yurtdışı seyahatlerinde de lezzetin peşinden koşmaya devam ettik. Seyahatimizi planlarken yalnızca uçuş ve konaklama değil, restoran rezervasyonlarımızı da yaptırdık çoğu zaman. Daha önceden giden arkadaşlarımızdan tavsiyeler aldık, tavsiyeler yetmedi uçakta çalışmaya devam ettik vardığımız yerde nereleri ziyaret edeceğimizle ilgili. Julius Sezar’ın tabirine gönderme yaparak başladığımız gibi; gittik, gördük, yedik  Kısacası her yolculuğa dolu çıktık ve dopdolu döndük. Tattıklarımızı, gördüklerimizi not ettik, sonra biz de tavsiye ettik. Hafızalarımızda getirdiklerimizi/benzerlerini kendi çevremizde bulmaya çalıştık, bulduklarımızı değerlendirdik, bulamadıklarımızı canlandırmak için tekrar mutfağa girdik.

mavisehir-dergisi-happy-pan5

Hobide Profesyonelleşmek
İstanbul’da geçen yıllar bizi hep güzel şeylerle kucaklaştırdı; meslek, başarılı bir profesyonel hayat, eşimle tanışma, evlilik ve en önemlisi de dünyalar güzeli bir kız çocuğu “Alya”. Kızımız büyüdükçe hayatla ilgili beklentilerimiz de doğal olarak büyüdü. Hayattan beklentilerimize sosyal olarak daha kolay ulaşabilmek adına uzun yıllardır ayrı kaldığımız memleketimiz olan İzmir’e dönmeye karar verdik. Kararımızı sağlam bir temel üzerine kurmak esas hedefti doğal olarak. Çift olarak kariyerlerimizi önümüze bir kez daha koyduk ve bir karar almamız gerekti. Bıçaksırtı kariyer konusunda ufak da olsa bir uzmanlığım var . Hikayemi anlatmıştım ya; gemi inşaat mühendisliğini hiç icra etmeyen bir yazılımcı olarak… Hobide profesyonelleşmek benim için doğal bir durumdu dolayısıyla. Bu noktadan aldığımız cesaretle geçiş sürecinde benim kariyerimde tekrar köklü bir değişiklik yapmaya, uzun zamandır hayalini kurduğumuz yeme/içme mekanını hayata geçirmeye karar verdik. Mutfak ve işletmecilikle ilgili çalışmalarımıza hız verdik. Araştırmalar, kitaplar, yiyecek-içecek profesyonelleriyle yapılan sohbetler, eğitimler, uygulamalar, sınavlar derken ciddi bir yüklemeye maruz kaldım ve artık hazırdık.

Happy Pan: Mutlu Eden Lezzetler

Binlerce kilometrelik seyahatler, yüzlerce mekan ziyareti ve bir o kadar farklı konsept. Yıllar süren tecrübelerimizden aklımızda en derin izleri bırakan tüm güzelliklerden bir bütün yaratmaya karar verdik. İşin hem en keyifli hem de en yorucu evresi olan mekan yaratma adımında buluverdik kendimizi. Konsept tasarımıyla başladık, lokasyon araştırmayla devam ettik ve hemen ardından mimari projeye giriştik. Derken kendimizi bir anda Happy Pan’in inşaatında bulduk. Hem profesyonel mutfak hem konsept tasarımı konusunda ilk tecrübemizi yaşarken eşimle büyük bir sınav verdiğimize inanıyoruz. Ancak hem çok değerli dostlarımızın hem de şansımızın yardımıyla harika bir projeye imza attık. “Çevrede ne yok?” sorusuna tatmin edici cevaplar verecek bir mimari ve menü oluşturduk. Şimdilik çoğu insan tarafından fazlasıyla sevilen makarna ile öne çıkmayı hedefliyoruz. Makarna dediğimizde kulağa basit gelebilir ancak biz makarnayı kendimiz yapıyoruz, bildiğiniz un ve yumurtadan başlayarak taze taze yani. Hamuru karıp, yufkayı açıp, sipariş verildiği anda taptaze keserek… Şimdilik 10 adet farklı makarna sosumuz var ve hergün yeni birşeyler deniyoruz. Unutmadan belirtelim, sosları da tabi ki kendimiz yapıyoruz, hazır malzeme kullanmadan en taze ürünler ve baharatlarla. Elbette menümüzdeki diğer ürünler de makarnamız gibi çok yüksek özenle üretiliyor. Tatlılarımız da kahvelerimiz de makarnamız gibi çok beğeniliyor. Hergün menüyü önümüze alıp tekrar tekrar inceliyoruz, yapabileceklerimizi, iyileştirebileceklerimizi düşünüyoruz, misafirlerimizin olumlu ya da olumsuz fikirlerini alıyoruz. Çünkü iyi bir işletme olmanın en önemli unsuruna müşteri deneyimini koyuyoruz. Bu sayede kendimizi hergün motive ve misafirlerimizi her konuda mutlu edebilme konusunda hazır tutabileceğimize inanıyoruz. Misafirlerimiz için kaliteli ürünler hazırlayarak ve onlara en iyi şekilde servis ederek mutlu oluyoruz. Onlar da bu mutluluğu hem bizimle hem de çevreleriyle paylaşıyorlar. Bu sayede verdiğimiz sözü tutmuş oluyoruz;
Happy Pan : Mutlu Eden Lezzetler.

Adres: 2013 Sokak No:18/B Bostanlı 
www.happypan.com.tr
hello@happypan.com.tr

mavisehir-dergisi-happy-pan4 mavisehir-dergisi-happy-pan6 mavisehir-dergisi-happy-pan7 mavisehir-dergisi-happy-pan8

Mavişehir ve İzmir'in en sevilen genel kültür, magazin ve güncel hayat dergisi.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir