Marilyn Monroe’nun estetik dosyası

1926 doğumlu Marilyn Monroe, bugün yaşasaydı tam 90 yaşında olacaktı. Evlilikleri, aşkları, Amerika Devlet Başkanı John F. Kennedy ile olan ilişkisi, erken yaşta ölümü, çektiği filmlerde bir kült haline gelmiş sahneleri ve tabii ki röportajlarında verdiği samimi söylemleriyle, bugün hala efsaneliğini koruyan bir aktris. Peki, bu kadar erken yaşta ölmemiş olsaydı hangi estetik işlemleri yaptırırdı?

Konu hakkında açıklama yapan Estetik Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Bülent Cihantimur: “Marilyn Monroe’nun 1940’ların sonunda burun ve çene estetiği yaptırdığı söylenir. Her ne kadar hayranları karşı çıksa da ortalama 25-26 yaşlarındayken geçirdiği bu operasyonların öncesi ve sonrası fotoğrafları ve Monroe’nun X-Ray cihazıyla görüntülenen kemik yapısı, bu iki uygulamanın yapıldığını kanıtlıyor. Bence de iyi ki yaptırmış çünkü bu efsanevi güzelliğe katkı sağladığı görüşündeyim. Marilyn Monroe 4 Ağustos 1962 yılında öldü. Yani tam 36 yaşındaydı. Bakımına, özellikle cildine son derece dikkat ettiğini biliyoruz. O zamanın teknolojisiyle bile değişim yaşamayı, hoşnut olmadığı bölgelerine müdahale ettirdiğini bildiğimiz Monroe, yaşıyor olsaydı, sanıyorum, bugün estetik cerrahiden en fazla faydalanan ünlüler arasında yer alırdı” ifadesinde bulundu.

Liposuction ve meme estetiği

“ Marilyn Monroe zamanında liposuction primitif düzlemde yapılan bir uygulamaydı. Geçtiğimiz yıllarda kaybettiğimiz sevgili hocam Dr Yves-Gerard Illouz tarafından, 1982 yılında güvenli ve modern kullanımıyla tanıtıldı. Monroe’nun özellikle liposuctiondan faydalanacağını düşünüyorum zira o yaşlarda bile, dönem dönem bölgesel yağlanma sorunu yaşadığını görüyoruz. Liposuction bugün son derece gelişmiş teknolojisiyle uygulanan bir yöntem. Özellikle kliniklerimde liposcuplture yani, hem yağ çekerek, hem de şekil vererek estetik kontür hattını oluşturmak için kullanıyoruz. Marilyn Monroe birisiyle evlenir ve çocuk sahibi olur muydu bilemiyorum. Olduğunu düşünürsek, her kadın gibi emzirme süreci sonrasında göğüslerinde deformasyon yaşayacağı ve bu denli göz önünde olan bir sanatçının da, bu deformasyonu çözümlemek isteyeceğini tahmin edebiliyorum. Hamilelik sürecinde hacmi artan meme dokusu, takip eden emzirme döneminin de sona ermesiyle, bir takım sarkma ve hacimsel olarak dirilik kaybı yaşar. Bu aşamada yapılabilecek en doğru müdahale, hem meme dikleştirme, hem de meme büyütme operasyonlarıdır” diyen Op. Dr. Bülent Cihantimur, kliniklerinde ayrıca Örümcek Ağı estetiği ve Cihantimur Yağ transferi tekniğini kullanarak, Meme güzelleştirme estetiği yaptıklarını da söyledi.

Daha dolgun ve diri kalçalar

“Monroe’nun The Seven Year Itch filmindeki meşhur fan sahnesini hatırlayın. Kabarık bir etek ve Monroe, ızgaralardan gelen hava ile açılan kalçalarını, bacaklarını örtmeye çalışır. O dönemde moda haline gelmiş olan kabarık etekler, kadınların bellerini ince, kalçalarını ise çıkık ve dolgun gösteriyordu. Bugünse bu estetik duruşu Brezilya Poposu estetiği ile yapabiliyoruz. Bölgesel yağlanma olan alandan çektiğimiz yağı, kök hücreden zengin hale getirip, popoya enjekte ediyoruz. Cihantimur Yağ transferi ile yapılan bu uygulama, yaşayan kök hücre sayısının fazla olması sebebiyle transfer edilen yağın, ömür boyu burada kalmasını sağlıyor. Ayrıca hem kalçalara hastanın kendi dokusuyla şekil veriliyor, hem dengeli bir bel oyuntusu oluşturuluyor, hem de hasta bu sayede diri ve dolgun kalçalara kavuşuyor” diyen Cihantimur, kıyafetlerle dahi olsa, kalça ve bel dengesinin önemine bu denli vakıf olan Monroe’ya Brezilya Poposu estetiğinin son derece yakışacağını ifade etti.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir