İDEAL BİR OKUL ÖNCESİ KURUM NASIL OLMALIDIR?

Erken çocukluk dönemi geleceğin temellerinin atıldığı en önemli süreçtir. Bu süreç ailede başlar ve bu okul öncesi kurum ile devam eder. Bu dönemle alınan eğitim çocuğun dünyaya bakış açısını, kişiliğini, akademik ve sosyal başarısını da şekillendirmektedir. Bu şartlarda, çocuğumu nasıl bir okula göndereyim kaygısı anne babalar için önemli bir sorun olmaktadır. Okul seçimi bireysel değil aile olarak karar verilmesi gereken bir husus olduğundan, öncelikle, ebeveyn olarak seçeceğimiz okulun nasıl özelliklere sahip olmasını istediğinizi eşinizle tartışın. Sonra çocuğunuza bakın, acaba o sizin istediğiniz okulda mutlu olacak mı? Okulöncesi dönemde öğrenme; sevgi ile doğru orantılıdır. Aslında bu her yaş içinde geçerlidir. Biz yetişkinler sevdiğimiz şeyleri daha keyif alarak yapmaz mıyız? Gülen bir yüz bizi de gülümsetmez mi? Çocuğunuzun da sevebileceği, çocuğunuzu da seveceklerinden emin olacağınız bir ortamı bulmak ilk öncelik olmalı… İçeri girdiğinizde huzur duyduğunuz, size güven veren bir eğitimci, güler yüzlü öğretmenler, neşeli çocuklar ve tüm neşesi renkleri ile bir anaokul ortamı… 

Nelere dikkat etmeliyim? 

Tüzel kişilik ve sağlanması gereken koşullar:

*Kurumun duvarında asılı ruhsatı, fiyat listesi var mı? Milli eğitim bakanlığına bağlı anaokulları 36-72 aylık çocuklara; Aile ve sosyal politikalar bakanlığına bağlı Gündüz bakımevi 24-72 aylık çocuklara; Aile ve sosyal politikalar bakanlığına bağlı İsminde Kreş ibaresi varsa 0-36 aylık çocuklara; Eğitim ve bakım yapabilir. 

*Çocuğunuzun yaş gurubunda sınıfı var mı, kaç kişilik sınıf? Resmi olarak sınıflarda her çocuk için 2 metrekarelik alan istenmektedir. Okul bu alanı çocuğunuza sağlıyor mu?

*Sınıfları yeterince ışık alıyor mu? Temizlik ve hijyen konusunda yeterli önem alınmış mı? Sizin ve çocuğunuzun arzu ettiği fiziksel özellikleri taşıyor mu?

Yönetici ve Öğretmenlerin Bilgi ve Deneyimi:

*Kurum sahibi; okulda aktif görev yapıyorsa, eğitimle ilgisi nedir? Konuyla ilgili uzman Okul öncesi eğitimcileri, psikolog veya pedagogları var mı?

*Kurum müdürünün deneyimi, alanla olan ilgisi nedir? 

*Öğretmenlerin eğitim durumu ve deneyimi. Ben her ne kadar eskiden yetişen kız meslek liseli öğrencilerinin alanda daha başarılı olduklarını gözlesem de, meslek liseli üzerine üniversite eğitimi almış öğretmenler pratikle teoriyi çok daha güzel harmanlayabilmektedir. 

* Uygulanan eğitim programlarında uygulayıcılar programa hakim mi? Her hangi bir eğitim programı ile ilgili sadece iki günlük bir sertifika programından mı mezun yoksa, uygulama açısından programı içselleştirmiş mi? 

Eğitim program kazanımlarını 

Okulun eğitim sistemi nasıl? Uygulanan eğitim sisteminin adının dışında, bu programın düzenli olarak uygulanıp uygulanmadığını ve çocukta ne gibi değişimler sağlayacağını, ebeveyn olarak sizin ne gibi katkılar koymanız gerektiğini sorgulayabilirsiniz. 

Veli İletişimi

Uygulanan program ve çocuğunuz ile ilgili size düzenli bilgi geliyor mu? Gelişmeleri ve değişimleri birlikte takip edebiliyor musunuz? 

İçerisine girdiğiniz hemen hemen tüm kurumlarda, size benzer vaatler ve yapılacaklar listesi sunulacaktır. Önemli olan sizin çocuğunuzun mutlu olabileceği ve bu dönemde kazanması gereken tüm becerileri kazanabileceği bir kurum ile yola çıkmak. 

Karşınızdaki kişinin içtenliğini anlamak için çocuğunuzun içgüdülerine de kulak verin. Çünkü kimi zaman onlar sahte gülüşleri bizlerden daha kolay anlayabiliyorlar. Size çok güzel gelen raflarda duran oyuncaklar hiç yıpranmamışsa, demek ki bu okulda yeterince oyun oynanmıyordur. Bahçedeki çimler hiç yıpranmamışsa, üzerinden çocuklar koşmadığı içindir. Bir okul yaşıyorsa, orada hareket vardır, gürültü vardır ve sevgi vardır.

Alana ilk adım attığımız yıllarda okulu beğendirme kaygılarımızın yoğun olduğu dönemde Belçika’dan gelen pedagog arkadaşımızın çocuklarla yaptığı etkinliklerle etrafı sürekli dağıtıyor olması bizi tedirgin ediyordu. Gelen velilerin okulu dağınık bulacakları kaygısını taşıyorduk. O çocuklarla ortalığı dağıtıyor biz arkalarından sürekli topluyorduk. En sonunda yarım Türkçesi ile “Pedagoji pis ister” dedi. Şimdi düşününce görüyorum ki, çocuklarla gerçekten bir şeyler yapıyorsanız, etraf dağılacaktır…

Uzun ve meşakkatli bir yolun en başındaki bu seçim için, ebeveyn olarak, en güvendiğiniz kuruma ve eğitimcilere, çocuğunuzu gönül rahatlığı ile teslim etmenizi dilerim. Bu seçimi canınızın parçası çocuğunuz için yaptığınızı unutmadan, içinize sinen sevgi dolu okullarla ve eğitimcilerle karşılaşmanız dileğiyle..

Pedagog Ayşen Özenç

Mavişehir ve İzmir'in en sevilen genel kültür, magazin ve güncel hayat dergisi.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir