HER YERİNİZ AĞRIYOR MU? YUMUŞAK DOKU ROMATİZMANIZ (FİBROMİYALJİ) OLABİLİR

Her gün sırtınızda, kol ve bacaklarınızda, tüm kaslarınızda gün boyu süren ağrılar; bir türlü geçmeyen halsizlik ve isteksizlik, sık sık tekrar eden baş ağrısı ve karın şişkinlikleriniz mi var? Daha da kötüsü gittiğiniz doktorlarda yapılan tahlillerde herhangi bir sorun saptanmadığı söylenip, bunun psikolojik nedenlerle olabileceği mi söyleniyor? Artık çevrenizi rahatsız etmek endişesiyle bu rahatsızlıklarınızdan söz etmekten bile kaçınır hale gelip, bu durumu “başa gelen çekilir” diyerek görmezden gelmeye mi çalışıyorsunuz? Bu soruların çoğuna yanıtınız “evet” ise sizde büyük ihtimalle “FİBROMİYALJİ SENDROMU”, daha sık bilinen adıyla “Yumuşak doku romatizması” olabilir.

Vurgulanması gereken ilk nokta “AĞRILARINIZ GERÇEK!!”.

Şikayetleriniz her ne kadar stres, üzüntü, moral bozukluğu gibi nedenlerle artsa da, “her yerim ağrıyor” dediğinizde bunun naz yapma, ilgi çekme yolu olmadığını biliyoruz. Özel görüntüleme yöntemlerinde beyinde ağrı merkezlerinin belirgin aktif olduğu, yani ağrının gerçek olduğu bilimsel olarak kanıtlanmış bir gerçek.

Ancak esas önemli bilgi “ÇARESİZ DEĞİLSİNİZ”. Bu rahatsızlığın tedavisiyle ilgilenen pek çok doktorun kaçındığı, görmek istemediği bir durum Fibromiyalji. Çünkü tedavi zaman ve emek harcanmasını; tek bir yöntemle değil de pek çok tedavi yönteminin bir arada uygulanmasını, yani multidisipliner yaklaşımı gerektiriyor.

Beslenmeden gündelik yaşam düzenlemesine, egzersizden farmakolojik tedaviye, alerjilerden elektromanyetik maruziyete pek çok faktörün değerlendirilip düzenlenmesi gerekli. Bu soruna sadece farmakolojik bakış açısı, yani tek başına ilaç tedavisi genelde başarı sağlamıyor.

Yaşam biçimi düzenlemesi ve farmakolojik tedaviye ek olarak egzersiz ve tamamlayıcı metotlar tedaviye katılmalı. Seviyesi yavaşça artırılan aerobik egzersiz, Pilates, Yoga ve Tai-Chi’nin faydaları bilimsel çalışmalar ile kanıtlanmış. Tamamlayıcı tıp metotları olan Akupunktur, Biyorezonans, Biyofeedback yöntemleri ile de pek çok kişinin bu rahatsızlıktan kurtulması, şifa bulması mümkün olabiliyor.

mavisehir-dergisi-dr-tolga-enver-yuceturk2

Fibromiyaljide iyi uyku şart
Yaşam düzenlenmesinde ele alınması gereken ilk alan uyku mekanı. Uyku sorunları bu hastalığın bir parçası olabildiği gibi, yeterli ve kaliteli uykudan mahrum olmak da ağrıları ve diğer şikayetleri artırıyor. Derin uykuda salgılanan büyüme hormonu ve melatonin gibi hormonların vücuttaki hasarları tamir edici etkileri var. Yetersiz uyku, “serotonin” adlı hormonun düzeylerini azaltarak hem ağrıları hem de fibromiyaljiyle birlikte sık görülen depresyon, çökkünlük hissini artırıyor.

Sonuç olarak iyi ve sağlıklı bir uyku için dikkat edilmesi gerekenler şunlar:
Yatak odasında uyku zamanı tam karanlık sağlamak önemli. Başucunuzdaki ufak elektrikli saatin verdiği az bir ışık bile derin uykuya geçişi bozarak uyku kalitesini düşürüyor.
Yatak odasındaki elektromanyetik alan kaynaklarını olabildiğince azaltmak elzem. Bu kaynakların uyku sırasında bize verdiği zarar daha fazla. Cep telefonu kapalı bile olsa yatak odamızda kesinlikle bulunmamalı. Kablosuz telefonlar için risk belki daha bile fazla. Televizyon, elektrikli saat, çok sayıda elektrikli cihaz da benzer zararlara neden oluyor.
Kablosuz internet bağlantısının kapatılması da önemli. Yatak odasında televizyon seyretmek, çalışmak, bilgisayar kullanmak gibi aktivitelerden kaçınmak gerek ve bu alanı sadece uyku alanı olarak belirlemekte fayda var.

Akşamüstü saatlerinden sonra kafeinli içecek ve gıdalardan kaçınılmalı. Yine akşam saatlerinde yenecek şekerli, karbonhidratlı gıdalar ve abur cuburlar gece şeker düşmelerine neden olarak uykumuzu bozuyor. Uykunun hemen öncesinde televizyon, bilgisayar, cep telefonu ile uzun zaman geçirmek uykuyu olumsuz etkileyen faktörlerden. Bu aktiviteleri uykudan en az bir saat önce bırakmak daha sağlıklı bir uyku sağlıyor. Yatak odasını çok sıcak tutmak da uykuyu bozan bir diğer faktör. İdeal sıcaklık 21-24 derece arası, yani pek çoğumuzun yaptığının aksine yatak odasının hafif serin olması daha iyi. Egzersiz fibromiyalji tedavisinin olmazsa olmazlarından. Egzersizin bir diğer olumlu etkisi de uyku üzerine. Gün içinde yapılan egzersiz, fizik aktivite gece uykuya dalmayı kolaylaştıran bir faktör.

Fibromiyaljide Beslenme:
Başta rafine şeker olmak üzere tüm karbonhidratlar kısıtlanmalı. Buna meyve suları da dahil.  Bu tür gıdalar tüketildiğinde, kan şekerini düzenlemek için pankreastan salgılanan insülin ağrıyı artırır. Aynı nedenlerle buğday ve ürünlerinden de kaçınmakta fayda var.

Besin katkı maddelerinin pek çoğu ağrı duyarlılığını artırıcı etki gösterir. Özellikle yapay tatlandırıcılar ve pek çok paketli gıdaya tuz tadını veren monosodyum glutamat (MSG – Çin tuzu olarak da bilinir) ağrı ilişkili sinirleri uyararak daha fazla ağrı hissedilmesine neden olur.

Besin alerjileri tespit edilmeli ve tedavisi planlanmalı. Başta süt ve süt ürünleri, yumurta, buğday bu açıdan tetkik edilmeli. Alerji olan bu ürünlerin tüketimi de bağışıklık sistemini zorlayan bir yük olarak ağrı artışına neden olabilmekte.

Aşırı kafein ve alkol tüketilmemeli. Özellikle çay, kahve ve çikolata gibi gıdaların fazla tüketilmemesinde fayda var. Taze ve organik gıdaların, omega-3 içeren büyük ve yağlı balıkların tüketimi ve bağırsakta olması gereken bakteri düzenini sağlayan ev yapımı organik kefir tüketimi ise fibromiyaljiden korunmada faydalı.

Sağlıklı günler dilerim.

Uzm. Dr. Tolga Enver Yücetürk
İç Hastalıkları ve Romatoloji
drtolgayuceturk@gmail.com

mavisehir-dergisi-dr-tolga-enver-yuceturk3

mavisehir-dergisi-dr-tolga-enver-yuceturk4 mavisehir-dergisi-dr-tolga-enver-yuceturk7

mavisehir-dergisi-dr-tolga-enver-yuceturk5 mavisehir-dergisi-dr-tolga-enver-yuceturk6

 

 

Mavişehir ve İzmir'in en sevilen genel kültür, magazin ve güncel hayat dergisi.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir