DEPREM ÖNCESİ, ANI VE SONRASINDA İLK YARDIM

Değerli Okuyucularımız,

Dergimizin bu sayısındaki konumuz: “afetler ve depremde ilkyardım”. Maalesef ülkemiz afetler ve deprem ülkesi. Yaşanan çok acı tecrübeler ve afetlerle mücadele konusunda bu kadar ileri bilgilere sahip olmamıza rağmen korunma ve ilkyardım konularında halen arzu edilen seviyede değiliz. Çünkü bizler hala deprem olduğu zaman ne yapacağımızı, nasıl hareket edeceğimizi, deprem ve afetlerden en az zararla atlatabilmemiz için neler yapmamız gerektiğini bilmiyoruz. Peki, deprem olunca yaralanırsak ne yapacağımızı biliyor muyuz? Cevabımız evet ise, acaba ne kadar? İsterseniz yazımıza unutamadığım bir anım ile başlayalım.

Deprem ile İlgili Anım:
Eminim, birçok okurumuzun deprem ve afetler ile ilgili anıları vardır. Ben de unutamadığım bir anımı sizler ile paylaşmak istiyorum. Yanılmıyorsam yıl1992. Cumhuriyet Üniversitesinde (Sivas) genel cerrahi ihtisası yapıyorum ve başasistan konumundayım. Bir gün yoğun ve uzun ameliyatlardan sonra evimde istirahat ediyorum. Saat 20.00 civarı. Bir anda evin kapıları gıcırdamaya başladı ve kulakları tırmalayan uğultu. Uykulu halimle ilk anda ne olduğunu anlayamadım. Hatta eve hırsız girmeye çalışıyor galiba diye irkildim ama kısa süre içinde anladım ki deprem olmuştu. Hemen haberleri dinlemeye başladım. Tabi, o zamanlarda internet ve uydu TV, facebook, twitter gibi sosyal medya bileşenleri yok. Haberler çok az sayıda radyo/TV kanalından gecikmeli olarak geliyor. Saatler içinde anlaşıldı ki komşu şehirlerden Erzincan’da deprem olmuş ama olayın boyutu bilinmiyor. Gece 23:00 gibi hastaneden gelen telefon çağrısı ile hastanede başhekimlikte toplandık. Bölüm başkanı hocamız Erzincan’a yardıma gideceğimizi, herkesin evine giderek küçük çanta ile ihtiyaçlarını alıp getirmesini, gece yarısı saat 01:00 gibi otobüs ile deprem bölgesine gideceğimizi söyledi.

Çok ilginçtir, o andaki karmaşık duygularla biz insanlar bilinçaltı garip davranışlar sergileyebiliyoruz. Mesela ben hemen gittim bankamatikten para çektim 8deprem bölgesinde nerede para harcayacaksam!), küçük sırt çantası hazırladım ve içine hemen radyomu koydum, çünkü müzik dinlemeyi çok seven bir insanım. Çok sevdiğim diğer bir arkadaşım ise fark ettim ki, o da çok sevdiği rakı şişesini koymayı ihmal etmemişti . Sonuçta hepimiz kısa sürede hastaneye geri döndük. Peki, sonra neler oldu? Değerli okurlarımız, ne olduğunu yazımızın sonunda paylaşacağız, eğer konu ilgimizi çekiyorsa okumaya ve depremlerde ilkyardım konusunda bilinçlenmeye devam edelim.

Afetler, depremler dünyamızın gerçeği. Onları engellemek, ne zaman olacağını kestirme şansımız maalesef şimdilik yok. Bu afetlerden en az zararla kurtulabilmemiz için hazırlıklı ve eğitimli olmamız, ilkyardım uygulamalarını bilmemiz gerekiyor. İşte bu nedenle, siz değerli okurlarımız ile dergimizin bu sayısında bu yazımızı paylaşmayı düşündük. Bu yazımızı hemen okumak, içselleştirmek, ev ve işyerindeki aile bireylerimiz/arkadaşlarımız ile paylaşmalıyız çünkü afet olduğu zaman bu dergimizi bulup, yazımızı okuma şansımız, zamanımız olmayacak. Hatta bu dergimiz yıkıntı içinde kalmış bile olabilecek.

“Deprem” korkutucu, ürkütücü, ne zaman, nerede başımıza geleceği belli olmayan ve engellenemeyen, oluşu öngörülemeyen bir afet. Bildiğimiz ama hep kaçtığımız bir gerçek daha var. Depremler ve afetler olmaya devam edecek, daha çok insan ölecek, daha fazla maddi hasar yaratacak. Bunu bilmek için kâhin olmamıza gerek yok. Çünkü biz bu kadar ilerlemiş afetle mücadele bilincine rağmen hala fay hattı üzerine ev, bina, okul hastane gibi toplu yaşanılan binaları kuruyor, hala şehir içinden patlayıcı ve yanıcı madde taşıyan tankerlerin geçmesine göz yumuyoruz vs. Peki, ne yapabiliriz?

Yapabileceğimiz tek şey var. Deprem gerçeğini ve bir gün yine olacağını bilelim, kabullenelim ama hazırlıklı olalım. Eğitim alalım, bu sayede depremlerden ve afetlerden en az psikolojik, bedeni ve yapısal zararla kurtulalım.

İşte bunun için, “Mavişehir Yaşam” dergimizin bu sayfalarında yer aldık. Bundan sonraki ev ödevimiz artık ilgili profesyonel kurumlardan “temel yaşam desteği ve ilkyardım” eğitimleri almak olmalı. Bu eğitimler için en uygun adresler: Herkes İçin Acil Sağlık Derneği (www.hiasd.org), Kızılay (http://www.kizilay.org.tr) vs.

Afet Nedir:
Afet’in birçok tanımı vardır. En kısa ve özet şekilde: o anda ilgili sağlık kuruluşuna bakımını üstlenemeyeceği kadar çok hastanın, ayni anda başvurması halidir. Afetler için her zaman sayı önemli değildir. O şehrin üst düzey yöneticisinin, parti başkanı vs’nin, trafik kazası, kalp krizi vs gibi şikâyetler ile acil servise müracaatı bile, o hastanede afet yaşanmasına neden olur.

mavisehir-dergisi-gurkan-ersoy2

Depremlere (afetlere) Nasıl Hazırlanmalıyız?
Depremlere ilkyardım anlamında hazırlanmak için üç önemli aşama vardır.
Deprem öncesi hazırlıklar,
Deprem sırasında yapılması ve yapılmaması gerekenleri bilmek,
Deprem sonrası yapılması gerekenler.

Bugün evimize gidince ev ödevimiz şu olmalı:
Bu yazımızı çoğaltarak önce ev halkına, sonra komşularımıza, çocuğumuza ve öğretmenine hatta facebook, twitter, mail gibi dijital ortamda tüm sevdiklerimize ulaştırmak olsun. Sonra da yazının içinde açıklayacağımız “deprem çantası” ve “kişisel eylem planımızı” hazırlamak ve hemen ilk hafta sonu tatbikat yapmak olsun

Deprem öncesi hazırlıklar:
“İlkyardım”, “temel yaşam desteği” eğitimleri alalım,
Evimiz, arabamız, okul veya işyerimizdeki ilk yardım çantalarını gözden geçirelim, eksikleri tamamlayalım,
Depremlerde en büyük ölüm ve yaralanmalar evde başımıza, üstümüze düşen ağır eşyalardan olmaktadır. Bu nedenle bulunduğumuz her ortamdaki kütüphane, avize, gümüşlük, kitaplık gibi ağır mobilyaları duvara monte edelim,
mutfak rafların üst gözlerinde ağır tabak, bardak bulundurulmayalım, yatak odasında başucunda duvarda tablo vs asmayalım,
İhtiyaçlarımıza uygun deprem çantası oluşturalım bunu evimizde, arabamızın bagajında, işyerimizde, okulumuzda kullanıma hazır bulunduralım,
Kişisel afet eylem planımızı” (afet durumunda ne yapacağız, kim neden görevli, ev dışındaysak nerede buluşacağız vs şeklinde sorularının açıklaması olan eylem planımız) oluşturalım ve bunu yılda en az iki defa sanki deprem olmuşçasına uygulayalım.
Bu plan içinde şu noktalar açık olmalıdır.
Afet sırasında aile bireyleri evin hangi odasında toplanacak?
Evimizde yedek fener, yangın söndürücü alet, ilkyardım çantası nerede? Çocuklarımız da dâhil olmak üzere herkes bunların yerini bilmeli,
Su vanasının, doğalgaz/jeotermal vanasının, elektrik panosunun ana şalterinin, mutfaktaki tüpün yeri herkes tarafından bilinmeli ki deprem sırasında kaçak olursa hemen kapatılabilsin,
Şehir içinde ailenin buluşabileceği 1-2 değişik yer tespit edilmeli ki deprem nedeni ile evimize ulaşamazsak aile bireyleri bu buluşma noktalarında toplansın, (Karşıyaka’da yunusların önü, Konak’ta vapur iskelesi önü, Buca’da tren istasyonu gibi)
Başka şehirlerdeki akrabalarımızın telefonlarını not edelim ki ki deprem sonrasında onları ne durumda olduğumuz konusunda bilgilendirelim,

mavisehir-dergisi-gurkan-ersoy5

Deprem sırasında yapılacaklar:
Genel kurallar:
Panik yapmayıp sakince düşünmeye ve hareket etmeye çalışalım,
Sarsıntı devam ederken bulunduğumuz ortamı terk etmeyelim, asansör ve merdivenleri asla kullanmayalım çünkü buralar deprem sırasında binanın en zayıf ve tehlikeli yerlerdir,
Asla pencereden atlamayalım çünkü bu çok ciddi kırık ve yaralanmalara neden olabilir.
Camlardan, mutfaktaki dolaplardan uzakta duralım ki kırılan düşen cam ve parçalar bizi yaralanmasın,
Hemen sağlam bir masa, sehpa altına girerek, cenin pozisyonuna girelim, başımızı kitap, yastık ile koruyalım,
Alternatif korunma yöntemi olarak kalorifer, çamaşır, bulaşık makinesi gibi aletlerin yanında cenin pozisyonuna girerek baş ve vücudumuzu korumaya çalışalım, kendimize yaşam üçgeni yaratalım,
Elektrikler kesildi ve ortam karanlık oldu ise asla kibrit, çakmak kullanmayalım. Doğalgaz, tüp gaz kaçağı vs olabilir bu da yangın/patlama ile sonuçlanabilir,
Ortamımızda açık olan kat kaloriferi, havagazı vs hemen kapatalım, elektrik sigortalarını kapatalım,
Asla “uyduruk, kimden çıktığı beli olmayan, söylentilere” inanmayalım (daha büyük deprem olacakmış, bu hafifmiş, valilik evlerimizi boşaltın diyor gibi..). Sadece devletin ilgili kurum ve kişilerini ve onlardan gelen bilgileri dinleyelim,

Sallantı Sırasında Okulda, Evde, İşyerimizdeyiz
Yukarıda saydıklarımızı aynen uygulayalım, ancak deprem durduktan sonra gerekiyor ise bina dışına çıkalım, çünü deprem sonrası dışarı çıkmanın, sokaklarda araba ile dolaşmanın, araba veya çadırlarda gecelemenin bilimsel hiçbir faydası yoktur. Aksine hava soğuk ise hastalanmamıza, uykusuz kalmamıza, yolların tıkanmasına, ambulans ve itfaiye gibi profesyonellerin olay yerine ulaşmalarını geciktirmiş oluruz,
Radyo/TV açarak deprem ve gelişmeler hakkında bilgi alalım,

O Anda Büyük Alışveriş Merkezindeyiz
Asla giriş-çıkış kapılarına hücum etmeyelim. Çünkü ayni anda o kadar çok insanın bir anda dışarı çıkması mümkün değildir. Aksine ezilerek yaralanabilir hatta ölebiliriz.
Ortada boş bir alanda sarsıntının durması ve kalabalığın azalmasını bekliyelim, binayı sonra terk edelim,

Arabada Seyir Halindeyiz
Arabamızı park gibi, boş bir alanda park ederek durduralım ki benzin veya mazotu bitmesin.
Radyomuzu açarak bilgi almaya çalışalım,
Park ettiğimiz yer bina ve köprülerden, elektrik direklerinden, viyadük, alt-üst geçitlerden, deniz, nehir, göl gibi ortamlardan uzakta olsun ki yıkıntılardan ve muhtemel su yükselmesinden etkilenmeyelim,
Sallantının bitmesini bekleyip ondan sonra arabadan çıkalım.

Sokaktayız
Binalardan uzak, elektrik kablolarının ve direklerinin olmadığı boş bir alanda, eğer gerekiyor ise yinen cenin pozisyonuna girerek ve başımızı koruyarak sallantının bitmesini beleyelim,
Binalardan uzak duralım çünkü oradan saksı, kırılan camlar, tuğla ve kiremit düşebilir ki bunlarda bizi yaralayabilir,

mavisehir-dergisi-gurkan-ersoy3

Deprem Sırasında Enkaz Altın Kaldık
Sakin olmaya çalışalım ve kurtulacağımız ümidini hiç kaybetmeyelim,
Yakınımızda kalorifer gibi madeni cisim varsa ona taş vs. ile vurarak ses çıkartalım ki sivil savunma ekipleri varlığımızdan ve yerimizden haberdar olsun,
Yanımızda düdük varsa onu var gücümüzle çalıp sesimizi duyurmaya çalışalım,
Çok az hareket edelim ki enerjimizi harcamayalım,
Eğer ortamda su var ise hemen bitmeyecek şekilde, kontrollü olarak içelim,
Yardım gelmesini bakliyelim, eğer var ise radyoyu açarak hem hayatta kalmaya çalışalım hem de dış ortamdan haberdar olalım

Deprem bittikten sonra
Eğer birimizde sağlık sorunu var ise hemen gerekli ilkyardımı uygulayalım (kolu bacağı kırık ise atelleyelim, kanama varsa eldiven giyerek bası yapalım),
Gerekiyor ise ambulans çağıralım. Unutmayalım ki Türkiye’nin her yerinde ambulans çağırmak için tek telefon numarası vardır ve de o “112” ’dir,
Hemen evimiz veya o anda yaşamakta olduğumuz ortamı (hastane, okul, işyeri vs) kontrol edelim. Su, gaz kaçağı varsa dikkat ederek onları kapatmaya çalışalım ve/veya ilgileri arayalım (İzmirgaz, Belediye, Jeotermal AŞ, İtfaiye gibi).
Hemen komşularımızı ve yakın çevremizi ve de özellikle yakınımızda engelliler varsa onlarla ilgilenelim,
Eğer her şey yolunda ise çok süratle eski yaşantımıza dönelim ki depremin yıpratıcı etkisinden kurtulalım.
Unutmayalım ki insan bio-psiko-sosyal bir varlıktır. Deprem eşyalarımızı yıkarken ayni anda bedenimizi ve ruhumuzu da yıkmaktadır. Bu nedenle büyük afetler ve depremlerden sonra eğer yaşanan kötü psikolojiden kurtulamıyorsak psikolog veya psikiyatri uzmanından profesyonel destek alalım,
Evimizi, iş yerimizi en kısa sürede eski haline getirelim, süratle eski günlük yaşantımıza dönelim,
Artçı deprem ve şoklar gelebilir. Radyoyu dinleyerek gelişmelerden haberdar olalım. Kendimizi ve şartlarımızı her an yeni bir deprem olacakmış gibi düzenleyelim.

Deprem (afet) Çantası İçeriği:
Deprem afet sonrası ilk 1-2 gün için aile bireylerinin en çok ihtiyaç duyacakları malzemeleri içeren bir çantadır. Küçük bir spor çanta içine hazırlanabilir. Deprem sonrası evden ayrılmamız gerekirse yanımıza alınabilir ve/veya arabamızın bagajında saklanabilir. İçeriğinin altı ayda bir kontrol edilmesi uygun olur. Mevsime göre giyecekler değiştirilir, konserve, su varsa yenilenir. Çanta içeriğini her aile kendi ihtiyaçlarına göre düzenleyebilir.

Önerilen içerikte temel olarak şu başlıklar bulunur
Üç günlük yiyecek,
Giyecek malzemesi;
Battaniye
Uyku tulumu
Yedek çorap
Ayakkabı
Çamaşır
T-shirt
Kazak
Pantolon
Yağmurluk
Eldiven
İlkyardım çantası
Kişisel bakım ve temizlik ürünleri
Diş fırçası – diş macunu,
Tuvalet kâğıdı
El, yüz ve hatta güneş kremi
Sıvı sabun
PET, Libress, ob
Erkekler için traş takımı
Tarak, saç fırçası,
Şampuan,
Naylon torba (atıklarımız için)
Fener, pil,
Düdük
Erişkinler için lazım olabilecek başlıklar:
Temel ilaçlar (tansiyon, şeker, kalp gibi sürekli kullanılan ilaçlar),
Lensler, lens solüsyonu,
İşitme cihazı, yedek pili,
Yedek gözlük,
Takma diş, vs
Kalem – kâğıt, post-it – bloknot
Telefon kartı
Cep telefonu, yedek pili, şarj aleti
Pilli radyo ve yedek pilleri
Kibrit – çakmak
Nakit para, tapu, kredi kartı, banka hesap no, ehliyet, evlilik cüzdanı gibi gibi önemli evrak
Çatal-bıçak, kaşık, İsviçre bıçağı
Çocuğumuz varsa ihtiyaçları:
Biberon,
Mama,
Bez
Kremleri (pişik vs),
Onu oyalayabilecek malzemeler (kitap, en sevdiği oyuncak vs),
Varsa kullandığı ilaçlar

mavisehir-dergisi-gurkan-ersoy4

Deprem ve Çocuklarımız
Bu konu, çok önem verdiğim başlıklardan birisi. Belki çocukları çok sevdiğim ve ayni zamanda kız çocuğu babası olduğum için veya her 2 nedenle de olabilir.
Depremlerden psikolojik olarak en çok etkilenen grubun başında çocuklar gelir. Onların bu afetlerden en az şekilde etkilenmesini sağlamak için:
Çocuklara afetlerin bir gerçek doğa olayı olduğu, kimsenin kabahati olmadığı anlatılmalı,
Daha önce depremler sırasında yaşadığınız tecrübelerimizi çocuklarımız ile paylaşmalı,
Deprem sırasında yaşadıkları duygularını ifade etmeleri için teşvik edilmeli ve dikkatlice, eleştirmeden dinlenmeli,
Anne babalar onlara destek olmalı, bunun geçici bir durum olduğunu ve ebeveyn olarak yanlarında olduğumuz hissettirilmeli,
Evimizi toplarken, eski hal ve yaşantımıza dönerken, yani kırılan, dağılan eşyaları toplarken çocuklarımızın da bize yardımcı olması sağlanmalı.
Özetle deprem sırası ve sonrasında onlara sıkı sıkı sarılarak destek olmalıyız.

Sonuç, Özet:
Çok değerli okurlarımız. Daha önce de değindiğimiz gibi depremler olmaya devam edecek, daha çok insan ölecek, daha çok maddi hasar yapacak. Bu gerçeği kabullendikten sonra yapabileceğimiz en güzel şey:
Eğitimli olmak,
Kişisel afet eylem planımızı ve deprem çantamızı oluşturmak ve aile içinde tatbikat yapmak,
Deprem öncesi, sırası ve sonrasında yapmamız gerekenleri bilmek, bilmiyorsak öğrenmek, temel yaşam desteği-ilyradım eğitimlerini almak şeklinde özetlenebilir.

Peki, Sivas’ta o gece ne oldu? Gece 03:00’e kadar hastanemizde kaldık. Deprem bölgesinden ayrıntılı bilgi gelmesini bekledik. Her an hareket etmeye hazırdık. Valilikten gelen haberde deprem boyutunun büyük olmadığı, dışarıdan yardıma ihtiyaç olunmadığı söylendi ve hepimiz evlerimize geri döndük.

Yıllar geçti bu sefer ülkemiz Marmara ve arkasından Düzce afetlerini yaşadı. Bende birçok meslektaşım gibi her iki depremde de olay yerinde görev aldım. Anlatılacak çok üzücü anılar yaşadım ama birisi beni çok etkiledi. Erzincan depremine beraber gideceğimiz ve ben çantama radyo alırken rakısını alan çok değerli arkadaşım ve meslektaşım Dr. Veli, hastanedeki görevini tamamlayarak ailesi ile birlikte Kocaeli’ne taşınmış ve meslek hayatını orada idame ettiriyordu. Fakat, maalesef, Marmara depreminde eşini ve çocuğunu Marmara depreminde kaybetti. Nur içinde yatsınlar inşallah…

İşte bu güzel dergimizin bu sayısında bu amaçla bildiklerimizi siz değerli okurlarımız ile paylaştık.  Tek dua’mız: Nice deprem ve afetsiz günlerde görüşebilmek…

Enderin sevgi ve saygılarımla…
e mail: gurkan.ersoy@ymail.com

mavisehir-dergisi-gurkan-ersoy6

 

Kaynaklar:

http://www.ulkumenrodoplu.com/pageGroup.asp?groupID=1.

Afet Tıbbı Kitabı. Doç. Dr. Mehmet ERYILMAZ, Yrd. Doç. Dr. Ufuk DİZER. Ünsal yayınları, 2005, ANKARA.

Impact of the Terrorist Bombings of the Neve Shalom and Beth Israel Synagogues on a Hospital in Istanbul, Turkey. Ülkümen RODOPLU, Jeffrey ARNOLD, Rifat TOKYAY, Gürkan Ersoy, Serkan ÇETİNER, Tayfun YÜCEL, Academic Emergency Medicine February 12(2):135-141: 2005,

http://www.bt.cdc.gov/disasters/earthquakes.

http://www.colorado.EDU/hazards.

https://www.afad.gov.tr/TR/Index.aspx,

http://www.fema.gov/hazard/earthquake/index.shtm.

http://www.bt.cdc.gov/preparedness/plan.

http://democrats.assembly.ca.gov/members/a18/pdf/EarthquakePrep.pdf.

Mavişehir ve İzmir'in en sevilen genel kültür, magazin ve güncel hayat dergisi.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir