BAŞKANIN VİZYONU VE HAYALLERİ

İzmir’de, yerel yöneticilerden sıkça duyduğumuz bir serzeniş vardır:” “Hükümet destek vermiyor…”

Hele hele muhalefet partisine mensup belediyelerin büyük bölümü yapıl(a)mayan hizmetler, tamamlan(a)amayan projeler ve tutul(a)mayan sözler için hep klasik bahanenin arkasına sığınırlar: “Paramız yok…”

Eğer hükümetten maddi destek akıyorsa, her türlü olanak yağdırılıyorsa, elbette şehri yönetmek kolaydır…

Ama önemli olan zoru başarmak…

Ağlamak, dert yanmak, bahane üretmek kolay…

Hem ne demişler?

Kaptanın iyisi fırtınalı havada belli olur…

***

İzmir’in belediyecilik anlamında hangi noktada olduğunu görebilmek için zaman zaman başka şehirlerde de bulunmak lazım…

Bazen İzmir’i uzaktan,  kuşbakışı da görebilmek gerekiyor…

Ki, farkı fark etmek mümkün olsun…

İşte o zaman daha iyi anlıyor insan yaşadığı şehrin gelişip gelişmediğini…

Örneğin başka şehirlerde yerel medyanın nasıl geliştiğini gördükçe İzmir’in bu alanda nasıl gerilediğini fark edebiliyor insan…

Uçakla başka şehirlere giderken aşağıya baktığında İzmir’in aslında ne kadar yeşil fakiri bir şehir olduğunu görüyor…

İzmir’de, adım başı, her tarafta görülen “satılık” veya “kiralık” ilanlarının diğer şehirlerde o denli göze batmadığını fark ettiğinde bu şehrin rant gelirine düşkünlüğünü daha iyi anlıyor insan…

Ve… Diğer şehirlerde temeli atılan fabrikaları, yeni yapılan otogarları, çevre düzenlemelerini, hizmete giren yeni tesisleri vs. gördüğünde, “Üçüncü büyük şehir” unvanının sadece nicelikle bağlantılı olmadığını da çok rahat idrak edebiliyor…

***

Örneğin “Eskişehir” farkı fark edebilme bağlamında çok önemli bir laboratuvar…

Hep merak ettiğim ve ancak geçen ay görebilme fırsatı bulduğum Eskişehir’de gerçekleştirilen “mucize” yerel yönetim anlayışı hususunda odukça dikkat çekici dersler veriyor…

Mucizenin adı Prof. Dr. Yılmaz Büyükerşen…

Ya da tüm Eskişehirlilerin hitap ettiği şekliyle “Hoca”

Şehrin aydın ve yeniliğe açık potansiyelini yıllar öncesinden çok iyi analiz etmiş Yılmaz Hoca…

Bu insan malzemesiyle neler yaratılabileceğini fark etmiş…

Aslında Eskişehirli de kendisine vizyon sunacak bir lider arayışındaymış…

Tabandan gelen bu talebi duyacak, okuyacak bir yönetici bekliyormuş Eskişehir…

Bu da, Yılmaz Hoca olmuş.

Hoca’nın hayalleri, vizyonu, hedefleri öyle genişmiş ki.

Eskişehirli kendi beklentilerini bulmuş Hoca’nın hayallerinde.

Düşmüş peşine…

Ve bugünün hayranlık uyandıran Eskişehir’i böyle doğmuş…

***

İki binli yıllara kadar top toprak içinde, bakımsız bir görüntü arz eden Eskişehir bugün Avrupai kentlerle yarışır güzellikte…

Hatta bu değişimin dünyanın dahi dikkatini çekmiş…

Eskişehir ve Yılmaz Büyükerşen,  İngiliz yayın kuruluşu BBC World News Televizyonu tarafından hazırlanan “12 Şehir ve Kahramanı” adlı belgeselde yer almış…

Hoca ilk kez 18 Nisan 1999 seçimlerinde %44 oyla belediye başkanı seçilmiş…

28 Mart 2004 seçimlerinde oylarını %45’e çıkararak yeniden kazanmış seçimi…

2009 seçimlerinde ise %50’yi de aşarak bir kez daha gelmiş göreve…

Eskişehir’de büyük bir saygı var Büyükerşen’e…

Muhalifleri bile eleştirirken hakkını teslim etmekten geri kalmıyorlar Hoca’nın…

Zaman zaman Büyükerşen’in isminin CHP Genel Başkanlığı veya Cumhurbaşkanı adaylığı için geçmiş olması hiç de tesadüf değil…

***

Şehrin her tarafında heykeller karşılıyor sizi.

Ne denli kültürlü, aydın ve sanata düşkün bir şehre geldiğiniz hissediyorsunuz Eskişehir’e ayak basar basmaz…

Tramvay aracılığıyla gerçekleştirilen toplu taşım şehre çok sempatik bir görünüm kazandırıyor…

Islan edilen Porsuk Çayı’nın üzerinde gondollar çalışıyor… Venedik’te hissediyorsunuz kendinizi adeta…

Eskiden sazlık şeklinde ve atıl duran 400 bin metrekarelik dev bir alanı parka çevirmiş Büyükerşen…

Sazova Parkı (Bilim Ve Sanat Parkı) adını taşıyan bu parkta gölet, orijinaline sadık kalınarak yapılmış bir korsan gemisi, masal şatosu, amfi tiyatro, gezi alanları, uzay evi, bilim merkezi gibi birbirinden ilginç yerler var. Bir de mini gezi treni işliyor parkın etrafında.

Burasının eski halini bilen Eskişehirlilerin ifadelerine göre çölde yaratılan bir vaha adeta Sazova Parkı…

Eskişehirlilerin arasında esprili bir yaklaşım varmış…

“Hoca Eskişehir’e bir tek denizi getiremedi” diyorlarmış zamanında.

Büyükerşen onu da yapmış…

Denizi getiremese de Kent Park içinde, yaz sıcaklarında Eskişehirlerin yüzebilecekleri, kumlara uzanıp güneşlenebilecekleri Türkiye’nin ilk yapay plajını kurmuş…

Yazın iğne atılsa yere düşmeyecek kadar kalabalık oluyormuş bu yapay plaj…

Döküntü halindeki eski sebze meyve hali öyle başarılı bir restorasyondan geçmiş ki, bugün Haller Gençlik Merkezi adıyla faaliyet veren merkez Çiçek Pasajı’nı anımsatıyor ziyaretçilere…

Hele hele Odunpazarı…

Eskişehir’in ilk yerleşim yeri olan Odunpazarı’nda yer alan 100 tane ev tek tek restore edilmiş…

Büyükerşen’in Eskişehir’e kazandırdığı daha çok şey var…

Bugün Eskişehir’in yeni görüntüsü öyle cazip ki artık turizm acenteleri bile düzenledikleri turların içine Eskişehir’i de dahil etmeye başlamışlar…

***

Yazının amacı okura Eskişehir’i tanıtmak değil…

Bir yerel yöneticinin istemesi halinde şehre nasıl bir devrim yaşatabileceğini göstermek amacım…

Bugün Eskişehir Büyükşehir Belediyesi de iktidar partisinin muhalifi.

Ama Büyükerşen “Para gelmiyor” diye oturup, sızlanmamış hiç.

Tepebaşı Belediyesi Başkan Yardımcısı, dostum Dr. Fuat Gürcüoğlu anlattı…

Hoca’yla gittikleri her yurt dışı gezide ellerinde fotoğraf makinesi sürekli yeniliklerin, yeni uygulamaların fotoğraflarını çekerlermiş.

Ve dönüşlerinde mutlaka uygulamaya sokarmış bunları Büyükerşen…

Bu yüzden Eskişehir bir çok kültürün harmanı haline gelmiş…

Anadolu’da Avrupai makyajlı harika bir sentez yaratılmış Eskişehir’de…

***

Tüm bu satırların özetinde şuraya gelmek istiyorum…

Belediye başkanlarının hayalleri olmalı…

Sadece rutin hizmetleri yerine getirmek üzere göreve talip olanlar arkalarında hiç bir iz bırak(a)madan ayrıldıkları gibi şehrin de yerinde saymasına neden olurlar…

Yeni yüzyılda yerel yöneticilerin başarısı doğrudan halka sundukları vizyonla bağlantılı…

“Ben yapamam, devlet yapsın” diyen anlayış şehrin ya da ilçenin ufkunu karartır…

Kaldı ki aday olan herkes şehrin sorunlarını, beklentilerini olanaklarını da bilerek aday oluyor…

Seçilene kadar neredeyse gökteki yıldızları vaat eden ama seçimden sonra “yenim dar, yerim dar” dercesine bahaneler üreten bir yerel yönetici aslında kendisini seçen halka en büyük zararı verir…

***

Eskişehir mucizesi olarak adlandırılan bu başarılı şehircilik anlayışı Büyükerşen’in hayallerinin ürünüdür…

Çünkü her belediye başkanı imzasını atar şehrine…

Denizi bile olmayan Eskişehir’e Korsan Gemisi koymanın esprisi nedir?

Belki başlangıçta gülmüştür bile insanlar…

Ama gelin görün bugün Eskişehir’in sembollerinden biri haline gelmiş bu gemi.

Ve Eskişehir’e gelip de burada fotoğraf çektirmeyen neredeyse yok…

İşte bu bile şehircilikte yaratıcılığın bir zaferi olarak görülmelidir…

***

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi CHP’li…

Ama Büyükerşen “para gelmiyor, hükümet destek vermiyor” diye oturup, sızlanmamış hiç.

Çalışmış, üretmiş ve Eskişehir’i her geçen gün çok daha hayranlık uyandıran bir şehir haline getirmiş…

Bugün itibarıyla sürekli aydın kesimden göç alıyor Eskişehir..

Yani Eskişehir’e yerleşip burada yaşamak isteyenlerin aydınların sayısı hızla artıyor…

***

Yolunuzu Eskişehir’e düşürün ve görün orada yaratılan mucizeyi…

O zaman İzmir’deki yerel yöneticilik modelinin başarılı mı başarısız mı olduğu sorusunun yanıtını çok daha sağlıklı bir biçimde verebilirsiniz…

Sözün özü…

İsteyen, çalışan pekala yapıyor…

Hayalleri olmayan..

Vizyonları sınırlı…

Sadece mevcudu sürdürmek üzere göreve gelenler ise bol bol bahane üretiyor…

Bazen iktidardaki partiye mensup olduğundan belediyeye oluk oluk para gelir…

Ama bakarsınız şehre bir ruh, kimlik kazandıramaz yerel yönetici…

Bazen de tam tersi, sınırlı bir bütçeyle harikalar yaratılabilir bir belediye başkanı…

Kıstas belediyenin zenginliği değildir…

Belediye başkanının hayallerinin zengin olabilmesidir…

Uğur Oral

Gazeteci-Yazar
Mavişehir ve İzmir'in en sevilen genel kültür, magazin ve güncel hayat dergisi.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir